Menü

Nazan Şoray Ablasının Yolundan Gidiyor

Bilmem, size hiç oldu mu? Hani sokakta, birden bir adam görürsünüz. Yüzü hiç yabancı değildir, ama kim olduğunu birden çıkaramazsınız, «Ben bu adamı tanıyorum, ama nereden?» der durursunuz. Geçenlerde bizim başımıza da böyle bir iş geldi.

Nazan Şoray Ablasının Yolundan GidiyorNişantaşı’na gidiyorduk. Birden, bir apartmandan çıkan iri siyah gözlü bir kızla karştlaştık. Uzun siyah saçlı kız apartmanın merdivenlerini iner inmez orta boylu, kıvırcık saçlı bir erkek kıza el salladı. Kız, erkeğin yanma gitti, beraberce otomobile bindiler. Taksi tam önümüzden geçerken erkeği tamdık: Yücel Hekimoğlu. Peki ama kız kimdi? Yüzü bize hiç de yabancı gelmeyen kız. Birden kafamda bir şimşek çaktı. Yücel Hekimoğlu’nun yanındaki kız Türkan Şoray’ın kız kardeşi Nazan Şoray’dı. Hemen bir araba çevirdik ve foto muhabiri arkadaşla öndeki taksiyi takibe başladık.

Öndeki araba şehir içinde uzun bir tur attıktan sonra Yıldız Parkı’nın önünde durdu. Erkekle kız arabadan indiler ve parka girdiler. Tabii biz de peşinden. Onlar iki mektepli aşık gibi el ele, göz göze dolaştılar, biz de saklana gizlene peşlerinden gittik, hırsızlama bir iki resimlerini çektik.

Nazan Şoray Ablasının Yolundan GidiyorOlay gerçekten çok enteresandı. Türkan Şoray’ın yıllar önceki nişanlısı, son «Rüçhan Adlı’yı terk olayının» başaktörü Yücel Hekimoğlu, şimdi de Türkan’ın kız kardeşiyle flört ediyordu. Biz ‘büyük’ hadise yakalamış her gazeteci gibi ellerimizi oğuştura oğuştura matbaya döndük. Meğer bu olay geleceklerin yanında bir hiçmiş…

ÜÇ PATLAMALI BOMBA

Nazan Şoray Ablasının Yolundan GidiyorSiz «3 F» leri bilir misiniz? Hani şu tek atışta peş peşe üç defa patlayan yeni bombalan? Nazan Şoray’ın başrolünü oynadığı olaya ua «3 F» demek pek yanlış olmayacak! Nazan’ın ablasının eski nişanlısı ile flört etmesi bir kere başlı başınca bir hadise, Babıali diliyle bir bombaydı. Meğer o bombanın tek patlaması bu değilmiş, ikinci patlama birkaç gün sonra oldu. Yücel Hekimoğlu, kameraman Ali Uğur’u, Yılmaz Duru’yu, Nazan’ı ve annesini alıp şehirden uzak bir yerde tecrübe filmi çevirdi. Biz bu haberi öğrenir öğrenmez hemen olayın peşine düştük, aüem ettik, kallem ettik ve sonunda çekilen filimden iki kareyle, çalışma fotoğrafını elde etmeye muvaffak oldu.

PAZARTESİ PATLAYACAK BOMBA.

Yeşilçam bir haftadan beri tedirgindi. Herkes geçen pazartesi günü patlayacak bir bombadan bahsediyor, ama bunun ne olduğunu açıklamaya yanaşmıyordu. Herkes «Pazartesi günü ne olacak?» sorusuna cevap araya dursun, biz de sessiz ve derinden yürüttüğümüz soruşturmamıza devam ediyor ve konuyla ilgili büyük ipuçları elde ediyorduk. Nazan Şoray’ın ilk filminin adı «Cesur Yabancı» olacaktı. Senaryosunu Türkan Duru yazmıştı. Filimde ayrıca Yılmaz Duru, Erol Taş ve Salih Güney oynayacaklardı. (Sonradan Erol’la Salih’in yerini Turgut Özatay’la Erol Tezeren aldı).

Nazan Şoray Ablasının Yolundan GidiyorOrtada bir de mukavele vardı. 5.1.1954 doğumlu olan Nazan Şoray kanunen mukavele yapamazdı. Acaba mukavelede kimin imzası vardı? Şöhretli ablasının mı, yoksa annesinin mi? Sonunda mukaveleyi de ele geçirdik. Yücel Hekimoğlu’nun şirketi olan Çark Prodüksiyon’un antetli kağıdına yazılan mukavele sık satirli tek sayafadan ibaretti. Bu mukaveleye göre «Hekimoğlu; Nazan Şoray adına Meliha Şoray’a 1969 sonuna kadar en az 150.000, 1970 sonuna kadar da en az 200.000 lira kazandırmayı taahhüt» ediyordu. Eğer bu olmazsa., yani 1970 sonuna kadar Meliha Şoray bu parayı alamazsa ne olacaktı? O zaman da Hekim oğlu «kendi menkul ve gayrimenkulünü, hatta o da karşılamazsa müteselsil kefil olarak Burhan Tekinliğ’in,» bu parayı karşılayacağım taahhüt ediyordu. Yine bu mukaveleye göre Nazan Şoray ağustos 1968 ayında başlamak üzere peş peşe iki filim çevirecek ve bunlardan ilki için 15.000, İkincisi için de 20.000 lira ücret alacaktı. Buna mukabil Nazan Şoray’ın bundan sonraki kazancının % 15’i menejerlik ücreti olarak Çark Prodüksiyon’a ödenecekti.. Tek taraflı olarak mukaveleyi bozan taraf diğer tarafa tazminat olarak 150.000 lira verecektir. Bu mukavelenin altmda Meliha Şoray’ın, Nazan Şoray’ın, Yücel Hekimoğlu’nun ve kefil olarak Burhan Tekinliğ’in imzaları vardı.

OLAYLARIN ARDINDAKİ GERÇEK…

Dudak hareketleri, gülüşü ve bilhassa gözleriyle ablasının sinemaya girdiği ilk günleri hatırlatan Nazan Şoray, pazartesi günü bir kokteylde basın mensuplarına tanıştırıldı ve ertesi gün ilk filmine başlamak üzere Adapazarı’na hareket etti.

Nazan Şoray Ablasının Yolundan GidiyorPeki, ortaokulda tek dersten takıntılı olan 14 yaşındaki bir kızı sinemaya iten sebepler nedir? Neden ismi ve hiç bir tecrübesi olmayan bir genç kız starların devamlı olarak fiyat indirdikleri bir devrede ilk iki filmine karşılık 35.000 lira ücret almaktadır? Bizce bunun sebebi gayet basittir. Nazan Şoray, bugün için Türk sinemasının 1 numaralı kadın artisti olan Türkan Şoray’ın kız kardeşidir. Hekimoğlu, Nazan’ın filminin bütün Türkan Şoray seyircileri tarafından merakla bekleneceğini ummaktadır. Bu, prodüktörlerin dilinde her şeyden önce sağlam bir gişe garantisi demektir. Bunun yanı sıra Yücel Hekimoğiu bu hareketiyle «eski nişanlısı» Türkan Şoray’dan tam manasıyla dörtbaşı mamur bir intikam almaktadır. Türkan Şoray’ın sinemadaki durumunu kız kardeşiyle tehdit etmektedir. Üstelik bu intikama Türkan’ın annesi Meliha Şoray’ı da ortak etmiştir. Çünkü Nazan Şoray’ın ilk filmi olan «Cesur Yabancı» Kale Film adındaki yeni bir şirket hesabına çekilmektedir ve şirketin ortakları Burhan Tekinliğ. Yücel Hekimoğiu ve Meliha Şoray’dır. Yani Nazan, ilk filmini annesinin de ortak olduğu bir şirket hesabma çevirmektedir. Bugün yerli sinemada gerçekten sayılan oldukça kabarık bir «Türkan Şoray seyircisi» vardır. Esasen Türkan’ın aldığı yüksek ücretin tek sebebi de budur. Türkan Şoray bir yılda 10 filim çevirdiği için bu seyirciler, hayranı olduklan yıldızın bazı filimlerini, «Bir dahaki hafta giderim…» düşüncesiyle görmekte, yani «bölünmekte» dir. Halbuki Nazan için durum aynı değildir. İkinci bir filmin yapılıp yapılamayacağı meçhul olduğu için bu işe oynayanların kanaatlerine göre bütün Türkan seyircileri bu filme gideceklerdir. Filim bu yüzden büyük iş yapacaktır, eğer Nazan fiziğinin yanı sıra kabiliyetli bir oyuncu olduğunu gösterebilirse yerli sinema kurallarına göre tek flimle «star» lık çizgisini geçecek ve ablasının tahtını tehdide başlayacaktır. Bundan sonrası Nazan’a kalmaktadır artık. Nazan Şoray kendini iyi idare ederse (daha doğrusu iyi idare edilirse) bir süre sonra tahttaki «baş kadın» ın soyadı aynı kalacak, fakat adı değişecektir. İşte filimciler bütün bu ince hesaplar yüzünden Nazan Şoray’ı tercih etmişlerdir.

Bu «ince hesaplar» insanın aklına ister istemez ünlü «Truva Atı»nı getirmektedir. Bilindiği gibi Truvalılar kalelerinden içeriye soktukları tahta atın içinden çıkan askerler tarafından mağlup edilmişlerdi. Eğer filimcilerin tahminleri gerçekleşirse Türkan Sultan’ın bugün yıkılmaz sanılan saltanatı en yalanı, kız kardeşi olan Nazan Şoray tarafından yıkılacaktır.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Nazan Şoray gerçekten ablasının rahibesi olacak mı? Şoray’lar yerli sinemanın tahtında eski kral aileleri gibi bir saltanat kurabilecekler mi? (Çünkü Şoray 2, sinemaya girmiştir ve Meliha Hanınım geride bir kızı daha vardır). «Meliha, Nazan Şoray – Yücel Hekimoğlu» işbirliği nereye ve ne zamana kadar devam edecek hatta hatta Nazan Şoray ilk filmini bitirebiecek mi? Bütün bunların cevabı şu anda (her halde olay kahramanlan da dahil olmak üzere) hiç kimse tarafından bilinmemektedir ve Türkan Şoray’ın hala kesinlikle çözülemeyen «Rüçhan Adlı» problemine bir de Nazan Şoray problemi eklenmiş, böylece Türkan Şoray’ın durumu 2 bilinmiyenli bir denklem haline gelmiştir.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-33-sayisi)

01.09.2015 10:57

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 10:00

    Hatice Kısa

    hiçbişey olmaz nazandan
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 11:11

    HALİT KUMRU

    türkanın şorayın değil rakibi olmak yanından geçemez