Menü

Nazan Şoray Türkan Şoray’ın Nasıl Evden Kaçtığını Anlattı

Nazan Şoray Türkan Şoray'ın Nasıl Evden Kaçtığını AnlattıAnnesinin evinden ilk kaçışının başarısızlığa uğradığını gören Nazan Şoray, Anamur dönüsünde ikinci defa kaçıyor ve babasının evine gidiyordu. Önceleri üvey annesi ile arası çok iyi olan genç kız,sonradan ani bir kararla,baba evini terkediyordu… Bunun başlıca nedenlerinden biri, tedbir kararının alınacağı mahkeme gününe yaklaşık olarak bir aylık bir zaman kalması ve küçük Şoray’ın sinemadan uzaklaşmaşıydı.. .Sonunda beklenen olmuş ve bir gece geç saatte, Nazan Şoray, yanında Yaşar Tunalı olduğu halde, Topağacındaki evin kapısını çalmıştı. Böylece, ne başı, ne de sonu belli olmıyan bir atılım, anne evine dönmekle sonuçlanıyordu… Bütün bunların olacağı yerde, anne-kızın meselelerini kendi aralarında konuşup halletmeleri herhalde daha yerinde olacaktı.

O bıçak olayı, uzun sürecek bir ayrılığın başlangıcı olmuştu… Annem de, ablam da, kan bağları dışında, beraberliklerinin devam etmiyeceğini anlamışlardı. İşte o sırada, annem, ablam ve Rüçhan abi birbirlerine girdiler. Annemin söylediğine göre, kendisini, dövmüşlerdi… Oysa ablam, bir kaç yıl sonra, olayı başka türlü anlatıyor ve annemin hıncım, yan taraftaki duvarlardan aldığım söylüyordu… Fakat olan olmuş, ablam evi terketmişti.

Annem bunu hazmedemediği içni, benim elimden tutuyor ve set set dolaşarak, ablamı takip ediyordu. İstediği şey, onun eve dönmesiydi. Fakat ablamın buna hiç niyeti yoktu. Bir sürü bağırış çağırış arasında çoğunlukla setler tatil ediliyor ve biz soluğu karakolda alıyorduk… Ben ne yapacağımı şaşırmıştım. Ablam zaman zaman, set işçilerine:

– Ben bu hanımı tanımıyorum… Kendisi ile bir ilgim yok. Lütfen dışarı çıkartın, diyordu…

Önceleri bu davranış, beni epeyce yaralıyordu. Fakat yavaş yavaş alışmaya başladım. Sonunda ablam 18 yaşını doldurdu, böylece uzayıp giden kavgaların da sonu gelmiş oldu.

ANNEM, AHMET’LE TANIŞIYOR

Nazan Şoray Türkan Şoray'ın Nasıl Evden Kaçtığını AnlattıBiz, ablamın gidişinden sonra yalnız kalmıştık. Annem o sıralarda Erdoğan adında 19-20 yaşındaki bir kuaförle arkadaşlık ediyordu. Efendi ve asil bir çocuktu. Münakaşadan, gürültüden nefret eder, saygı gösterdiği kişilerden saygı beklerdi. Bir gün eve geldiğinde,bir arkadaşını da getirdi. Sessiz sessiz oturdu ve o akşam bizde kaldı. Böylece Ahmet’le tanışmış olduk. Bir süre sonra, Erdoğan küçük bir münakaşa yüzünden eşyalarını topladığı gibi evi, terketti… Gerçekten efendice davranmıştı, yine… Sonraları Ahmet arada bir bizi ziyaret etmeye başladı ve bir gün, annemle arkadaş oldular. Ablam evi terkederken, bazı alacaklarını anneme bırakmıştı. Annem o para ile Ahmet’e bir tesisatçı dükkanı açtı. Ancak hayat şartları, Kocamansur’daki evden taşınmamızı gerektiriyordu. Şişlide bir başka eve geçtik. Ablamda bizde kendi hayatımızı yaşıyorduk. O sıralarda, annem ablamın Topağacı’ndaki katını satmak üzere olduğunu duydu ve bir akşam:

– Satılacağına gidip biz oturalım, dedi.

… Ve biz, annem, Ahmet, bir kaç kişi daha, kapıyı kırıp içeri girdik. Aslında pek hoş bir şey değildi bu… Nitekim, bir süre sonra, ablam orasını terketmemizi istedi. Bir iki defa, Kaymakam gelip çıkmamızı söyledi. Oysa annem:

Nazan Şoray Türkan Şoray'ın Nasıl Evden Kaçtığını Anlattı– Çıkmam, burası benim kızımın evi, diyor da, başka bir şey… söylemiyordu. O günden sonra, pek arayan soran olmadı. Ben Teşvikiye okuluna yazıldım. Ablamı görmiyeli epey olmuştu. Bir gün dayanamadım ve Rüçhan abiye telefon ettim. Ablamı görüp göremiyeceğimi sordum. Bana eve telefon etmemi ve görebileceğimi söyledi… Ablama telefon ederken, heyecandan ölecek gibiydim. Sesini duyduğum zaman içimden bir şeylerin çekildiğini, hafifçe başımın döndüğünü hissettim. O günden sonra, zaman zaman ablamla buluşup konuşmaya başladık. Genellikle okuldan, sinemadan, günlük hayattan ve annemden söz ediyorduk. Bayramlarda hediyeler gönderiyor, sık sık:

– Bir şeye ihtiyacın var mı? diyordu.

Ben çekingen olduğum için, hep ”Hayır” cevabını veriyordum . Bütün bu konuşmalar sırasında, ne o Rüçhan abiden bahsediyordu, ne de ben soruyordum… Yalnız bir defa ona kızdığını hatırlıyorum. Yemek yemeye hazırlanıyorduk. Aralarında bir tartışma çıktı. Ablam kızgınlıkla:

– Nereye istersen git, dedi. Gözüm görmesin, seni…

Yine bir gün ablamla konuşuyorduk… Bana;
– Senin durumunda çok güç dedi. Annemle oturman, doğru değil. Ya evlenmen veya benim yanımda kalman lazım. Fakat burada da rahat edemezsin.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/pazar-dergisinin-1969-tarihli-678-sayisi)

01.09.2015 10:02

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 10:18

    Filiz Taştan

    şoray kardeşler birbirini ldürücek en sonunda :D