Menü

Neriman Köksal Çolpan İlhan Dostluğu

Türk sinemasında, bilhassa kadın artist’ler arasında dostluklar pek kısa ömürlüdür. Candanmış gibi görünen arkadaşlıklar çabuk bozulur. İçtikleri su ayrı gitmiyenler bir gün bakarsınız kanlı bıçaklı olurlar ve birbirlerinin arkasından demediklerini bırakmazlar. «Bugün yerli film piyasasında senelerdir devam eden arkadaşlıklarının üzerine gölge düşmemiş kimler vardır?» denilse ilk olarak Neriman Köksal – Çolpan İlhan akla gelir.

Neriman Köksal - Çolpan İlhan

ŞİŞLİ’deki «Abide» apartmanında komşudurlar. Çolpan’lar 3., Neriman’lar 5. katta oturur. Birbirlerinin hem komşusu, hem arkadaşı, hem de dert ortağıdırlar… Örneğin, Neriman evine mobilya alacaktır, hemen Çolpan’a iner, sorar, danışır. Çolpan İlhan Güzel Sanatlar Akademisinde okumuştur. Kocası Sadri Alışık da öyle… Renk, biçim, resim, armoni, estetik ve yakışma konusunda hayli bilgileri vardır. Neriman’a tavsiyede bulunurlar. «Vlaminck’in röprodüksiyon bir tablosu şuraya gider… Bu duvarın rengi ile bu halının rengi uyuşmuyor. Ya badanayı, ya halıyı değiştir.» Neriman Köksal, geçenlerde mobilya sipariş etti, evini yeniledi. Sadece evini değil, makiyajını da değiştirdi. Çolpan ona bir gün: «Kuzum, makiyaj dediğin şey insanın yüzüne uymalı. Kaşlarını boyarken, bu kadar yukarıdan çekme… Saçını da şöyle yap» diye başlamış ve yepyeni bir Neriman yapmıştı. «Ayşecik Cimcime Hanım» filminde bu makiyajla oynayan Neriman’ı görenler «Aaa, meğer Neriman’ın, Anita Ekberg kadar muntazam yüz çizgileri varmış?» demekten kendilerini alamadılar. Çolpan İlhan, Neriman’ı tiyatrolara, konserlere, resim sergilerine de adeta zorla götürür. Neriman tiyatrolara iyice alıştı bu kış… Yaz gelince de gezme – tozma sırası Neriman’a geldi. «Aman kardeş, al oğlun Kerem’i, bırakalım kocalarımızı evde, kaçalım deniz kenarlarına, kırlara!» dedi. Çolpan’ın dinlenmeye ihtiyacı vardı. Neriman’ın teklifini kabul etti. «Nereye gidelim?» sorusuna cevap bulundu: «Şile! 70 kilometre nedir ki? En güzel deniz, en güzel hava, su, manzara orada…» Arabaya atladıkları gibi Üsküdar’dan Şile’ye yollandılar. Çolpan «Oh, iyi ettin de şu fikri ortaya attın. Ama, ben evde olmadım mı Sadri perişan olur. Bir lokma yemek yiyemez… Hemen sokağa fırlar. Ne yapmalı da onu çağırmalı?» diyor, Neriman «Ayol, bak ben Nevzat’ı aldım mı? Sen de birkaç gün için bırakıver, gitsin. Kendini hiç düşünmüyorsun,» diye cevap veriyor.

Neriman Köksal - Çolpan İlhanŞile’ye geldiler. Hemen karşılarına pansiyon simsarı çıktı. Bir eve yerleştiler. Tertemiz yataklar, fırçalanmaktan sarı bal rengi almış döşemeler, pırıl pırıl silinmiş camlar, yeni badana edilmiş duvarlar… Çolpan, şal desenli, siyah – beyaz renkli pantolonunu, geniş bluzunu giydi. Doğru plaja… Neriman’la birlikte, güneş banyosu yaptılar, sonra çardak altındaki lokantada yemek yediler. Öğleden sonra uyku… İkindi çayını Hikmet’in kahvesi önündeki mis gibi kokan ıhlamur ağacı altında içtiler. Sonra bir faytona atlayıp Şile Feneri’ne gittiler. Karadeniz burada 180 dereceden daha geniş bir ufukta görünüyordu. Ağlayan Kaya’ya çarpan dalgaların beyaz köpükleri denizin maviliklerini örtüyor, denizden gelen ozon ve iyot kokulu hava kışın kir ve pasını adeta bir anda temizleyip yepyeni bir güç ve yaşama aşkı veriyordu. Güneşin batışını başbaşa seyrettiler. Gece mehtapta, gene kolkola gezdiler. Şile Feneri’nin ışığı, denizlerdeki gemilere uzaktan göz kırparken, el radyosunda müzik çalıyor, ağustos böcekleri de bu musikiye koro halinde katılıyordu…

Ertesi günü her zamandan daha dinç, daha neşeli uyandılar. Öğleden sonra ıhlamur ağacı altında kahvelerini içerken: «Oh, dünya varmış… Biraz da tabiatın bir parçası olduğumuzu farkettik. Şehirde ne kadar suni hayat yaşıyormuşuz?» demekten kendilerini alamadılar.

Neriman Köksal - Çolpan İlhan Neriman Köksal - Çolpan İlhan

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-31-sayisi/)

09.02.2017 13:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 16:32

    Cemre Kan

    vay vay eski zaman dostlukları
  • Yayınlandı: 31 Ağustos 2015 16:05

    ŞENER BAYSAL

    yeşilçamın iki devi dostluklarıda öyleydi tabi
  • Yayınlandı: 31 Ağustos 2015 16:07

    SUZAN İLERi

    kadırgalı neriman hanımağa idi resmen :D