Menü

Nesrin Sipahi’yle Tanışmak

Nesrin Sipahi'yle TanışmakOlay İzmir’de geçiyor. Türk Kanser araştırma ve Savaş Derneği’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Baku Tıp Fakültesi Dekanı Prof. İbrahim Topçubaşı konferanslarına İzmir’de başlamış. O günlerde Fuar da açık. Bütün sanatçılar İzmir’de. Bunu düşünerek profesörü bir akşam gazinoya götürmüşler. Gazinoda Nesrin Sipahi sahneye çıkıncaya kadar her şey normalmiş. Ama Nesrin Sipahi sahneye çıkıp da, «Dağlarda Duman Güzeldir» adlı Azeri türküye başlayınca konuk profesöre bir şeyler olmuş, yerinde kıpır kıpır kıpırdanmaya başlamış. Program bitince de yanındakilere, «Beni o hanımla tanıştırın,» diye rica etmiş.

– «Peki» demişler ve hep birlikte kulise geçip Nesrin Sipahi’yle profesörü tanıştirmışlar. Bir ara profesör, «Nesrin Hanım, o türküyü nirden alıptı,» diye sormuş. Nesrin Sipahi de anlatmış. Ellerine bir gün İran’da basılmış bir plak geçmiş. Plağın bir yüzünde bu şarkı varmış. Nesrin Sipahi şarkıyı çok beğenmiş, defalarca dinlemiş ve okumaya karar vermiş. Hatta plak bile yapmış. O anlatırken profesör de can kulağıyla onu dinliyormuş. Nesrin Sipahi anlatmış anlatmış, sonunda, «Bir mahzur yoksa bunu niye sorduğunuzu da ben size sorabilir miyim?» demiş.

Nesrin Sipahi'yle TanışmakProfesör yere bakmış ve mahcup mahcup, «O şarkının bestekarı benim de,» deyivermez mi? Herkesi almış bir telaş. Laf değil, şarkının plağı da yapılmış. Şimdi ister misiniz profesör tutsun dava açsın, plakları toplatmaya kalksın. Neyse profesör lafın gerisini getirmiş de herkesin yüreğine soğuk sular serpilmiş, «Sahnede sizi çok beğendim,» demiş. «Benim şarkımı da güzel okudunuz, yeni 5 bestem var. Onları da size vereceğim.»

Hemen randevu tespit etmişler ve ayrılırlarken, «Bir hafta sonra İstanbul’ da buluşalım,» demişler.

Bestekarla şarkıcının buluştukları gün biz de Nesrin Sipahi‘nin evindeydik. Yanında Prof. İzzet Kantemiroğlu ve Prof. Muhittin İlker olduğu halde gelen Prof. Topçubaşı’nı ilk defa orada gördük. Esmer, tıknaz, sempatik bir zat. Gelir gelmez piyanonun başına geçerek «Ana, Hamıdan Göyçek — Ben Hemmişe Seninleyim — Doldurun Kadehleri ve Görüş» adlı 5 yeni bestesini hem çaldı, hem de gür sesiyle söyledi. Bu arada çok çok ilgimizi çeken bir şey oldu. O piyano başında şarkı geçerken telefon çaldı, açtılar. Telefon eden profesörün bir arkadaşıymış ve onu soruyormuş. Önce, «O da buraya gelsin,» dendi, sonra, «Gelebilir mi, gelemez mi, araba gönderip aldırsak mı?» gibi laflar edildi. Bu arada ayağa kalkan profesör büyük bir rahatlıkla, «Hayyır efendim. Heç birine lüzum yoktur. O gelir, aftosu var, o gelir,» demez mi? Birden herkes birbirine baktı. Kimse bir şey anlamamıştı. Neyse sonunda mesele anlaşıldı. Efendim «Aftos» Azerbeycan’da «Otomobil» manasına geliyormuş. «Aftosu var» demek de tabii, «Otomobili var, o kendi kendine gelir.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-42-sayisi)

10.08.2019 22:37

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:06

    NURİYE BIÇAK

    Nesrin sipahi tek parçayla nasıl etkilemiş öyle profesörü :D
  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:09

    YONCA YEŞİL

    nesrin sipahi dava beklerken 5 beste daha kapmış o güzel sesiyle :D
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 14:09

    AHMET SEZEN

    aah azizeee ah azizee ne güzel sesti nesrin sipahii :D
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 14:09

    AYDIN AK

    o besteleri de alarak güzel sesini tescillemiş oldumuş resmen