Menü

Nihat Işıklar Babasına Kavuştu

ÇOĞUNLUKLA yerli film senaryolarında sık rastlanan, «mucize» olarak nitelenecek bir olayı yaşıyor Nihat Işıklar. Bugüne kadar hiç görmediği ve öldüğünü sandığı babası Özdemir Işıklar’a 24 yıl sonra kavuştu genç şarkıcı. 43 yaşındaki Özdemir Işıklar, sık sık, «Oğlum affet beni. Sana babalık yapamadım.» diyor, sonra da oğlu Nihat Işıklar’ı kucaklıyor.

Bugüne kadar hep. «Babam yok, ben küçükken ölmüş» diyen Nihat Işıklar’ın babasını nasıl bulduğunu, olayların nasıl geliştiğini Özdemir İşıklar bakın nasıl anlatıyor:

«Ben 18 yaşında Nihat’ın annesiyle evlendim. Bir süre soma Nihat dünyaya geldi. Ancak erken evlenmenin hatasını hemen ödedim. Anlaşamıyorduk. Ve kısa süre içinde ayrıldık. Ben, memleketim Edremit’e gittim. Birkaç yıl orada kaldım. Sonra askere gittim. Tezkeremi aldıktan sonra İzmir’e yerleştim. Dokuz yıl orada kaldım. Bu süre içinde onları aradım. Ancak İstanbul’da oturduğumuz evden taşınmışlardı. İzlerini kaybetmiştim. ‘Nihat’ aklımdan çıkmıyordu. Sık sık rüyalarıma giriyordu. Yeniden evlenmiştim. Ancak çocuğum olmadı. Bu arada tekrar İstanbul’a döndüm. İyi bir işim ve param vardı ama, mutlu değildim.

«Ve bir gün. bir dergide ‘Nihat Çok istediğim halde yavrumun yanına gidemedim. Korkuyordum. Ya bana, ‘Ne biçim babasın sen. Daha önce neredeydin?’ derse, diye düşünüyordum. Arkadaşlarım sürekli, ‘Ne olursa olsun babasısın. Git yanına’ diyorlardı. Cesaretim yoktu. Korkuyordum.

«Sonunda hayranı olduğum sanatçı arkadaşım Taner Şener bizi bir araya getirdi. İkimiz de şaşkındık. Yeni yeni alışıyoruz birbirimize. Bundan böyle onun yalnız babası değil, arkadaşı da olacağım.»

Nihat Işıklar, bir süre önce annesini kaybetmiş ve «Hayatta kimsem kalmadı» dediği bir anda da gerçek babasına kavuşmuştu. Mutluydu ve mutluluk. gözyaşlarını baba oğul birbirlerinden gizlemiyorlardı. Onları biraraya getiren Taner Şener ise 24 yıl sonra birbirlerine kavuşan baba oğulun sevincini belki de onlardan daha çok duyuyor ve yaşıyordu. Kadehler bundan sonra yaşanacak mutlu yaşam için kalkarken, iki ayrı ağızdan büyük bir içtenlikle iki ayrı kelime dökülüyordu:
«Babam…»
«Oğlum…»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-27-sayisi)

31.07.2019 22:30

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar