Menü

Nil Kutval Nihayet İlk Filmini Çekiyor

Nil Kutval Nihayet İlk Filmini ÇekiyorAsfalt yolda tıngır mıngır ilerleyen saman yüklü çift etli araba, Türk ve Yunan kesimlerini ayıran hududun önünde durdu. Kulübesinden çıkan Yunan subabayı ağır ağır arabaya yaklaştı ve arabanın genç, güzel sürücüsüne, «Nereye gidiyorsun bu araba ile güzel kız?» diye sordu. Kızcağız önüne bakarak, «Anneme,» diye cevap verdi, ama subayı inandıramadı. Subay erlerine emir verdi, onlar da saman yığınlarının içinde insan olup olmadığını anlamak için süngülemeye başladılar. Kız samanlara saplanan ilk süngülerle birlikte telaşlandı, gözlerinde garip bir ışık yandı söndü. Ama kendini çabuk toparladı. Her ihtimale karşı sağ eliyle eteğinin yanındaki gizli cebin içindeki küçük tabancayı sıkı sıkı kavradı. Nihayet arama bitmişti. Yunan subayı kıza geçebileceğini söyledi. Araba ahestebeste yoluna devam etti. Köşeyi döndü. Kız gülerek arkasına baktı. Kimse yoktu. «Çık artık« diye seslendi ve samanlara bakmaya başladı Samanlarda hiç hareket yoktu. Kız birden dehşetle irkildi, «Katiller, katiller. Onu da öldürdüler» diye bağırmaya, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Yüzbaşı Yılmaz, bu kadar «şaka» yı kafi görmüş olmalı ki, samanların altından hafifçe doğruldu. Biraz önce ağlayan kız, bu defa kızgınlıkla yüzbaşının göğsünü yumruklamaya başlamıştı. Bir taraftan da «Niye ses vermedin, beni niye ağlattın, üzdün,» diyordu. Tam o sırada «Tamam, stop» diye bir ses duyuldu. Arabanın üstündeki Nil Kutval’la, Yılmaz Gündüz bu sesi duyar duymaz birden toparlandılar.

Koşarak yanlarına gelen rejisör Nejat Okçugil, «Bravo Nil hanım, aferin Yılmaz… Çok güzel oynadınız,» diye ikisini de tebrik etti.

Nil Kutval Nihayet İlk Filmini ÇekiyorEvet 1968 SES Sinema Artisti Yarışması’nda kızlar arasında birinciliği kazanan Nil Kutval ğa nihayet ilk filmine başladı. «Nihayet,» diyoruz, çünkü Nîl’in filim çevirmesi epey uzadı. Daha önceki röportajında da yazdığımız gibi Nil, İstanbul Şehir Konservatuvarı Bale Bölümü’nde öğrenciydi. Yarışmayı kazandıktan sonra tam 9 yıl emek verdiği okulunun mezuniyet imtihanlarına hazırlandı. İmtihanlarını başarıyle verip okulu bitirince bu defa, «mezuniyet resitali» nin hazırlıklarına girişti. Bu yüzden Nil bir taraftan filim şirketlerini dolaşıp filimcilerle konuşuyor, çevirtecekleri filimleri tehir ettirmeye çalışıyor, bir taraftan da hazırlıklarını tamamlıyordu. Resital, yıllarca hafızalardan silinmeyecek bir şekilde verildikten sonra, sıra setlerin dolaşılmasına geldi. Nil, set set dolaşarak nazari bilgisinin yanısıra pratik bilgisini de kuvvetlendirdi ve sonunda filimcilere, «Hazırım,» dedi.

«İyi iş, yılında çıkar,» derler. Nil, filim çevirmeye, diğer arkadaşlarından daha geç başlamıştı. Ama bu çok avantajlı bir başlayıştı «Fedai Komandolar» adlı filmin başrolünü oynuyordu. Bütün yük omuzlarındaydı.

Nil Kutval Nihayet İlk Filmini Çekiyor«Fedai Komandolar» ın konusu Kıbrıs’ta geçiyor. 6 kişilik bir çete, Rumlar tarafından kaçırılan Aibay Şahin’i kurtarmak için diş dişe, can cana bir mücadeleye girişirler ve sonunda albayı, bayatlarını tehlikeye atarak kurtarmayı başarırlar. 6 kişilik çetenin beşi erkek, biri kız. İşte Nil bu «çeteci kız» ı oynuyor, konu gereğince dansöz olup Ispanyol dansları yapıyor, bu arada kastanyetleriyle seyirciler arasında bulunan çeteci arkadaşlarına parola veriyor, dans pistinden dağa gidip makineli tüfeğin başına geçiyor. Ata biniyor, ağlıyor, gülüyor, dayak yiyor, dayak atıyor, velhasıl tecrübeli ve «işinin ehli» bir sinema oyuncusu ne yaparsa hepsini yapıyor. Bu konuda rejisör Nejat Okçugil bize şunları söyledi:

– «Yeşilçam’da adettir. ilk filmine başlayan her artist için teşvik edici sözler söylenir, tenkitlerde kırıcı, yıkıcı değil; yapıcı olmaya çalışır. Ama ben bunları hiç düşünmem, gerçek neyse onu söylerim. Nil Kutval Hanım, son derece kabiliyetli, saygılı bir oyuncu. İş terbiyesi mükemmel. Söylenene dikkat ediyor, söz dinliyor. Bize hiç negatif harcatmadı, hiç bir sahne, «Olmadı, tekrar çekelim,» demedik.»

Nil Kutval Nihayet İlk Filmini ÇekiyorNil’le başrolü paylaşan Yılmaz Gündüz de Nil için, «gerçek bir sanatçı,» dedi. Ali Ekdal, M. Ali Akpınar, Mustafa Dik, Tarık Şimşek, Sadettin Düzgün ve Özkan Yılmaz da onunla çalışmaktan duydukları memnuniyeti belirttiler. ‘Fedai Komandolar’ın büyük bir kısmı, Gelibolu’da, Bolayır’da çekildi. Ordu, filimcilere geniş çapta yardım yaptı. «Kıbrıs Davası»’ nı eleştiren bu filme, Cengiz Topel’in Yeşilada’da Türk subayları tarafından çekilen dokümanter filimleriyle, Birleşmiş Milletler’deki Türk delegesinin Kıbrıs konusunda yaptığı konuşmanın filmi de eklenecek ve sansürden çıkar çıkmaz ilk olarak Cumhurbaşkanı’na gösterilecekmiş. İlk filminin ilk çalışma günü, sette kendisini yalnız bırakmadığımız, kendisine başarılar dilediğimiz Nil setten ayrılırken bize şunları söyledi:

– «Milli konulu» bir fiiimle sinemaya başladığım için gurur duyuyorum. Senaryo çok kuvvetli, duyarak, hissederek oynuyoruz. Rejisörden, iş arkadaşlarımdan gördüğüm teşvik, çalışma azmimi kamçılıyor, inşaailah beni seçenleri mahcup etmeyeceğime de inanıyorum, isteseydim, her şeyi bir tarafa itip alelacele filim setine koşardım, öyle yapmadım. Önce bütün işlerimi hallettim, sonra sinema konusundaki bilgimi geliştirdim. Bu mesleğe yıllarını vermiş artistlerle, rejisörlerle konuştum, onların tavsiyelerini dinledim, inşallah «Fedai Komandolar» bana uğur getirecek.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-32-sayisi)

01.09.2015 09:37

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 10:14

    Ayşe Bilgiç

    nihayet nilciğim :P