Menü

Nilüfer Aydan Kurtlar Sofrasından Dansözlüğe Döndü

Nilüfer Aydan Kurtlar Sofrasından Dansözlüğe DöndüNilüfer Aydan bir kaç yıl önce, Leyla Sayar’ın dansa başlıyacağı ilk gece davetlisi olarak çalıştığı gazinoya gitmişti. Ve o gece sahneye yakın masalardan birinde, meslekdaşı Leyla Sayar’m sahnede göbek atışını yaşlı gözlerle seyretmiş, gizlice ağlamışdı Aydan, Yakın arkadaşı Leyla Sayar’ın sinemada dikiş tutturamayıp, dansözlüğe başlaması gerçekten de en çok Nilüfer Aydan’ı yıkmıştı. Üzülmüştü. Ne var Leyla Sayar’ın dansöz olmasma, göbek atmasma ağlıyarak karşı çıkan Nilüfer Aydan, yıllar sonra ayni hatayı işliyordu. Ve garip bir tesadüfle Sayar’ın dansa başladığı gazinonun pistinde, Aydan da göbekciliğe başlıyordu. Üstelik Nilüfer Aydan, sinemada oyunculuğunun en şanslı dönemine girmek üzereyken, dansöz olup çıkıyordu. Bu ikinci mesleği Aydan için hiç yabancı değildi aslında. Çünkü sinema oyuncusu olmadan önce de ünü Amerika’ya kadar yayılmış dansözlerden biriydi Aydan.

…Ve Nilüfer Aydan, çalıştığı gazinonun soyunma odasında bu konudaki savunmasını şöyle yapıyordu:

– “Dansöz olduğum için, kimbilir Yeşilçam’da neler söylüyorlar. Ve bütün söylenenlerin de çoğunlukla aleyhimde olduğunu tahmin ediyorum. Varsın söylesinler… “Nilüfer Aydan iyi yapmadı” desinler… Bütün bunlarda, haklı olabilirler. Yalnız benim de bu konuda haklı olduğum taraflar çok. Bazı gerçekler var ortada… Önce şunu söylemek isterim. Eşim Halit Refiğ’den ayrıldıktan hemen kısa bir süre teklifler çoğaldı. Herkes filmlerinde oynamamı teklif ettiler. Oysa bu teklif edenler evli olduğum sıralar hiç kapımı çalmak istemiyen kişilerdi. Nedense kocamdan boşandıkdan sonra herkesin gözü açılmış, çevremi kurtlar sarmıştı. Filmlerinde oynamamı isteyenlerin çoğu benden başka şeyler de istiyorlardı. Film tekliflerinin ardında başka niyetler yatıyordu, anlamıyor değildim… Bütün bu ara niyetlere karşılık kurtların sofrasmda asla yem olmıyacaktım. Namusumla bu işi yürütecektim. İnsan düşünce kimse elini uzatmıyor, menfaatler bitince de herkes bitiyordu. Bütün bunları göz önüne alarak, artık kafamı çalıştırmanın gerektiğini anladım. Herşey genç ve güzelken oluyordu. Yaşlandıktan sonra kimse, insanın yüzüne bakmıyordu. Bundan böyle bende zamanım geçmeden, bazı fırsatlardan yararlanacaktım. İşte dansözlüğe bu amaçla başladım diyebilirim. Bu işe başlarken de tamamen mantığımla hareket ettim. Doğru bu yıl sinemada en parlak devrimi yaşıyordum. Fakat bu çok uzun devam etmiyebilirdi. Çünkü sinemaya yeni ve taze kızlar geliyor, sanatı, iyi oyunu kimse önemsemiyordu. Elbette bütün bunlardan sonra sinemadaki ismimden yararlanıp dansöz olacaktım. Ve ismimden de istifade etmemin tam zamanıydı. Zamanı geçirdikten sonra ise bu hiç bir işe yaramazdı. İşte böylece başladım dansözlüğe. Ama “Sinemayla dansözlük bir arada yürümeyecek” diyorlar. Ne yapalım, teklif ederlerse oynarım, etmezlerse oynamam. Bütün gayem de para yapıp, bir işe yatırmak. Yada evlenip sinemayı bırakmak…”

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/pazar-dergisinin-1966-tarihli-531-sayisi/)

10.02.2017 16:10

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:31

    Ayşe Bilgiç

    bi dansöze göre cok kilolu değl mi ya
  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:32

    Eylül Arif

    ayşee kıskandın mı sankiii :)
  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:32

    Ayşe Bilgiç

    hayır ya kıskanmak değil bana öyle geldi braz
  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:32

    Eylül Arif

    haklısın haklısıın :) günümüz dansözlerinden biraz kilo fazlası var