Menü

Şevket Uğurluel Anlatıyor

ONU mikrofon karşısınca dinlemiş olanlar bilirler… Hareketli, cıvıl cıvıl bir gençtir. Cana yakın hali, söylediği şarkılardaki açık ve yanlışsız telaffuzu daha ilk anda dinleyicilerle arasında bir sempati bağının kurulmasını sağlar. Bir konserden veya bir programın bitiminden sonra salonda kopan alkışlar orkestrasına ve şarkısına olduğu kadar onun şahsınadır.

Başka topluluklarda çalışırken kendi adına bir orkestra kurup kısa zamanda böylesine isim yapmasının sırrını biz bu noktada görüyoruz. Halen Teknik Üniversite Mimarlık Fakültesinde öğrenci olan Şevket Uğurluel mesleğine yenilikler getirmiş, piyasada büyük ölçüde tutulan plaklar çıkarmış ve mikrofon karşısında kasılmak yerine raha; hareket etmeyi, nükte adı altındaki cıvıklık yerine seviyeli spiritüel davranışları hafif müzik alanına kazandırmış genç ve kültürlü bir sanatçıdır.

Genç diyoruz; gerçekten öyle: 1938 de İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra üniversitede okumak için İstanbul’a gelmiş. Şevket Uğurluel 6 kardeşin en küçüğü… İki ablası Ankara Radyosunda ses sanatkarı… Birinin adı Fikret Kozinoğlu, diğerinin de İsmet Çeviker…

-«Müziğe mandolin çalarak başladım» diyor Şevket Uğurluer. «Hem müzikle uğraşmak, hem tahsilime devam etmek, göründüğü gibi kolay değildi. Ama bir defa kafama koymuştum. Bütün zorluklara göğüs gerip, iyi bir müzisyen olmaya çalışacaktım. Bu gaye ile liseyi bitirir bitirmez İstanbul’a döndüm ve bu arada piyanonun da gerekli olduğunu anladım. Hiç kimsenin yardımına sığınmadan, kendi kendime çalışıp, piyano çalmayı da öğrenmiş oldum.»

Konuşmasına ara vermişti sordum :

-«Şantörlüğe nasıl başladınız?…»

-«Çalıştığım gazinoda piyano çaldığım sıralar, müşteriler şarkı söylememi de arzu ediyorlardı. Fakat bu konuda kendime güvenemediğimden bir türlü cesaret edemiyordum. Nihayet devamlı ısrarlar karşısında dayanamayıp, mikrofona çıktım. Mikrofonda ilk söylediğim şarkı ‘Crazy love’ oldu. Şarkıdan sonra büyük bir alkış koptu. Müşterilerim tatafından beğenilmek beni şaşırtmıştı.»

Şevket Uğurluel 4 yıl muhtelif orkestralarda çalışmış. İlk yıllar İlhan Feyman ve Kanat Gür topluluğuna dahilmiş… Sonra hürriyeti seçip kendi adına bir orkestra kurmuş.

Şevket Uğurluel müzik konusundaki fikirlerini de şöyle sıralıyor:

-«Bence bir şarkıcının kendine has bir janrı olması gerekir. Yoksa bir başkasını taklit etmek hiçbir şey kazandırmaz; kaybettirir… Ben şimdiye kadar şarkı ve müzikte canlı, sempatik durumlar yaratmaya çalıştım. Bunda muvaffak olduğumu da sanıyorum.»

İlk ciddi bestesinin «You» olduğunu söyliyen Şevket Uğurluel 2 plak doldurmuş. Kendi ölçüsü içinde satış rekorunu kıran bu plakların biri «Not Responsible – Have I told you». İkincisi de «If ı had a hammer – Jerico». Uğurluel:

-«Daima Amerikan müziğini tercih ederim. Çünkü her bakımdan zengindir. İtalyan müziği ise, bence ölmeye mahkum» diyor. Ve sonra ilave ediyor: «Yakında da orkestramla bir Avrupa turuna çıkmayı düşünüyorum. Birçok teklif de almış durumdayım. Tabii bu arada mektebi bırakacak değilim. Mezun olunca müzikle mimarlığı bir arada yürütmeye kararlıyım.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-30-sayisi/)

10.02.2017 14:19

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:19

    Hasan Baglamaci

    özledim seni be şevket abim