Menü

Nur Sürer Türk Sinemasında Çığır Açtı

26 yaşında soluk yüzlü bir genç kadın konuşuluyor Türk sinemasında… Tiyatro oyuncusu Bülent Kayabaş’ın eşi olarak anılırken bir anda sinemanın genç yıldızları arasında yer alan ve hatta sinema ödülleri kazanan Nur Sürer’in bir başka özelliği ise her tipin kadını olması…



Türk sinemasında bir Nur Sürer olayı. Beş yıldır ünlü yönetmenler tarafından körüklenen bu olay aslında henüz tam anlamıyla patlamış değil. Ancak 1986 yılında belki de son yılların en büyük sansasyon yaratan sinema oyuncusu olacak Nur Sürer. Üç ay içinde peş peşe dört film çekmek üzere anlaşmalarını yapan genç oyuncunun yaratacağı olay kişiliğinden kaynaklanıyor sadece. Yani kural tanımayan toplum yapısında komün düşüncelerde terörist davranışlara sapan kişiliğinden.

– “Yönetmeni beğenmezsem oynamam. Bana film çekmek isteyenler istediğim yönetmeni de kabul etmek zorundalar..”



Bugün 20 yıllık Türkan Şoray’ların, Hülya Koçyiğit’lerin bile kesin tavır koymadıkları çekim şartlarına karşı son derece katı olan genç oyuncu henüz 26 yaşında. Tıpkı Amerikan sinemasının Meryl Streep ’leri, Nastassia Kinski’leri gibi makyajsız güzel olarak Yeşilçam’da yeni solukların simgesi oldu Nur Sürer. Ve farkında olmadan ablalarını kendi tarzına uydurmaya başladı. Yani sinemada fark edilir abartmalı makyajlar Nur Sürer’in soluk benziyle birlikte kaybolmaya başladı Beş yıl içinde yedi film çeken Nur Sürer’in rastlantı sonucu filmlerinde hep köylü kadınını canlandırması sinema makyajına gerekli ilgiyi göstermemesini sağladı. Daha sonra adından epeyce söz ettirdiği ”Dul Bir Kadın” da gerekli olduğu halde yine aşırı makyajdan kaçması Nur Sürer’in alışagelmiş kuralları yıkma çabasını yeterince ortaya koydu. Neden köylü filmleri dediğimiz zaman genç oyuncudan tatlı – sert bir yanıt geliyor.

– ”Neden mi? Çünkü ayağı yere basan en sağlıklı konular hep taşra filmlerinden çıkıyor. Sondan bir önce çektiğimiz ”Dul Bir Kadın” kent filmi olarak yine sağlıklı sorunları ele alıyordu. Ne oldu? Sadece sevişme sahneleri tepki topladı. Bir de Müjde Ar’la yatışımız lezbiyen ilişkilerin bayraktarlığını yapmamızla bağdaştırıldı. İşte bu yüzden köy filmlerini tercih ediyorum. Benim ödül kazanmak için veya yurt dışına açılmak için özel bir çabam yok. Üstelik yurt dışında vatandaşlarımızın başından geçen olayları da aktarmak üzere yeni kent filmleri çekeceğim. Yeter ki hikayeler olaylar ayağı yere basacak cinsten olsun…”



26 yaşında, geleceğe umutsuz bakan ama sinema için kocasını, evliliğini dahi unutabilen bir kadın Nur Sürer. Bu yüzden diyoruz ya çok yakında toplum kurallarına karşı gelmesi yüzünden adından söz ettirecek. Hem de çok yakında…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-12-sayisi/)

21.02.2021 01:14

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar