Menü

Nuri Sesigüzel’e Altın Plak Yerine Müzik Dolabı

NURİ SESİGÜZEL’İN Levent’te kendi malı olan iki katlı, bahçe içinde, saray yavrusu bir evi vardır. Bu evin üst katı tamamen misafirlere ayrılmıştır.

Üst katta büyük bir müzik dolabı vardır. Televizyonu, teypi, pikabı, radyosu içinde olan mükemmel bir müzik dolabı. Bu dolabın üstünde de 3 tane «Altın Plak» durur.



1959 yılının Kasım ayında İstanbul’a gelen ve kısa süre içinde «folklor» alanında büyük şöhret yapan Nuri’nin evindeki bu müzik dolabının gerçekten çok enteresan bir hikayesi vardır. Nasıl «altın suyuna batmış» bakır plaklara «altın plak» diyorsak; buna da «altın televizyon» demek daha doğru olacak galiba… Öyle ya, bu televizyon «Bir Fincan Kahve» adlı plağının satışının yüz bini aşması dolayısıyla plak şirketi tarafından «Altın Plak» yerine Nuri’ye verilmiştir. Gelin isterseniz «Altın Televizyon» un hikayesini Nuri Sesigüzel’ den dinleyelim:

– «Eskiden bir plağın satışı yüz bini aşınca ‘Altın Plak’ alırdık. Özellikle son yıllarda iş çığırından çıktı. Bazen plak satışa çıkmadan bile ‘Altın Plak’ verildiği oluyor! «Altın Plak» sanatçının manevi armağanı olmaktan çok, bugün bir reklam unsuru olarak kullanılıyor. «Kaz Mezarcı» adlı plağım yüz bini aşınca bana Almanya’da bir ‘Altın Plak’ vermişlerdi. Yurda döndükten sonra plak şirketlerinin ilgilileri ile bir gün konuşurken iş önce ‘Altın Plak’ konusuna geldi, sonra benim plakların satışı konuşuldu. Bu arada, ben de ‘Altın Plak’ için düşündüklerimi söyledim, «Ben şahsen ‘Altın Plak’ yerine televizyonlu müzik dolabını tercih ederim,» dedim. Günler sonra telefon ettiler, ‘Sana gelmek istiyoruz, Bir Fincan Kahve plağının satışı yüz bini geçti,’ dediler. ‘Buyurun,’ dedim. Bir de baktım ki müzik dolabı kapıda. Tabii çok memnun oldum. Öyle ya, hem maddi, hem manevi değeri var bunun. Bana sorarsanız manevi kıymeti çok daha yüksek derim.»



Sonra Nuri Sesigüzel’le sinemadan konuşuyoruz. 1963’te «Fabrikanın Gülü» ile başladığı sinemada Nuri Sesigüzel 39’uncu filmini tamamladı. Bu yıl tam 9 filim teklifi almış, ama bunların sadece ikisini kabul etmiş. Kat’iyetle siyah – beyaz filimde oynamıyor, renkli filimlere de sahne çalışmalarından arta kalan zamanı veriyor. Eh, bugün folklor alanında (1) numara olduğuna göre, sinema için öyle fazla zamanı olmayışı da tabii görülebilir.



Laf hediyeden açılmışken söylemeden geçmeyelim. Nuri Sesigüzel’in hediyeden yana şansı epey açık. Öyle ya, yapımcısına 1 milyon 750 bin lira getiren «Kara Sevda» filmi Nuri’ye de kenarı pırlanta işlemeli 40.000 lira kıymetinde bir saat getirmiş. Tabii hediye olarak…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1970-tarihli-34-sayisi)

17.01.2021 00:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar