Menü

Önce Çektirdi Sonra Kestirdi

Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, güzellik bile Allah vergisi olmaktan çıkıp insan eline düştü artık. Biraz para, biraz da cesaret, bir de iyi bir doktor. Güzellik savaşına katılan bunca insanın tek sermayesi bu işte çoğunluğunu da kadınların ve sanatçıların oluşturduğu bir gerçek.

Ekrandan Yeşilçam’a sıçrayan, üstelik tiyatro sahnelerinde de boy göstermeyi başaran Alev Sayın da şimdi bu orduya katıldı. Önce dar pantolon giydiği zamanlar rahatsız olduğu katıldı. Önce dar pantolon giydiği zamanlar rahatsız olduğu kalçalarını vakumla çektirtti, sonra bacaklarının üst kısmını da aldırınca belini kalın görmeye başladı, onu da incelttirdi. Ve artık narin bir vücuda sahip olmanın bilinciyle seviniyordu.

Kendine güveni de artmıştı. Öyle bir artış ki, hemen, tüm deneyimli meslekdaşları gibi ailesinden ayrılıp, yalnız başına yaşayacağı bir eve geçti ve gece aleminin bol para harcayan, çok gezen zengin işadamlarından bir dizi de sevgilisi vardı. Böylece ”standart ölçüler”e tam anlamıyla kavuşmuştu artık.

Ama iş bununla da bitmedi. Mutluydu ve yalnızca resim çektirirken, rol yaparken değil her saniye her zaman gülebiliyordu. Gülümsemek güzeldi ama dudaklarının her gerilişinde dişlerini yarısına kadar kaplayan kırmızı etlerin görünmesi artık kadı kızında bile kusur olmayacağına inanan Alev Sayın için çok çirkindi. Hatta sanatçıyı neredeyse aynalara küstürecek, bunalıma sokacak kadar etkiliyordu. Oysa yağlarını çektirdiği gibi dişetlerini de kestirebilirdi. Çevre Hastanesi’nde birkaç saatlik bir operasyondan sonra bu özlemine de kavuştu. Parası vardı, cesareti eskisine nazaran daha fazlaydı, deneyimliydi ve doktoruna da güveniyordu. Bu olanaklar içerisinde güzellikten kaçılırmıydı hiç?

Kaçılmazdı tabii, O da kaçmadı zaten kestirdi diş etlerini… Beğenmedi bir daha kestirtti. Ancak aynaya bakmak için kalkamayacak kadar çene kemiklerine kadar vuran sancılarla bitkin düştü. Yatak döşek yatarken ne özgürce yaşadığı evini görüyordu gözü, ne de gezip tozduğu sevgililerini. Sanatçılığını bile unutacak kadar acılar içerisindeydi güzelleşmek uğruna bu kez biraz fazla yanmışdı canı. Kimbilir belki da başka bir kusurunu bulduğu zaman, ameliyat masalarından bucak bucak kaçacaktır artık…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-8-sayisi/)

11.08.2019 22:16

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar