Menü

Özlem Onursal İkinci Oldu

BUGÜNE kadar Türk Sineması’na pek çok isim kazandıran SES Geleneksel Sinema Artisti Yarışmasında, birinci olan Uğur Tankut ile Hacer Saraç’ı geçtiğimiz hafta bu sayfalarda tanıtmaya çalışmıştık. Şimdi de, bu yarışma da son derece başarılı olan, «önemli olan kazanmak değil, katılmaktır» ilkesini prensip edinen iki pırıl pırıl gençten, yarışmamızın İkincileri olan Fatih Mehmet Özsez ile Özlem Onursal’dan söz etmek istiyoruz.



Çok kişinin «Ahh az farkla birinciliği kaçırdım» diyerek buruk bir sevinç yaşayacağını sandıkları Özlem Onursal ile Fatih Mehmet Özsez hiç de böyle davranmadılar… Aksine ikisi de çok neşeli ve sevinçli görünüyordu. İlk söyledikleri ise şunlar oldu:

«Binlerce adayın katıldığı böylesine büyük bir yarışmada ikinci ola. bilmek de, en az birinci olabilmek kadar güçtü. Bu nedenle ikincilik koltuğuna oturmamız büyük bir başarıdır. Çok sevinçliyiz…»

1958 Ağustos’unda İstanbul’da dünyaya gelen Özlem Onursal, üç çocuklu Onursal ailesinin en faal kişisi. Fransız Okulu ve Özel Selen Koleji mezunu olan Özlem Onursal, Üniversite sınavlarında başarılı olamayınca, o güne kadar hep düşlerini kurduğu foto-modellik mesleğine ilk adımını atmış Tabii yalnız podyumlarda yürümekle kalmayıp, kendisine gelen 15 reklam filmi teklifini değerlendirerek reklam dünyasına da adım atmış. Televizyonda gösterilen bu reklam filmlerinden sonra, kameraya karşı duyulan ilgi ve sevgi Özlem Onursal’ı kısa süre içinde bir numaralı sinemasever yapıvermiş.



Bir yandan yerli-yabancı ayırımı yapmadan düzenli bir şekilde vizyona giren filmleri izlerken, bir yandan da Ayzenştayn’ın sinema teorilerini konu alan kitaplarını karıştırmaya başlamış. Sonra ne olmuş? Bu merak ve bu sevgi. Özlem Onursal’ı Sinema Artisti Yarışması’nın adaylarından biri yapıvermiş. Sonrasını onun ağzından dinleyelim:

«SES’in açtığı yarışmayı duymuştum. Ancak bu yarışmaya katılmak, bümem neden aklıma hiç gelmemişti. Bir gün sık sık görüştüğümüz sanatçı Sevda Ferdağ ile birlikte sohbet ediyorduk. Söz her zaman olduğu gibi, dönüp dolaşıp sinemaya geldi. O zaman Sevda Ferdağ: ‘SES’in açtığı Sinema Artisti Yarışması’na neden katılmıyorsun?’ dedi. Böyle bir soruyu hiç beklemiyordum. Aslında benim gibi sinema delisinin böyle bir yarışmaya derece almasa bile katılması şarttı. Ve öyle de oldu. Hemen müracaatta bulundum. Bundan sonrasını da biliyorsunuz.»



Özlem Onursal, 1.68 boyunda ve 55 kilo ağırlığında cıvıl- cıvıl bir genç kız… Şimdi, en büyük ideali en kısa zamanda çok sevdiği sinemayla iyice kaynaşmak ve beyazperdede görünebilmek.

1953 Mayıs’ında İstanbul’da dünyaya gelen, Sinema Artisti Yarışması’nın erkekler ikincisi Fatih Mehmet Özsez, bir süre Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nde öğrenim gördü. Daha sonra okuldan ayrıldı ve askere gitti. Dönüşünde ise uzun süredir amatör olarak sür. dürdüğü tiyatro oyunculuğuna dönmek istedi. Ancak bu olanağı bulamadı. Mankenlik kurslarına katıldı. 20’nin üzerinde televizyon reklam filminde göründü. Fatih Mehmet Özsez, bu arada tekrar üniversite sınavlarına katıldı ve İstanbul Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu kazandı. Şu anda bu okulun 3’ncü sınıf öğrencisi olan Özsez, yarışmayla ilgili olarak şöyle konuşuyor:



«Çok sevindim… İkincilik de en az birincilik kadar anlamlı bir derecedir. Şu anda okuldan arta kalan zamanlarımda muhasebecilik yapıyorum. Bakarsınız gelecekte bu yarışmadaki derecem sayesinde çok sevdiğim tiyatroyu da profesyonel olarak yapabilirim. O zaman dünyalar benim olur…»

Şu günlerde oto yedek parçası satışı yapan bir mağazada muhasebecilik yapan Fatih Mehmet Özsez foto-modellik yapıp, fotoromanlarda oynuyor, televizyon reklam filmlerinde görünüyor. «Bir dakikalık boş zamanım bile yok» diyen Özsez, şunları anlatıyor:



«Bunca uğraşım arasında, okulu da sürdürüyorum. Çoğu gitti, azı kaldı… Bir yıl sonra okul bitecek ve ben de bir ölçüde rahatlayacağım. O zaman belki tiyatroya geçebilmek için bir yol bulabilirim.»

İşte, SES’in Geleneksel Sinema Artisti Yarışması’nda ikincilik kürsüsünü paylaşan Özlem Onursal ile Fatih Mehmet Özsez’in anlattıkları, düşündükleri ve yaptıkları bunlar. Bakalım gelecekte, bu iki yetenekli gence şansları da yardım edecek mi?!…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-24-sayisi)

28.11.2020 03:04

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar