Menü

Paul Mauriat’ın Sihirli Değneği

– «PLAKLARIMIN dünyanın dört köşesinde bu derece ilgi görmesinin bence bir tek nedeni var. Yaptığını her parçanın neşe, daima neşe taşıması.. Ayrıca bütün bir melodiyi iğneyle nakış işler gibi işlerim. Benim iğnelerim enstrümanlardır. Bol ve çeşitli enstrümanlar. Çanlar, ziller, timpaniler, aklınıza ne gelirse… Tabiattaki her ses benim için ideal bir kaynaktır. işte size basarımın sırrını açıkladım.»

Bu cümlelerin sahibi, kırk yaşında, sinema artistlerine taş çıkartacak bir fiziği olan Paul Mauriat’tır..

Yabancı pop dünyasını, kırk beşlik plaklardan izleyen hafif batı müziği hayranları için Paul Mauriat ismi belki önemli değildir ama, pop dünyasını long-play’lerden izleyenler, onun için «bugünün müzik dünyasının en ünlü, en sevilen ismi» olarak bahsederler. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, bizde de, long-play listelerinde her hafta mutlaka onun ismine rastlanır, yaptığı her long-play listelerde hızla yükselir…

Paul Mauriat klasik müzikten, pop dünyasına transfer olmuş bir yıldızdır. Adını taşıyan otuz kişilik orkestra bugün dünyanın sayılı pop topluluklarından biridir. Birçok şöhrete eşlik eder, günün en sevilen melodileri Mauriat orkestrasının elinde bambaşka bir değer, bambaşka bir anlam kazanır.. Bir parça meşhur olmaya görsün.. Paul Mauriat hemen parçayı alır, değişik bir biçimde pop müziği hayranlarına sunar ve hayrettir, meşhur olan o parça, daha da meşhur olur, yankısı aylarca devam eder., örnek mi? Çook.. İşte «Hey Judo, işte, «Vole vole parandole», Samanyolu’nun Fransızca’ya adaptesi «Oh, Lady Mary», «El Condor Pasa» ve işte «Love Story»..

Paul Mauriat 1928’de Paris’te doğmuştur. Küçük yaşlarından itibaren piyano ile haşir neşir olmuş, Paris Konservatuvarında bu enstrüman ile arkadaşlığını devam ettirip, piyano ve kompozisyon tahsili yapmıştır. Ama konservatuvan bitirememiştir Mauriat.. Kendi başına birşeyler yapabilmek, yaratıcı gücünü ortaya koyabilmek için konservatuvardan ayrılmış, birçok toplulukta piyanist olarak çalıştıktan sonra, nihayet kendi adını taşıyan topluluğu kurmuş ve 1963 yılında «Love is Blue» adlı parçasını yaparak, hem bir altın plak kazanmış, hem de dünyanın tanıdığı bir şöhret olmuştur.

Avrupalı müzik otoritelerince «Pop müziğin sihirli değneği» denilen Paul Mauriat şu günlerde şöhretinin zirvesindedir ve şöhretini devam ettirebilmek için de, her insanın kolay kolay dayanamayacağı bir çalışma temposuna girmiştir. Yılda en az beş long-play hazırlar Paul Mauriat.. Bu long-play’lerin bütün aranjmanlarım kendi yapar, sonra sihirli değneğini eline alıp, bu melodileri haftalarca prova yaptırdıktan sonra, otuz kişilik orkestrasına çaldırır. Durun daha bitmedi. Mauriat bugün Fransa’daki birçok şöhretin de, söyleyeceği parçaların aranjmanlarım yapar, bazen de bu şöhretlere orkestrası ile eşlik eder. Gençlik yıllarından beri Charles Aznavour ile çalışır Mauriat. Sylvie Vartan, Jofanny Hallday, Gilbert Becaud da birlikte çalıştığı şöhretlerdir.

Şayet Paul Mauriat’ın bütün işi bu kadar sanıyorsanız hemen söyleyelim, aldanıyorsunuz.

Ünlü sanatçı yılın dörtte üçünü, otuz kişilik topluluğu ile Fransa dışında geçirir, dünya gençlerine günün sevilen melodilerini dinletir.. Ama böylesine dağdağalı çalışmadan hiç şikayetçi değildir. Çünkü ona göre, şöhret olmak çok kolaydır, asıl güç olan bu şöhreti koruyabilmektir ve bir sanatçının da bunu başarabilmesi için çalışması, yılmadan çalışması, çok çalışması gereklidir…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-23-sayisi)

05.08.2019 11:38

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar