Menü

Profesyonelliği ve Adamlığıyla Elvir Boliç

Bosna Hersek doğumlu bir Boşnak idi ama aslında bizlerden birisiydi…

Adına bazılarının iç savaş demelerine rağmen, yıllarca alenen “insanlık suçunun işlendiği” masum bir topluluğun ferdi olarak 1971 yılında Bosna-Hersek’in Zenica şehrinde dünyaya gelmişti.



O sözünü ettiğimiz ayıplı yıllarda profesyonelliğe adımını atarak, daha çok küçük yaşta, 1991-92 sezonunda Avrupa şampiyonu olan efsanevi Kızılyıldız takımının kadrosunda yer alarak forma giymişti. Ancak ülkesine uygulanan vahşet politikası genç Elvir Boliç’in yolunu Türkiye’ye çevirmişti… 1992-93 sezonundaki ilk durağı Galatasaray kulübü olmasına karşın, bir türlü Alman teknik direktör Feldkamp’ın gözüne giremediği için, bonservisi ile birlikte Gaziantepspor’a gönderilmiş, ancak oradaki parlak performansı ile kendisini gönderenleri pişman etmişti… Asıl patlamasını yaptığı 1994-95 sezonunda attığı 26 golle, 27 gollü Kral Fenerbahçeli Aykut Kocaman’ın arkasından ikinci sırayı alan Boliç, İstanbul’da eski takımı Galatasaray’a attığı iki golle Gaziantepspor’un 2-1’lik galibiyeti sonrası günün transfer piyasasında ilk sırayı almıştı… Altı sezonluk özlemi gidermek için mutlak şampiyonluk parolasıyla atak yapan dönemin başkanı Ali Şen, ünlü Brezilyalı teknik adam Parreira ile birlikte 24 yaşındaki genç golcü Boliç’i de Fenerbahçe’ye getirmişti.

Fenerbahçe’nin yeni 9 numaralı golcüsü TSYD Kupası kazanılarak girilen 1995-96 sezonunda adeta patlama yapan Boliç attığı 23 golle hem takımının şampiyonluğuna büyük pay sahibi olarak, Gol Kralı Trabzonlu Şota’nın arkasından yine ikinci olmuştu…

Ertesi sezona Avrupa’da başarı sloganı ile başlayan Fenerbahçe, kadrosunu Bulgar Kostadinov ve NijeryalIı Okocha ile güçlendirmiş ve sadece şampiyon takımların katıldığı son gerçek “Şampiyonlar Ligi” maçlarına iddialı girmişti. Toplanan 7 puana rağmen kılpayı kaçırılan yarı final şansı yanı sıra, 41 yıldır kendi sahası Old Trafford’da ünlü Manchester Ünited’a karşı kazanılan zaferde, efsane kaleci Schmaichel’a attığımız golün sahibi yine Elvir Boliç idi… Yaşamda her şeyin bir ilki olduğu gibi kuşkusuz sonu da olacaktı. Nitekim Boliç ve Fenerbahçe ünlü Manchester United’in bu “Yenilmezlik rekoruna” son vermişti…



Aynı sezon Fenerbahçe ligi üçüncü sırada bitirmesine rağmen takımın attığı gollerin 24’ü yine Boliç’ten gelmişti… 1997-98 sezonu Boliç için kötü günlerin başlangıcıydı adeta… Sezon başında Steau Bükreş ile deplasmanda oynadıkları ve 0-0 biten UEFA Kupası eleme maçında kaçırdığı penaltı çok önemliydi. Futbol hayatında kaçırdığı ender penaltılardan birisi olmasına rağmen, 6 golle tamamladığı ligde Galatasaray’a attığı iki gol taraftarın moralini düzeltememişti… Ertesi sezon Başkan Aziz Yıldırım Boliç’in yanına Bursaspor’dan hemşerisi ve adaşı Elvir Baliç ile Rumen golcü Moldovan’ı ilave etmişti. Teknik direktör de Joachim Löv idi. Takım iyi futbol oynamasına rağmen Galatasaray’ı yakalayamıyor, ligi 18 golle tamamlayan Baliç astronomik bir transferle Real Madrid’e giderken genelde yedekte kaldığı sezonu Boliç ancak 6 golle bitiriyordu…

Yine ancak 10 golle tamamlayabildiği 1999-2000 sezonu sonunda Boliç de soluğu İspanya’da alır ve La Liga takımlarından Rayo Vellecano’ya gider. Burada forma giydiği 107 maçta 37 gole imza atan Boliç, aynı sürede ülkesi Bosna-Hersek milli takımında da top koşturarak, takım kaptanlığı da yapar..

2002’de ikinci vatanı olan Türkiye’ye dönen Elvir Boliç, Fenerbahçe’deki 69 lig golünü de hesaba katarsak, toplamdaki 129 golüyle Türkiye Ligi’nin “Yüzler Kulübü’ne adını yazdıran” ender futbolculardan birisiydi.



Aslında Elvir Boliç, golcülüğü kadar efendiliği ile de ön plana çıkmış bir futbolcuydu… O bizden biri, kalbi Fenerbahçe sevgisi ile dolu gerçek bir sportmen idi...

Yazan: Eyüp KARADAYI

Alıntı: Fenerbahçe Gazetesi’nin 2010 Yılının 84. Sayısı

11.10.2020 16:24

Kategoriler:   Spor

Yorumlar