Menü

PTT Futbola Veda Ediyor

İstanbul için ucuz bir «açık pazar» olan Anadolu futbol piyasasındaki ünlü takımlardan birisiydi PTT… Mucizevi ham maddelerini, akıl almaz çabukluk ve ustalıkla işleyen bu «Futbolcu fabrikası»nın vitrinleri, her transferde alabildiğine boşalırdı. Bir zamanlar ligde ve kupada tozudumana katan PTT, artık ligde can çekişiyordu… 1954 yılında kurulan Sarı – Siyahlı kulüp, sosyal oluşumun delikanlılık dönemini yaşadığı günümüzde, 20 yıllık geçmişini Türk Futbol arşivinin bir sayfasında tutsaklayarak defterini kapatacaktı. Evet, Sarı – Siyahlı takım, ardında sevinç gözyaşlarıyla ıslanan şampiyonluklar, kupalar ve Türk Futboluna armağan ettiği büyük yıldızları bırakarak sahalarımızdan çekiliyordu.

SAYMAKLA BİTMEZ…

F. Bahçe ve G. Saraylılar, PTT’yi, sonraları kendi takımlarında alkışladıkları yıldızlarla anımsayacaklar. Beşiktaşlılar ise, kendilerini Türkiye Kupasından iki kez eleyen PTT’ye artık o günlerdeki acılı düşmanlıkla bakmayacaklar.

Öyle bir takım ki, biri Milli Takım gücünde olmak üzere, iki takım kurulacak futbolcuyu barındırıp geliştirerek puan panayırında sergilemiş, ama o panayırın hiçbirinde kendisi barınamamış.

İşte bu takımlardan biri: Yavuz (FB) — Şükrü (FB), Levent (FB- Kayseri), Enver (GS), Aydın (GS) — Ziya (FB), Tuncay (GS), Cevher (FB – Mersin) — Metin (GS), Koksal (Adana), Yaşar (FB – Sakarya).

Acaba, bu takım, Coşkun Özarı’nın kuracağı, içinde bu oyuncuların bulunmayacağı Milli Takımla boy ölçüşemez mi?

Yalnız bu kadar değil, elbette. İşte PTT’de serpilip top koşturan başkaları: Aydoğan (Ankaragücü), Cavit (Malatya), Yetik (Şekerspor), Yusuf (Beşiktaş, ortahaf), Kemal (Mersin), Muzaffer (Adanaspor), Esenali (Konya), Erhan (Altınordu), Feridun (Gençlerbirliği), Darus (Sakarya), Hoşer (Konya), Tahsin (Ankaragücü), Haydar (Bolu), Kemal (Bandırma), Cengiz (Malatya), Fevzi (İskenderun) ve Erol (Şekerspor).

Eğer, bu arada unuttuklarımız varsa, eski Sarı – Siyahlılardan bizi bağışlamalarını dileriz.

Uzun yıllar, kulübün yönetimdeki temel direği olan Temel Budak, PTT’nin öyküsünün adını, işi uzatmadan koydu: «iflas ettik.»

İki milyona yakın borcun ağırlığıyla ezilen yönetim kurulu, önümüzdeki günlerde, genel kurulun kendisine daha önce verdiği yetkiye dayanarak futboldaki PTT’nin saatini kesip futbol ligindeki aboneliğine son verecek. Yöneticilerden biri, bu konuda şöyle diyor: «Kendi emeklerimizle, ilkelerimizle yaşayamadık. Şimdi kendi kararımızla öleceğiz.»

YALNIZ PTT Mİ?

Ve Ankara’da, son yıllarda pek göze batmayan bir Güneş, futbolumuza ışık ve yıldız saçtığı günlere dönme savaşı vere vere batıyor. Bakkal dükkanı açar gibi kulüp açan ve Türkiye’ de bir kulübün tek başına sahibi olan Avni Bulduk, aradığı kanı bir türlü bulamıyor. O Avni Bulduk ki, beyazperdedeki «Wang-Yu» mucizesinin, yeşil sahalardaki «Kolsuz Kahramanı» olmuştu. O Avni Bulduk ki, mahalle aralarından topladığı çocuklara giydirdiği Sarı – Kırmızılı forma ile nice güçlü takımlara kafa tutan on birler kurmuştu.

Şöyle bir sayıverelim: Cevat (H.Tepe), Aydın (H.Tepe-Genç Milli), İhsan (M. idmanyurdu), Muhittin (Beşiktaş), Doğan (G. Birliği), Erman (An.Gücü – Ümit Milli), Enver (PTT-GS), Mehmet (Konyaspor – Ümit Milli)…

Bu liste Vahap (Eskişehirspor), Tevfik (PTT), Zekai (K. Gümrük), Güngör (GS-Genç Milli), Onursal (GS-A Milli), Ruhi (Eskişehirspor) ile uzayıp gider. Ve Şahin (A. Ordu-Genç Milli), Erdem (Ümit Milli), Yüksel (FB-Genç Milli), Osman (GS-A Milli), Erdal (Denizli), Melih (Hatay), Atilla (PTT) ile daha da bitmek bilmez…

Evet, Ankara’da Güneş güzel batar. Bulduk’un Güneşi’nin batışında güzellik aramak isteyenler çıkar mı bilemeyiz ama, eğer öyle olursa, bunlar, futbolumuzun verimli tarlalarından birinin daha üzerinde koyulaşan karanlıklara, sırt çevirebilme umursamazlığının günahlarını taşıyanlar olacaktır.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-4-sayisi/)

16.07.2019 04:47

Kategoriler:   Spor

Yorumlar