Menü

Raffaella Carra 24 Yıldır Zirvede

EN başarılı, en çok alkışlanan, en çok aranılan, en çok kazanan… Şimdiye kadar ki sanat yaşantısında kazandığı bu sıfatlara yenileri eklene dursun, Raffaella Carra 27 Nisan’da ETMA (Avrupa TV Dergileri Birliği) tarafından «en sevilen kadın sanatçı» seçildi. Bu birlik, Avrupa’nın en büyük dokuz TV dergisinin kuruluşu… İçinde TV Times, Radio Times, Tele 7 Jours, TV Sorrisi ve Canzoni gibi dergiler var…



Raffaella Carra’nın ekim ayından beri birinci kanaldan sürdürdüğü programı «Pronto, Raffaella» (Alo, Raffaella), yapılan istatistiklere göre İtalya’nın bugüne kadar en çok seyirci toplayan TV yayını olmuş. Her gün saat 12-14 arası yayınlanan programa politikacılar, aktörler, şarkıcılar ve çeşitli ünlüler katılıyor. İsteyenler direkt Carra’ya telefon ediyorlar ve bu ünlülere sorular yöneltiyorlar. «Pronto, Raffaella»nın ilgi çekmesinin bir nedeni de Carra’ya şimdiye kadar görülmemiş derecede yüksek bir ücret ödenmesi.

Bu para İtalya’da uzun süre pek çok polemiğe neden oldu, birtakım çevrelerce de skandal olarak nitelendi. Ünlü şarkıcı ise verilen bu ücret hakkında şunları söylüyor:



«Bunda şaşılacak bir şey yok. Eğer RAI bana 100 veriyorsa, demek ki bundan 5 bin kazanmayı garantilemiş.»

Her gün canlı yayına girdiği için Carra kendine daha fazla özen gösteriyor. Özellikle en ilgi çekici yanı olan saçları her gün özel berber tarafından yıkanıp, yapılıyor. Çünkü her programda aynı zamanda dans eden sanatçı, saçlarının birbirine girdiğini ve ancak ertesi gün şampuan yardımıyla açıldığını söylüyor.



Programla ilgili olarak Raffaella Carra şunları diyor:

«Her gün yayınlanan programların en büyük handikapı bir süre sonra yenilikten uzak monoton bir hale gelmesidir. Bunu önlemek için ben değişik ve neşeli kostümler, ilginç şovlar hazırlamaya çalışıyorum. Yazarlar Lianelia Carrel, Gianni Buoncompagniye, Fiancarlo Magalli gece gündüz durmadan çalışıyorlar. ‘Pronto Raffaella’nın en zor yönü kanımca aniden çok ciddi bir konudan dansa, şarkıya veya renkli bir şova geçmek. Bunu öyle yapmalıyız ki ekran başındakiler bu çelişkiyi kolayca izleyebilsinler.»



Ve sonra büyük bir açıkyüreklilikle ekliyor:

«Tam yirmidört yıllık meslek hayatım var. Yaşımı merak edenler olabilir. 18 Haziran’da 41 oluyorum. Bazen ekranda benim de beklemediğim bir soru oluyor ya da ne bileyim, garip bir cevapla karşılaşıyorum. Hatta aşırı heyecanlanıp kaç kere gözlerim doldu. ‘Talk-show’u konusunda da en iyi olduğumu söylemek amacında değilim, sadece bu zor anlarda yılların tecrübesi ortaya çıkıyor. Ve daha kolay toparlanabiliyor insan.»

24 yıldır İtalya’nın en sevilen sanatçısı olmak sanırız kolay değil. Üstelik bu yeri devamlı yenilenerek korumak… Ancak Raffaella Carra kazandığı bu ünden pek memnun değil.



«Çünkü» diyor. «Canım alış-veriş etmek istiyor ya da ne bileyim evime bir tencere, tava veya saksı almak üzere dükkana giriyorum. Tanındığım anda işkence başlıyor. Hemen etrafım sarılıyor ve imzalar, sorular birbirini takip ediyor… Üstelik birine imza verdiniz mi diğerlerine vermemek olmaz. Böylece bir kuyruk oluyor ve saatlerce devam ediyor. Bu yüzden özellikle son yıllarda evden çok az dışarıya çıkıyorum. Sevdiğim dostlarım evime geliyor veya ben onlara gidiyorum. Arkadaş seçimi bile zor. Çünkü her dost görünen dost çıkmıyor. Ama beni en çok sinirlendiren şey, bazı kişilerin sokakta ya da herhangi bir yerde gördüklerinde burnumun dibine kadar gelip beni baştan ayağa süzmeleri ve sonra yüzüme karşı ‘TV’de göründüğü kadar genç değilmiş’, ‘o kadar da güzel değil’ veya ‘boyu kısaymış’ gibi kaba eleştiriler…»



TV programı eleştirmenlerce birinci sınıf olarak nitelendirilirken Carra buna ilişkin olarak şunları söylüyor:

«Bütün ekipçe bizim de arzumuz buydu. Programın beğenilmesi ve her kesimden kişi tarafından izlenmesi…»

Raffaella Carra’nın sanat hayatına baktığımızda onun, aslında sinema artisti olarak başladığını görüyoruz. Yıllar önce Frank Sinatra ile birlikte çevirdiği bir filmle herkesin dikkatini çekmiş. Ve o zamanki siyah saçları, kocaman gözleri ile peşpeşe teklifler almaya başlamış.



Daha sonra şov ve dans yeteneği keşfedilince sinemadan sahneye transfer olmuş. RAl’de yıllarca sunuculuk ve şov yıldızlığı yapmış. Ayrıca değişik sesi ve sonradan sarıya boyadığı saçları Carra’nın sembolü olmuş. Bundan birkaç yıl öncesine kadar televizyonlarımızda eski programlarıyla da olsa Carra’yı sık sık izleme olanağı buluyorduk.

Bu arada Türkiye’ye de gelmesi ve gazinolarda şov yapması için çeşitli tekliflerde bulunulan Raffaella Carra, bunlara hep olumsuz cevap vermişti. İtalya’da kazandığının Türk parasıyla kıyaslandığında çok fark olduğunu söyleyen Carra «Türkiye dünyada eşi bulunmaz ülkelerden biridir. Bu nedenle Türkiye’ye ancak gezmek ve tatil yapmak için, gelebilirim. Fakat çalışmayı pek düşünmem» diyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-24-sayisi)

28.11.2020 01:09

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar