Menü

Ramon Novarro’nun Günlüğü

Ramon Novarro'nun GünlüğüOn yedi yaşındaydım. Aklımda kavak yelleri esiyordu. O günlerde baba nasihatleri, anne, kardeş tavsiyeleri bir kulağımdan giriyor, öbüründen çıkıyordu. Gözüm, gönlüm bir başka dünyanın hayaliyle doluydu. Kim ne derse desin, ben oraya gidecektim. Hem de en kısa zamanda.

«İşte böyle… Hollywood hastalığı benliğimi sardığı günlerde, on yedi yaşında bıyıkları terlememiş, sakalları çıkmamış bir delikanlıydım. Oysa Meksika’nın Durango şehrinde oldukça iyi bir hayat sürmekteydim. Böyle uzak ülkelerin hayalini kurmama hiç de sebep yoktu. Babam dişçiydi, hem de oldukça tanınmış bir dişçi. Adamcağız beni hevesimden vazgeçiremeyeceğini anlayınca, her halde bir tecrübenin bin nasihatten daha faydalı olacağı düşüncesiyle Hollywood’a gitmeme izin verdi. Birbirimizle vedalaşırken de, ‘Bak oğlum,’ dedi, ‘İnsan gençliğinde her türlü maddi sıkıntıya katlanabilir, ama ihtiyarlıkta durum değişir. Sen de bundan sonra kazanacağın paranın bir kısmını ihtiyarlık günlerin için bir kenara atmalısın. Sözümü dinlemedin, evin barkını terkedip gidiyorsun; hiç değilse bu son sözlerim kulağına küpe olsun.’

Ramon Novarro'nun Günlüğü«Babamın bu şekilde konuşması bana nedense çok tesir etmişti. O gürden sonra elime geçen paranın bir miktarını ihtiyarlık günlerim için bir kenara ayırmayı adet haline getirdim.

«Babam beni Hollywood’a uğurlarken, yakın bir gelecekte Durango’ya dönüp baba mesleğine girmek için hazırlığa başlayacağıma yürekten inanmıştı. Fakat babamı yanılttım. 1918 yılında Hollywood’a gittim ve hemen ayağımın tozuyla stüdyoları dolaşmaya koyuldum. Başvurduğum her kapıdan da kovulduğumu itiraf edeyim, Cebimdeki para tükenmek üzereyken Los Angeles’teki lokantalardan birine garson yardımcısı olarak girmiştim. Haftada altı dolar kazanıyordum. Babamın tavsiyesini tutmayı çok istediğim halde, lokantadan aldığım paranın bir kuruşunu dahi ihtiyarlık günleri için ayıramıyordum.

Ramon Novarro'nun Günlüğü«Altı ay sonra İngilizcemi adamakıllı ilerletmiştim. Stüdyolarda bir kere caha şansımı denemek istedim. Bu defa beni kapılardan kovmadılar. Stüdyolardan birine figüran olarak girdim. Gündeliğim üç dolar olacaktı. Baş rolünü Geraldine Farrar’ın oynadığı «The Woman God Forgot (Tanrı’nın Unuttuğu Kadın), isimli filimde iki gün çalıştım. Bundan sonra hemen bir başka filim için angaje edildim. Baş rolünü Mary Pickford’un oynadığı «Küçük Amerikalı» isimli filimde bana da minik bir rol verdiler. O günlerde Hollywood büyücek bir taşra kasabasıydı, sakinleri de iyiliksever, cana yakın insanlardı. Stüdyolardan birinin tanınmış bir rejisörü bana aktör olmak için boşuna gayret sarfettiğimi bir gece kulübünde piyano çalmakla daha fazla para kazanabileceğimi söyledi. Ama bu sözler benim cesaretimi kırmamış, bilakis kamçılamıştı. Figüranlık yaptım, garson yardımcılığı, garsonluk yaptım, bulaşıkçılık yaptım. Aşağı yukarı beş yıl kadar Hollywood’da yarı aç, yarı tok yaşadım. Fakat hiç bir zaman da gelecekten ümidimi kesmedim. Nihayet 1921 yılından hayallerim birden gerçekleşiverdi. Rex Ingram, «Zenda Mahkumu» filminde bana bir rol verdi. Haftada yetmiş beş dolar ücret alacaktım.

«Benim için muazzam bir servet yerine geçen bu parayı birkaç hafta alıp altından girip üstünden çıktıktan sonra, babamın nasihatini hatırladım. İhtiyarlık günlerim için beş dolar ayırdım. Kardeşlerimden birini Hollywood’a getirtmek için de Durango’ya elli dolar gönderdim. Biz evde on üç kardeştik. İşlerim yolunda gitmekte devam edince, kardeşlerimin hepsini, daha sonra da annemle babamı Hollywood’a aidırttım. Artık bütün ailenin yükü omuzlarımdaydı.

Ramon Novarro'nun Günlüğü«1924 yılının başlarındaydı. Bir pazar sabahı İrving Thalberg beni aradı ve yeni çevrilecek bir filimde Ben Hur rolünü oynamamı teklif etti. Bu filmin çevrildiği sürece haftada bin iki yüz elli dolar alacaktım. Haberi duyunca sevinçten çılgına döndüm. ‘Ben Hur’ filminin çekimi tam on yedi ay sürdü. Bu filimden sonra da filim başına yüz bin dolar ücret istemeye başladım. Artık zengindim. Babam gene imdadıma yetişti. Kazandığım paranın bir kısmını çeşitli işlere yatırmamı tavsiye etti.

«Bugün artık yaşını başını almış, Hollywood’da devrini doldurmuş bir eski aktörüm. Adıma bundan sonra belki sadece sinema tarihlerinde rastlayabilirsiniz. Fakat bu da beni üzmüyor. Geçmiş günlerimi düşünürken içinde en küçük bir pişmanlık hissi duymuyorum. Hayatımın bu son devresinde de tatlı hatıralarımla başbaşa yaşamak beni kafi derecede mesut ediyor. Hollywood’a geldim, güzel günler gördüm ve işte nihayet ebediyyen gitmeye hazırlanıyorum…»

Ramon Novarra aramızdan ebediyen ayrıldı. Ama sinemaseverler, onu daima hatırlıyacaklar, «Vaktiyle sinemada bir Ramon Novarro vardı» diyecekler.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-47-sayisi)

10.08.2019 22:50

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:21

    Ayşe İnan Kamber

    devamı yok muuuu