Menü

Raquel Welch’in Azmi

Raquel Welch'in AzmiGüzel yüzünden, sevimli tavırlarından ve tatlı tebessümünden umulmayacak derecede katı bir karar vermişti: «İki yıl canımı dişime takarak mücadele ederim,» diyordu. «Eğer bu süre içinde sinemada şöhretli bir yıldız olabilirsem ne ala, olamazsam, çeker giderim. Bir daha da stüdyoların semtine uğramam.»

Önceleri hiç kimse Raquel Wdlch’i ciddiye almamıştı. Raquel de Hollywood’a gelen binlerce güzel genç kızdan biriydi ve ihtimal o da yıllar yılı stüdyo stüdyo dolaşıp kaderin yüzüne güleceği günü bekleyecekti. Kaderin yüzüne gülüp gülmeyeceği ise henüz maçhuldü. Pekala Raquel, güzel yüzü ve cazibeli vücuduyle Hollywood’da kısa bir süre için parlayıp sönüveren cinsi cazibe kraliçelerinden biri olabilirdi. Ama bakalım sadece bîr cinsi cazibe kraliçesi olmak Raquel Welch gibi ihtiraslı bir yıldız adayını memnun etmeye kafi gelecek miydi?

Raquel Welch, ilk filmini çevirdikten sonra kolları sıvayıp hummalı bir faaliyete girişti. O televizyon şirketi senin, bu benim dolaştı durdu. Amerikan askerlerini eğlendirme kampanyasına katıldı. Filim şirketlerinin tertipledikleri toplantılardan hiç birini kaçırmadı. Bu arada kendi hayatının da reklama uygun taraflarını basın vasıtasıyle, sinema seyircisinin gözleri önüne sermekten geri kalmadı. Raquel, adeta kendini sinemaya adamıştı! Pratik zekasının da yardımıyle menfaatini kollamayı terk etmesine hiç sebep kalmamıştı. Yıldız, filimcilerden o kadar çok teklif alıyordu ki, bunların arasından bir seçim yapabilmek artık onun için başlı başına bir mesele olmuştu.

Raquel Welch'in AzmiSinemayı meslek olarak seçtiğinden beri ancak birkaç gün dinlenmek fırsatını bulabilen Raquel Welch, yorgunluğuna rağmen hayatından memnundu. Zira gerçekten şöhrete ulaşmıştı. Kazancı da yerindeydi… Ve hepsinden önemlisi, şöhretinin kısa ömürlü olmayacağından da artık emindi. Genç kadın, «Son gülen iyi güler,» sözünü kendine prensip edinmiş ve bu prensibinden de hiç şaşmamıştı. Joan Crawford ve Doris Day gibi şöhretlerin izinden yürüdüğünü belirten Raquel Welch’ in ilerde onlar kadar şöhret sahibi olacağından da artık hiç kimsenin şüphesi yok.

Raquel Welch, kısa bir süre içinde kazandığı parayı ve şöhreti de gayet güzel değerlendiriyor. Hollywood’ da Beverly Hills’te satın aldığı muhteşem villada akla, hayale gelebilecek her türlü lüks mevcut. Yıldız bir giydiğini bir daha giymiyor. Bir süre önce meneceri Patrick Curtis ile evlenmiş olmasına rağmen çevresindeki erkek hayranlarının sayısı da her geçen gün azalacak yerde biraz daha artıyor. Yıldızın ilk evliliğinden olan çocukları Damon ile Tahnee de şöhretli bir annenin çocuğu olmanın tadını çıkarıyorlar.

Yıldız, evlilik hayatının hiç de istediği gibi olmadığına dair dolaşan söylentileri de yalanlıyor. «Şöhretimin büyük bir kısmını kocam Pat’e borçluyum,» diyor.

Raquel, «Şöhret insanın başına püsküllü bir beladır,» diyor. «Ama böyle belalar dost başına… İnsan şöhrete ulaşmadan bu belanın hayaliyle yaşar. Ona kavuştuktan sonra da ondan nasıl kurtulacağını düşünür, üzerinde toplanan çözler, hesaplı atılan adımlar, etrafa dağıtılan gülücükler gün olur insanı deli eder, çileden çıkarır. ‘Keşke param, pulum, şöhretim olmasa da kendi hayatımı yaşasam,’ der. Böyle anlarda yapılacak en güzel iş, bir süre gözlerden kaybolmak, başını dinlemektir. Eğer ben bugün bir şöhretsem, bunda böyle hareket etmemin büyük payı vardır.»

Raquel Welch'in AzmiSinemada değerli bir artist olarak kendini kabul ettiren Raquel Welch’in şimdi çok önemli bir projesi var. Bir Broadway müzikalinde baş rolde oynamak. Hollywood şöhretlerinin bir çoğunda baş gösteren bu sari hastalık, Raquel Welch’e de uykularını kaçırttırıyor. Eğer işleri yolunda gider de projesini gerçekleştirebilirse, Raquel Welch, Broachvay’ de «Bus Stop» (Otobüs Durağı) isimli müzikal piyeste baş rolü oynayacak. Hatırlayacağınız gibi yıllarca önce Marilyn Monroe da bu piyesten alınan filimde baş rolü oynamış ve şöhret merdivenlerinde bir basamak yukarı çıkmıştı… Raquel Welch’in Marilyn Monroe’yu şöhrete ulaştıran bir eserde oynaması da onun kendine ne kadar çok güvendiğini göstermeye yeter sanıyoruz.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-39-sayisi)

10.08.2019 22:19

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 16:32

    Suzan Genç

    çok sert mizaçlı birisine benziyor