Menü

Rita Haywort Amerikalılara Kızınca İtalyanlara Transfer Oldu

Rita Haywort Amerikalılara Kızınca İtalyanlara Transfer OlduSinema dünyasının kadın şöhretlerinin aynalardan ödleri kopar. İlk gençlik yıllarında aynaların karşısında kendilerini hayranlıkla seyretmeye can attıkları halde aradan yıllar geçince, insana kendini tanıtan bu cam parçalarının yanına uğramak bile istemezler. Niye mi? Kendi kendilerine itiraf etmekten çekindikleri gerçeği, aynaların yüzlerine vurmasından korkarlar da ondan. Fakat gerçekten kaçılır mı hiç? Yüzlerindeki, boyunlarındaki kırışıkları önce sadece aynalar fark eder, ama bir süre sonra dikkatli gözler de aynaların keşfettikleri sırları görür ve böylece şöhretli sinema yıldızının meslek hayatında bir durgunluk devri başlar. Bu, hep böyledir. Elli yaşındaki yıldız Rita Hayworth, bir zamanlar alev rengi uzun saçları, kıvrak vücudü, yemyeşil gözleriyle sinemanın içinde ve dışında erkekleri peşinden koşturan, filimleri daima hasılat rekorlarını kıran ünlü bir yıldızdı. Maceralı geçen özel hayatının yanı sıra çevirdiği filimler de onun şöhretini günden güne artırıyordu. Rita’nın aşkları ve filimleri uzun süre dedikoducuları meşgul etti. Fakat günün birinde o parlak alevi andıran saçlarının rengi soldu. Vücudü kalınlaşıp eski kıvraklığını kaybetti. Gözlerinin etrafında derin çizgiler belirmeye başladı. Yeşil gözlerinden de o neşeli pırıltılar kaybolmuş, orta yaş devrine işaret sayılan durgun bakışlar gözlerine hakim olmuştu.

Rita Haywort Amerikalılara Kızınca İtalyanlara Transfer OlduFakat Rita Hayworth, kameradan uzak kalmaya bir türlü razı olamıyordu. Saçlarının rengi de solsa, bakışları da durgunlaşsa, hatta yürüyecek hali de kalmasa filim çevirmekten vaz geçmeyecekti ve netekim öyle de yaptı. Amerikan sinemasında iş bulmasına imkan kalmadığını anlayınca o da şöhreti sönmeye yüz tutmuş birçok meslektaşı gibi İtalya’da filim çevirmek için teşebbüse geçti. Elli yaşındaki Rita Hayworth, İtalya’da elbette bir Sophia Loren, bir Claudia Cardinale gibi itibar göremezdi. Zaten o da bu gerçeği bildiği için sinemanın bu yeni şöhretlerinin filim çevirdikleri şirketlerle anlaşma yapmaya kalkışmamıştı. Yıldız kaderine boyun eğip İtalyan sinemasının üçüncü, hatta dördüncü sınıf şirketlerinden biriyle anlaşma yapmış.

İtalyan rejisörlerinden Duccio Tessari’nin yönetiminde çevrilecek olan filim «i Bastardi» (Haydutlar) adını taşıyordu ve adından da anlaşılacağı gibi heyecanlı bir macera filmiydi.

Rita Haywort Amerikalılara Kızınca İtalyanlara Transfer Olduİtalyan usulü kovboy filimlerinin genç aktörü Guiliano Gemma ile Fransız usulü James Bond filimlerinin yıldızı Claudine Auger, Rita Hayworth’u ancak filimlerinden tanıyorlardı. Yeni rol arkadaşları arasındaki milliyet ve nesil farkı, ilerde filim çalışmalarına da tesir edebilirdi. Bunu Önlemek için de rejisör Tessari bir kokteyl parti tertipleyip yeni filminin, yıldızlarını birbirlerine ve İtalyan basınına takdim etti.

Rita Hayworth, kokteyl partinin verileceği gün Roma’ya geldi. Yıldızın adamakıllı yaşlanmış olduğu kimsenin gözünden kaçmamıştı. Evet, Rita Hayworth artık yaşlı bir artistti. Sönmüş bir yıldızdı. Yalnız gözlerinde yeni bir işe başlamanın verdiği sevinç pırıltıları sezilmekteydi.

Kokteyl partide rol arkadaşları hemen birbirlerine kaynaşıverdiler. Gençler, sinemada kendilerinden çok daha fazla tecrübesi olan Rita Hayworth’un bir anda etrafını sarmışlar onun anlattıklarını dikkatle dinlemeye koyulmuşlardı. Bugün için bir sinema yıldızı olarak Rita’nın şöhreti sönmüştü. Fakat anlatacak o kadar çok şeyi vardı ki…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-34-sayisi)

01.09.2015 11:01

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:13

    Serkan Akdemir

    ooh rahatlıga bak :D