Menü

Rod Taylor’a 10 Yılda Gelen Şöhret

Avustralya’Iı aktör Rod Taylor, 10 yıl önce Hollywood’a gittiği halde, Hitchcock’un “Kuşlar” filminde başrolü oynadıktan sonra ancak şöhrete ulaşabildi. Bir vakitler Anita Ekberg’le nişanlı olan Taylor, son filminde de İrlandalı bir şairi canlandırdı.



Gazetelerin birinci sayfaları Macar ihtilali ve süveyş buhranıyla ilgili haberlerle doluydu. Siyasi yorumcular dünyanın yeni bir savaşın eşiğinde olduğunu tekrarlıyorlardı. Oysa İkinci Dünya Savaşının izleri henüz hafızalardan silinmemişti. Şehirlerin sokaklarında neşeli, gülümseyen insanlara raslamak hemen hemen imkansızdı. Seyahatler geri bırakılıyor, tüccarlar ellerindeki malları ucuza satmaya bakıyorlar, bankalardaki paralar çekiliyor, herkes, bu tehlikeli günlerde çoluğunu çocuğunun yanıbaşında bulunmak istiyordu. İşte bu buhranlı günlerde Avustralya’nın küçük şehirlerinden birinde yaşayan yakışıklı bir delikanlı, Amerika’ya gitmek için hazırlığa başlamıştı. Sydney limanına sık sık uğrayan yolcu gemilerinden birine tayfa olarak binmeyi tasarlıyordu. Böylece bu uzun yol için ücret ödemediği gibi, ayrıca cebine de birkaç kuruş girecekti. Avustralyalı orta halli bir ailenin tek oğlu olan Rod Taylor, ailesinin ısrarlarına rağmen Amerika seyahatinden vazgeçmedi. Günün birinde onu yakın akrabaları ve dostları Sydney limanından uğurladılar…

Aradan hayli uzun zaman geçmiş, dünya bir savaş buhranını atlatıp yenilerine sahne olmuştu. Hollywood gene eskisi gibi şöhrete ulaşmak için stüdyo kapılarını aşındıran delikanlılar ve genç kızlarla doluydu. Orta boylu, düz saçlı, açık yeşil gözlü bir genç adam da yıllardan beri ikinci, üçüncü derecede rollere çıkmanın verdiği bezginlik içinde, yıldızının parlayacağı günü bekliyordu.



Anavatanından ayrılan Rod Taylor, maalesef aradığını bulamamıştı. İsveçli yıldız Atina Ekberg ile nişanlanmış, bir süre ismi gazetelerin dedikodu sütunlarında sık sık yer almıştı. Fakat bütün bunlar Rod Taylor’u şöhrete ulaştırmaya kafi gelmemişti. Onu ancak büyük bir rejisör ve iyi bir senaryo kurtaracaktı. Nişanlısı Anita Ekberg’den de ayrılan Rod Taylor, Alfred Hitchcock’un «Kuşlar» filminde baş rolü oynayınca durumu değişiverdi. Artık herkes kangurular ülkesinden gelen aktörün özel hayatını, merak ediyordu. Genç adam, yıllardan beri Hollywood’da kaldığı halde ancak «Kuşlar» ı çevirmeye başladıktan sonra sinemaseverlerin ilgisini çekebilmişti. Bu sıralarda tanınmış mankenlerden Mary Hilem ile de sevişmeye başlayınca genç aktörün his hayatı da düzene girmişti.



Sevgililer sade bir törenle evlendikten sonra balayına çıktılar. Balayı dönüşü Rod Taylor’u yüklü bir çalışma programı bekliyordu. Fakat on yıl sonra da olsa, ideallerini gerçekleştirebildiği için memnundu. Artık eskisi gibi macera filmlerinde renksiz karakterler yaratmaktan kurtulacaktı. Nitekim ünlü rejisör John Ford’un yönetmesi kararlaştırılan «Young Cassidy» (Genç Cassidy) isimli filmde başrolü oynaması teklif edilince Rod Taylor, Hollywood’un 1. sınıf aktörleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bu filmin konusu İrlanda’da geçiyordu. Rod Taylor da bir bebek beklemekte olan eşini Hollyv/ood’da bırakıp İrlanda’ya gitmek zorunda kalmıştı. Bu arada John Ford hastalanıp yerini Jack Cardiff’in alması çalışmaları geciktirmiş ve aktör bir kızının dünyaya geldiğini İrlanda’dayken haber almıştı. Hemen bir uçağa atlayıp karısının yanına dönen aktör, gazetecilere: «Bir zamanlar vatanıma dönmeyi çok düşünmüştüm,» dedi, «Buraya beni bağlayan her hangi bir sebep yoktu ortada. Şimdi ise üç sebep var: Kızım, karım ve mesleğim.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-21-sayisi)

02.11.2020 05:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:22

    Nuri Arslantaş

    10 yılda sağlam şöhret oldu ama he
  • Yayınlandı: 24 Temmuz 2020 10:42

    omidkmvnxk

    Muchas gracias. ?Como puedo iniciar sesion?