Menü

Romantik Kral Yılmaz Güney

Romantik Kral Yılmaz GüneyKim ne derse desin, kim ne yazarsa yazsın, Yılmaz Güney ile Nebahat Çehre arasındaki aşk bitmemiştir. Hatta eskisinden daha kuvvetli olarak devam etmektedir. Gerçi bugün resmer ayrılmışlardır, ama Yılmaz Güney’in Sivas’tan her akşam Nebahat ile yaptığı telefon konuşmaları, her gün gönderdiği mektuplar ve plakalı lüks otomobilini Nebahat’e hediye etmesi, ikisinin arasındaki aşka «ölmezlik» damgasını vurmaya yeten delillerden sadece üçüdür.

Birbirlerini bu kadar seviyorlardı da öyleyse neden ayrıldılar? Bu soruya şu anda ikisi de şöyle cevap veriyorlar; «Vallahi biz de bilmiyoruz! Çocukluk etmişiz!»

Bundan iki yıl kadar önce Ses mecmuası, Yılmaz Güney’in, Nebahat Çehre’ye yazdığı mektupları ele geçirerek iki sevgili arasındaki aşkın, sevginin, beraberliğin nedenlerini bizzat Çirkin Kralın kalbinden, ruhundan doğan, kaleminden dökülen kelimelerle gözlerin önüne sermişti. Bu mektuplarda edebi bir kudret vardı. Yılmaz Güney, ölmez oyunculuğunun, güçlü rejisörlüğünün yanında büyük yazarlık vasfını da bu mektuplarla ispat ediyordu. Biz de bunun için bu mektupları sütunlarımıza almıştık.

İşte Ses mecmuası gene başarılı bir gazetecilik örneği vererek, bu defa çirkin kralın Sivas’tan Nebahat’e yazmış olduğu iki asker mektubunu ele geçirmiş bulunuyor. Yılmaz Güney bu mektuplarında eskisinden daha olgun, daha güçlü bir ifade kudretine ulaşmış. Ve bu mektuplar, Yılmaz Güney’in kalbindeki Nebahat Çehre aşkının sönmediğini, bilakis alevlendiğini ispat etmesi bakımından da ilgi çekici. Bakın Yılmaz Güney ta Sivas’tan Neboş’una nasıl sesleniyor…

ÇOK SEVGİLİ YAVRUM NEBOŞ’UM BENİM

Romantik Kral Yılmaz Güney«İş sazlara kaldı yavrum. Bildiğim butun türküler eskidi. Ve 2 temmuz 1968’de Sivas vilayetinde bir defa daha anladım ki, ben sana mecburum…

«Benimkisi laflara sığmaz bir sıkıntıdır. Günler hayatımın en uzun günleridir. Büyük bir savaşa hazırlanırcasına tedirginim. Bütün bunlar senden uzak olmanın, sensizliğin sonucudur. Kişi kendi hayatından uzak olunca hatalarını, yanlışlarını çok daha iyi görebiliyor… Artık yanlışsız bir adam olmak istiyorum. Sana çektirdiklerim aklıma geldikçe deli oluyorum. Sen çok büyük bir kadınmışsın yavrum. Benim kahırlarımı nasıl çektin… Nasıl dayandın bana… Bütün bunlar seni tarifsiz sevmemin sonucuydu biliyorum. Böylesine bîr sevgiyi hazmedemedim. Senin anlayışının birazını gösterebil şeydi m sana… Pişmanım… Şu an çaresizim. Şu an elimden hiç bir iş gelmez. Şu an yokum bile.

«Ama bir gün orada olacağım. Artık karım değilsin biliyorum. Ama sıcaklığına sığınabileceğim bir dostsun. Belki de bir sevgili…

«Çalışmaların başladı. Eskisi kadar yalnız değilsin. İnsan iyi şeyler yaptıkça kendini kuvvetli hisseder. Senin çok başarılı olacağına inanıyorum. Sen iyi bir oyuncusun yavrum. Rejisör senden istediği oyunu alabilir. Bir kısmı oyunda fazlalık ister belki, sen bildiğini oyna. Düşün… Düşününce her şeyin iyisini bulursun.

Romantik Kral Yılmaz Güney«Açık vermeden yaşamak zorundasın yavrum. Bugünkü piyasanın krizini biliyorsun. Devamlı iş alamamak seni katiyen üzmesin. Sana ihtiyaçları var. Seni oynatmaya mecburdurlar. Göreceksin her şey yakında başka olacak. Kendini kimsenin yanında küçük görme. Sen kaya gibi sağlam ve kuvvetlisin. Sen şu piyasadaki bütün kadınlardan akıllı ve oyuncusun. Bunları laf olsun diye söylemiyorum. İnandığım için söylüyorum. Biraz sabırlı olduğunda herkes aynı fikirde olacaktır.

«Dünya güzelim sana ilk aylığımı gönderdim. 875 kuruş… Sana uğur getirsin. Harcamazsın her halde. Onu bir heykel gibi torbasıyie as bir yere…

«Ayrıca çok rica edeceğim, bana her türlü sıkıntını yaz. Daima seninleyim yavrum. Daima seni düşünüyorum. Ayağın taşa deyse benim içim sızlar bilesin.

«Ayrılmak zorundayım burada. Sana tekrar yazacağım.

«Çok öperim seni. Yılmaz Güney»

ikinci mektupta ise Çirkin Kral daha içten, daha duygulu olarak sesleniyor Neboş’una…

BU DA İKİNCİ MEKTUP

Romantik Kral Yılmaz Güney«Yavrum, sevgi bitmek üzere olan bir günün sonunda duyulan sıcak bir arzudur şimdi. Bir hüzündür. Ve şu yalnızlığımda sığınılacak, bel verecek tek yerdir. Çünkü bir yastığa baş koymuş, bir yastıkta iyiyi ve kötüyü paylaşmış iki insanız. Çoğu tatsız geçmiş uzun günlerin, uzun acıların insanıyız ikimiz. Ve şimdi bütün kötü şartlara rağmen birbirimizi arıyorsak, birbirimizi özlüyorsak, bu alışkanlık değil, bağlılığın güzel bir ifadesidir. Dudağında sıcaklığını yitirmiş bir öpücük hatırlıyorsan, saçlarında dolaşan yumuşak bir el hatırlıyorsan, gözlerine dalmış hüzünlü bir göz hatırlıyorsan, ben hala senin yüreciğinin bir yerinde bekliyorum demektir. Günün birinde oraya geleceğim.

Yılmaz Güney»

VE NOT

Aşağıdaki kısa yazı da mektupların içinden çıkan ufak bir kağıt parçasına yazılmış. Anlaşılan Çirkin Kral lokantada yemek yerken aklına Neboş’u gelmiş, hemen oracıkta bir şeyler karalayı vermiş…

«Yaşamanın ve sevginin en güzel olduğu yerde bir aşk vardır. Orada bir Nebahat ve bir Yılmaz yaşar… Bu yeryüzünde özlemlerin, tutkuların, şarkıların en mutluluğa gidenidir. Her şeyiyle Nebo’yu seven Yılmaz Güney.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-38-sayisi)

10.08.2019 23:32

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 15:11

    TARIK PAZARCI

    çirkin kralın güzel aşkı
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 15:53

    Serkan Akdemir

    Gerçekten en çirkin kral :)\r\n\r\nAma şanslı gözüküyor yanındaki kıza bakılıncaa
  • Yayınlandı: 12 Nisan 2020 01:50

    Tugba

    Bu mektupları nebo verdi bu defa galiba dergiye. Yılmaz da hızını sinirini alamayıp Fatoş’la evlendi://// aynı anda hem Fatoş hem bebesi hem ferisi kaç kişiyi aynı anda idare ettin sen bu neçe krallıktır???