Menü

Rotterdam Pop Festivali

BUNDAN bir kaç yıl önceydi. Pop müzik dünyası Rolling Stones’un gitaristi Brian Jones’un ölümüyle yasa bürünmüş, cenazenin kaldırılmasından kısa süre sonra Rolling Stones tarafından gazetelere verilen bir ilanla gençler Brian’ı anma törenine çağırılmıştı. Brian gençlerin taptığı bir müzisyendi. Onu anmak için yapılacak tören, şanına layık olmalıydı, bir konser değil, bir ibadet olmalıydı. Brian’ı anma töreni Londra’nın dünyaca meşhur Hyde Park’ında düzenlendi. Beşyüz bin genç bu muhteşem konseri izleyebilmek için bir gün önceden parkı doldurmuştu. Hyde Park, Hyde Park olalı böyle bir kalabalık görmemişti. Parkın yemyeşil çimenleri insandan görülmüyordu. Sahneye İngiltere’nin en ünlü toplulukları çıkıyor, gençler aralarından ebediyen ayrılan Brian için verilen bu muhteşem konserde, unutamayacakları bir müzik ziyafetine misafir oluyorlardı.

Rotterdam FestivaliRolling Stones’un tertiplediği, birçok İngiliz grubunun katıldığı bu bedava açıkhava konserinden sonra organizatörlerin aklına parlak bir fikir geldi. Konser salonlarının önünde günlerce kuyrukta bekleyip, büyük paralar döken gençlere ucuz fiyatlarla, konserler tertipleyeceklerdi. Fakat bu konserlerde mekan bina değil arazi olacaktı.

Projeler kısa, zamanda geliştirildi. Amerika’nın Wood – Stock kasabasında dünyanın ilk Pop Festivali tertiplendi. Wood – Stock Pop Festivali dünyada bugün varlığı hissedilen gençlik imparatorluğunun ne derece genişlediğini bütün dünyanın gözleri önüne serdi. Festivale tam 30 bin genç katıldı. Üç gün üç gece süren Wood – Stock Pop Festivali dünyada büyük yankılar yaptı. Wood – Stock’a katılan grupların festivalde okudukları şarkıları üçlü bir long-play olarak çıkartan plak şirketi milyonlar kazanırken, festivali yansıtan dokümanter filim Cannes Filim Festivalinde hadiseler yarattı.

İngiliz gençliği Brian Jones’un adını ebedileştirmek için Hyde Park’ta toplanmıştı. Amerikan gençliği İngiliz gençlerine karşılık Wood Stock’ta boy göstermişti. Avrupa gençliğinin de onlar kadar büyük bir festival yapması artık şart olmuştu. Geçtiğimiz günlerde Hollanda gençlerinin önderliğiyle nihayet Avrupa’da bir Pop Festivali yapıldı. Rotterdam’da tertiplenen festivale tam yüz bin genç katıldı. Avrupa’nın dört bir köşesinden gelen gençler adeta Amerikalı ve İngiliz müzikseverlere inat olsun diye şimdiye kadar yapılan festivallerin en uzununu ve en düzenlisini yaptılar. Dört gün. dört gece süren Rotterdam Pop Festivali’ne katılan gençler. aralarında hiç bir gruplaşma yapmadan kardeşik prensibine uygun bir şekilde festivali izlediler.

Rotterdam Pop Festivalinin bilet fiatları bizim paramızla 110 lira civarındaydı. Festivalde her şey serbestti. Dans etmek, uyumak, soyunmak ve de sevişmek… Yasak olan iki şey vardı: Kavga etmek, hır çıkarmak ve din, renk farkı gözetmek… Sözün kısası Rotterdam Pop Festivali’nde hipi felsefesi uygulandı. Dört gün süren festivalde gençler hipi kurallarının dışına çıkmadılar. Aralarında en ufak bir anlaşmazlık çıkmadan dört gün boyunca yediler, içtiler, müzik dinlediler. Canları istediği zaman yattılar, canları istediği zaman kalktılar, diledikleri gibi soyundular dökündüler, sevgilileriyle diz dize oturdular, alenen seviştiler..

100 000 gencin katıldığı Rotterdam Pop Festivali’ne, bundan önceki festivallerde olduğu gibi, gençler yine polisi sokmadılar. Hollanda zabıta memurları festival sahasının dışında bekleşirken, gençler asayişi sağlamak, hastaları tedavi etmek için bir yardımlaşma kolu kurmuşlardı. Göğüslerinde «We Help Yolu» (size yardım ederiz) yazılı 600 genç dört gün boyunca 100 bin gencin yardımına koştular. Ama her şey öylesine olgunluk içinde geçti ki, onlara bile fazla bir iş düşmedi.

Festivalin müzik cephesine gelince… Hollanda’da tertiplenen bu pop festivaline tahmin ettiğiniz gibi şu günlerde dünyanın dört bir yanını saran Hollanda topluluklarının hepsi katıldı. Shoc- king Blue, Tee Set, George Baker Selection… Böyle büyük bir festivalde tabii ki, sadece Hollandalı gruplar dört gün boyunca çalıp, söyleyemezlerdi. İngiliz, Alman, İtalyan, Amerikalı gruplar da festivale şeref misafiri olarak davet edildiler. Byrds, Who, Herds, Jethro Tull’un verdikleri konserler gençleri birbirine katmaya yetti.

Hollanda Pop Festivali hiçbir hadise çıkmadan bitti. Festivalden arta kalan sadece binlerce boş şişe, kağıt parçaları, meyve kabuklarıydı. Gençler dilediklerince eğlenmişler, hiç kimseye zarar vermeden toplumun ilkelerini bir kere daha hiçe saymışlardı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1970-tarihli-33-sayisi)

04.08.2019 21:18

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar