Menü

Rüçhan Adlı Boşanacak mı?

Türkan Şoray’ın, Rüçhan Adlı’dan ayrıldığının ertesi günü Topağacı’nda Meliha Şoray’ın oturduğu dairede, Türkan Şoray ile konuşuyorduk. Üzgün ve sinirliydi. Üstelik de şaşkın…

– «Bu ayrılık zamansız. Aleyhinize olacak. Dedikodu çamuruna gırtlağınıza kadar batacaksınız,» dediğimiz zaman, gazeteler, mecmualar Türkan Şoray’ı çoktan öldürücü bir ateş altına almışlar, hırpalamaya başlamışlardı bile. Ve Türkan Şoray, bu bunaltıcı, insanı deli edici dedikodu çemberinden kaçıp kurtulmak için Avrupa’ya girmek, daha doğrusu kaçmak lüzumunu hissetmişti.

Sonra, Avrupa’dan dönüş ve tekrar dedikoduların alevlenmesi… Bu arada Meliha Şoray’ın, «Benim hakikatli kızım,» diye bahsettiği Nazan Şoray’ı artist yapması… Zaten Türkan Şoray’ın ana evini ikinci defa kesin olarak terketmesine de Nazan Şoray’ın artist olması ve Türkan Şoray’ın şöhretinden faydalanılarak lanse edilmesi sebep olmuştu. üstelik Türkan Şoray’ın söylediklerine bakılırsa, Meliha Şoray, bu konuyu Türkan Şoray ile konuşmaya lüzum dahi görmemiş, Türkan Şoray, annesinin Kulüp 12’de yaptığı basın toplantısından sonra kardeşinin artist olduğunu, ertesi günkü gazetelerden, daha sonra da mecmuamızdan öğrenmişti.



Türkan Şoray bu duruma; ok sinirlenmişti. Annesinin Nazan Şoray ile «Cesur Yabancı» nın çevrildiği Adapazarı’na gitmesini fırsat bilip eve çelmiş, eşyalarının bir kısmını alarak, şu anda kimsenin bilmediği bir arkadaşının evine yerleşmişti. Gerçi eskiden olduğu gibi Rüçhan Adlı ile beraber yasadığı söyleniyordu, ama, Rüçhan Adlı’nın Levent’ teki evinde kalmıyordu.

Sonra Türkan Şoray Acar Filim ekibi ile «Dünyanın En Güzel Kadını» filmini tamamlamak üzere İzmir’e uçmuştu. Annesi de İstanbul’da boş durmamış, gazetecilere verdiği beyanatlarla gene eskiden olduğu gibi en büyük düşmanı olarak nitelediği Rüçhan Adlı’ya verip veriştirmeye başlamıştı. Bundan da anlaşılıyordu ki, Türkan Şoray – Rüçhan Adlı – Meliha Şoray cephesinin ağırlık merkezi gene Rüçhan Adlı’ya doğru kayıyordu. Geçen hafta da Meliha Şoray’ın mecmuamıza söyledikleri bir hayli ilginçti zaten.



Rüçhan Adlı eskiden olduğu gibi yine ön plana geçmişti. Bu maksatla Rüçhan Adlı’nın Beyoğlu’nda Zambak sokağındaki yazıhanesine gittiğimiz zaman, daha önceden randevumuz olduğu için, Rüçhan Adlı’yı bizi bekler bulduk. Rüçhan Adlı’yı spor muhabirliğimizden tanırız. O zamanlar, Galatasaray’ın ezeli rakipleri Beşiktaş, Fenerbahçe veya idare heyetindeki muhalifleri hakkında beyanat alırdık. Şimdi ise Türkan Şoray ve Meliha Şoray hakkında konuşacağız:

– «Son olaylar hakkındaki görüşünüz nedir?»

– «Son olayları herkes kendi düşünce, duygu ve görüşlerine göre değerlendirmeden, kamuoyu önüne yanıltıcı haberlerle sunmaktadır. Mesuliyetten uzak, vicdan ölçüsünde tartısız ithamları, iftiraları günlerdir, hatta yıllardır bir Eyüp Sultan sabrı ile gülerek dinliyorum. Bu dedikodular serisine, özel hayatımın karıştırılması hiç hoşuma gitmiyor. Sanat hayatı ile halk üzerinde sevgi, saygı yaratmış bir artistin yakını olmak, tabii olarak bu dedikodulardan uzak durmak’ imkanını da vermiyor.»



– «Türkan Şoray ile evleneceğiniz söyleniyor, duğru mu?»

– «Bir defa evlendim, on yıldır ayrıyım. Kanunen ayrı yaşama kararı alındı. Halen kanunen eşim olan Marika Adlı ile kesin ayrılık bir ay içinde oluyor.

Kanunlarımız çabuk birleştiriyor, ama güç ayırıyor. Hele erkek için… Sonra evliliği düşünmek değil, evliliğe karar vermek önemlidir bence.»

– «Türkan Şoray annesi ile oturacak mı?»

– «Bu soruyu Türkan Şoray’ın kendisine sormanızı rica edeceğim.»

– «Türkan Şoray peşin para verse dahi, (Meliha Şoray, ‘Kızımın eline 60 bin lirayı peşin sayacağım, Kale Film hesabına ona filim yaptıracağım,’ diyordu,) annesine filim yapacak mı?»



– «Türkan Şoray her gün bir filim teklifi alır, fakat kabul edip etmemek kendisine aittir.»

– «Meliha Şoray’ın hakkmızdaki son sözleri için ne diyorsunuz?»

– «Bu soruya cevap verecek değilim. Fakat aklıma şöyle bir olay geliyor: Bir gün Bakırköy Akıl Hastanesine gitmiştim. Bir dostumu ziyarete… Bir pavyonun önünden geçerken, orta yaşlı bir kadın beni yanına çağırdı. Önce onu hasta değil, akıllı zannettim. ‘Buyurun efendim, bir emriniz mi var’ diye sordum. Fakat bana aniden öyle ağza alınmayacak laflar etti ki, şaşırdım kaldım tabii… İlk önce üzüldüm, ama kendimi çabuk toparladım. Kendi kendime gülerek ‘Allah şifasını versin!’ dedim ve yanından uzaklaştım.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-36-sayisi)

03.09.2020 00:14

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 16:27

    MERVE DURSUN

    sultanın hayatı oldukça hareketliymiş annesi bile kıskanmış desek yeri hakikatli kız nazan şoray aradan sıyrılmıs :D