Menü

Sahnede Bir Dev: Başar Tamer

Şu son aylarda alaturka gazinolar müzik ve sinema dünyamıza hayli hareket getirdi. Yeşilçamlı şöhretler «peşin para» için bu gazinolarda beyazperdede yaptıkları ünden faydalanırlarken, Batı Müziği alanında isim yapmış şantörler, şantözler de alaturka gazinolar, gece kulüplerinden çok cazip olacak ki, soluğu buralarda alıyor. Son günlerde alaturka gazinolar yeni bir transfer daha yaptılar. Bu, bir zamanların sevilen sesi Başar Tamer’dir.

Başar Tamer’i müzikle ilgili olup da tanımayan pek az gibidir. 1.50’lık boyu, ağarmış saçları, sempatik tavırlarıyla Başar Tamer, asker dönüşü sahneye çıktığı alaturka gazinoda ünlü isimlerin arasında sivrilmeyi ustalıkla başarıyor.

25-1Geçenlerde çalıştığı gazinonun kulisinde konuştuğumuz ünlü şarkıcı, hiç de neşeli görünmüyordu. dünlerdir aldığı alkış tufanına kulaklarını tıkamış, bu yıl sonunda sahneye veda edeceğini söylüyordu. Sanatçı, müzik dünyamızı acaipliklerin kapladığı, sinema artistlerinin sahneleri işgal ettiği bir devirde, sabrının artık tükendiğini itiraf ediyor ve kırgın, buruk bir sesle şöyle diyordu: «Başlangıçta neler ümit etmiştim. Halbuki bu iğrençlikler içinde gerçek müzisyenlerin batışım görmek beni perişan ediyor.»

Başar Tamer asıl şöhretini ses ve stiline çok uyan aranje edilmiş türkülere borçludur. 1962’de Kadri Ünalan’ın aranje ettiği «Kara Tren» adlı türküyle bu akımın öncülüğünü yapmıştı. 1965’te çok sesli halk müziğimizi Balkanlar’a kadar götüren orkestranın üç solistinden biriydi. Başar, Ayla Dikmen ve Erol Büyükburç ile Türk’ün sesini Balkan’larda duyurdu. Artık gece kulüplerinin bir numaralı adamı olmuştu. İşte tam o sırada askerlik şubesinden celp kağıdını aldı ve iki yıl sanat dünyamızdan uzak kaldı. Başar, terhis olur olmaz hemen kolları sıvadı ve sarsılan şöhretini kurtarmayı başardı. Önce Ankara’da, sonra İstanbul’da adım yine renkli neonlarla yazdırdı. İyi bir sahne adamıydı. Kuvvetli sesi ve tekniği vardı. Bir de buna sempatik tavırları eklenince popüler müzik bakımından hayli geride kalmış, alaturka gazino seyircisi bile Başar’ı sevdi, ondan alkışını esirgemedi.

Başar Tamer, yabancılardan Tom Jones üzerine rakip tanımıyor. Sahnede ise ünlü sanatçıyı aratmayacak bir ustalıkla onun şarkılarını okuyor. Bizden deyince, «Erol Büyükburç ve Ertan Anapa,» isimlerini mırıldanıp «Başka da yok,» gibilerden bir şeyler söylüyor.

– «Türkçe sözlü şarkıların iyileri var, ama kötüleri çoğunlukla,» derken yüzü bulutlanıyor. «Sahneden ayrılmayı bunun için mi istiyorsun,» deyince gülümsüyor, düşünüyor, «Bilmem ki,» gibilerden omuzlarını silkiyor.

Saatler saatleri kovalıyor, biz hala gazinonun kulisinde onunla konuşuyoruz. Bize verdiği haberler arasında iki Türkçe sözlü şarkıyı plağa okumak da vardı. Bakalım genç şarkıcı aranjmanlarda. gösterdiği başarıyı bu plakla tekrarlayabilecek mi?

Şantörün en büyük orijinalitesi şüphesiz «Delilah», «A Man Without Love» gibi İngilizce şarkılardan sonra halka «Niksar’ın Fidanları» gibi bir türkü ve uzun bir gazel dinletmesinde. Sesine çok yakışan gazeli söylerken, sesin güçlükle duyulabildiği arka sıralardaki seyirciler bile heyecanlanıyor. Ne söylemek gerekir bilmem ki, «Türkiye’nin Tom Jones’u gazel söylüyor.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-36-sayisi)

03.08.2019 22:28

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar