Menü

Samimi Cevaplarla Ediz Hun

Türk sinemasının ünlü yıldızlarıyle hayranlarını telefonda karşı karşıya getirmekle ne kadar yerinde bir iş yaptığımızı gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz. Her konuşan yıldız, kendinden bir evvelkine nazaran daha çok sayıda telefon alıyor. Diğer taraftan «Sevdiğiniz Yıldız Evinizde» servisimize gelen mektuplar da günden güne artıyor…

Bize gelen mektuplardan okurlarımızın bir kısmının sevdikleri yıldızla telefonda konuşamadıklarını anlıyoruz. İşte bu konuda elimize geçen son mektup. Ankaralı okurlarımızdan Nermin Salmen şöyle diyor:

Samimi Cevaplarla Ediz Hun– «Biz, okuyucularınız için hazırladığınız gerek telefonla konuşma, gerek eve davet etme programlarını büyük bir memnunlukla karşıladık. Ancak saat 18’den 20’ye kadar hattınızı devamlı meşgul bulduğumuzdan hayranı olduğumuz Hülya Koçyiğit’le konuşma fırsatını elde edemedik. Bu hususu gözönünde bulunduracağınıza ve en kısa zamanda buna bir çare bulacağınıza eminiz.»

Bu da ikinci mektup. Ankara’Iı 3 okurumuz, Oya Erdi, Nevin Yeğiner ve Kutlu Altağ imzalarını taşıyor:

– «26.8.1968 pazartesi günü saat 18-20 arası 27 95 11 numaralı telefon devamlı meşgul çıktı. Böylece pek çok sevdiğimiz Hülya Koçyiğit’le konuşmak fırsatını kaçırdık. Her halde ne kadar üzüldüğümüzü takdir edersiniz. Bizler için kısa da olsa yeni bir fırsat daha yaratacağınızı ümit eder, şimdiden teşekkürü bir borç biliriz.»

Okurlarımız bu şikayetlerinde yerden göğe kadar haklılar. Haklılar ama siz bir de artistlerin telefonda konuştukları gün idarehanemize gelip de hallerini bir görseniz. Peşpeşe çalan telefonlar, konuşmaktan kuruyan dudaklar, oturmaktan uyuşan ayaklar, peşpeşe içilen sigaralar ve en önemlisi sorulan sorulara cevap verirken dökülen terler… Telefonda 2 saat süreyle devamlı olarak konuşan artist, sürenin sonunda ne hale geliyor, bir bilseniz… Değil konuşmaya, ayakta durmaya bile mecali kalmıyor. Bu bakımdan 2 saatlik sürenin uzatılmasına da imkan yok. Ama biz yine okurlarımızı memnun edebilecek bir formülün peşindeyiz. Çok istenen yıldızları, tekrar telefonda hayranlarıyle konuşturmanın yollarını arıyoruz…

HANIMLAR REKOR KIRDI

Samimi Cevaplarla Ediz Hun«Sevdiğiniz Yıldız Telefonda» programının ilk esaslarını tespit ederken bu jestimize hanım okuyucularımızın beylerden daha fazla ilgi göstereceklerini umuyorduk. Netekim öyle oldu. Hanım artistlerin konuştuğu programlarda telefon eden beylerin sayısında bir artış oluyordu, ama hanımlar hiç bir zaman % 60’dan aşağıya inmemişlerdi. Türk siremasınm romantik jönünün konuştuğu son pazartesi gününde hanım okuyucularımız kendi rekorlarını bir daha kırdılar. Telefon eden Ediz Hun hayranlarının % 90’ı genç kızdı. Bunun yanısıra Adalar’dan gelen telefonların çokluğu da gözden kaçmıyordu.

Konuşma günleri yazın en sıcak günlerine rastlayan Kartal Tibet’le Cüneyt Arkın, konuşmaya başladıktan bir süre sonra bunalmışlar ve önce kravatlarının düğmelerini gevşetmişler, sonra da ceketlerini çıkartmışlardı. İzzet Günay ise tedbirli gelmiş, ceket çıkartmak mecburiyetinde kalmaktansa hiç ceket giymemeyi tercih etmişti. Oztürk Serengil ise sadece ceketini çıkartmakla kalmamış, ceketinden sonra atlet fanilasını da masanın üzerine bırakıvermişti. Buna karşılık Ediz Hun 2 saat boyunca hiç istifini bozmadan konuştu. Son telefonu kapadığı anda kıyafetinde en küçük bir değişiklik bile yoktu. Ne kravatını gevşetmiş, ne de ceketini çıkarmıştı.

SORULAR, SORULAR VE YİNE SORULAR

Samimi Cevaplarla Ediz HunEdiz önce Gürdal adındaki bir askerlik arkadaşıyle konuştu. İki arkadaş karşılıklı hal hatır sordular, bazı müşterek hatıralarından bahsettiler ve sonunda birbirlerinin gözlerini öpüp telefonu kapadılar. Sonra telefon tam 2 saat boyunca hiç boş durmamacasına çaldı ve hayranları Ediz’le bol bol konuşup ona istediklerini sordular, meraklarını giderdiler.

MERAL ALTAN (25 Memure – ADANA: «A Ediz beey. Sesiniz çok tatlı, Adana’ya gelirseniz bizleri ziyaret eder misiniz?»

CEVAP: «Tabii efendim, şeref duyarım. Adresinizi alayım.»

KERİMAN ÖZDEMİR: «Ediz Bey en çok neyi seversiniz,hangi renkten hoşlanırsınız, hiç aşık oldunuz mu?»

CEVAP: «En çok annemle babamı severim efendim. Pastel renklerden hoşlanırım. Aşka gelince… Aşk İnsani bir his olduğuna göre ben de aşık olmuşumdur tabii…»

GÖNÜL EMOÇ (19 Ev kızı: «Ediz Bey Hülya Koçyiğit evlendiği zaman ne hissettiniz?»

CEVAP: «O sıralarda aynı filimde çalışıyorduk. Kendisine saadetler diledim.»

– «O evlendi, darısı sizin de başınıza»

– «Teşekkür ederim.»

ÇİĞDEM SÖNMEZ (16) Öğrenci: «Ediz bey, bir arkadaşımdan duydum. Siz fırtınalı gecelerde her tarafı sımsıkı kapatıp yorganı başınıza çekermişsiniz, doğru mu bu?»

CEVAP: «Allah Allah kimden duydunuz acaba. Bakın size şöyle cevap vereyim. Ben 3 yaşımdan beri yalnız başıma, ayrı bir odada yatarım. Dediğiniz gibi yağmurdan, fırtınadan korksam böyle olmazdı her halde. Ama ben de her şeyi merak ettim. Bunu kimden duydunuz?»

– «Kimseden duyduğum falan yok canım, şaka yaptım.»

FEYZA GÖKSU (20) ERZURUM: «Ediz Bey, yolunuz bu tarafa düşerse bize gelir misiniz?»

Samimi Cevaplarla Ediz HunCEVAP: «Zaten aklımda hanımefendi. Askerlik yaptığım yerleri ilk müsait zamanda ziyaret etmek istiyorum. O zaman inşallah rahatsız ederim.»

BÜLENT TOYBOY (17) öğrenci: «Ediz ağabey, sizinle görüşebilir miyim?»

CEVAP: «Tabii ama size şu anda belli bir adres veremem. Bu günlerde Kemal Filmde çalışıyorum. Geleceğiniz gün oraya telefon edip benim nerede olduğumu öğrenirsiniz.»

NESRİN ÖNAL (14) Öğrenci – BURSA: «Ediz Bey, hiç Yalova’da filim çevirdiniz mi, en son çevirdiğiniz filmin adını öğrenebilir miyim?»

CEVAP: «Yalova’da filim çevirdim. En son filmimin adı da «Gülbeşeker.»

MİNE SÖZÜDÜR (13) Öğrenci – ANTEP: «Ediz Bey, SES idarehanesine hayranlarınızla konuşmak için gelirken neler hissettiniz?»

– «Gayet samimi, gayet heylcanlı olarak idarehaneye geldim. Halkla temas etmek, bana telefon etmek lutfunda bulunan seyircilerimin sorularına cevap vermek benim için haziarın en büyüğü oldu efendim.»

HATUN UYAR – EMİRDAĞ: «Ediz Bey, bugün ikinci defa telefon ediyorum. Önce saat 15’te ettim, sizi bulamadım. Boyunuzu merak ediyordum.»

CEVAP: «Boyum 1,86 efendim. Bana saat 18’de idarehanede olmam gerektiği söylendiği için ilk telefonda konuşamadık sizinle.

GÜNSELİ SARİ (14) Öğrenci: «Ediz ağabey, birkaç soru soracağım size. Yeniden dünyaya gelseniz hangi mesleği seçerdiniz. Burcunuz, en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz dersler.»

CEVAP: «Vallahi, yeniden gelsem hangi mesleği seçeceğimi şimdiden bilemem. Bu zamanki şartlar ve şanslarla belli olur. Akrep burcunda doğdum. En çok Tabiat bilgisi dersini severdim, nefret ettiğim ders de yoktu.»

NÜKHET ENGİN (22) Öğrenci – İZMİR: «Ediz Bey, tahsiliniz nedir?»

CEVAP: «Lise mezunuyum efendim.»

– «Ama biz sizin Almanya’da üniversitede okuduğunuzu duymuştuk.»

Samimi Cevaplarla Ediz Hun– «Evet, Almanya’da bir süre tıp tahsili yaptım, ama bitirmedim. Babamın hastalığı üzerine yurda döndüm, sonra askere gittim. Terhisime yakın da, SES mecmuasının Sinema Artisti Yarışması’nı kazandım.»

– «Spor yapar mısınız, kendinizi yakışıklı buluyor musunuz?»

– «Vakit buldukça spor yaparım. Atletizm… Bence yakışıklılık önemli bir meziyet değildir. Önemli olan iyi insan olmaktır.»

DİCLE UYSAL (18) Öğrenci: «Hiii, Ediz Bey siz misiniz. Biz Çamlıca Kız Lisesinde okuyoruz. İmtihanlar dolayısıyle okulda kalıyoruz. Şu anda tam 30 kişiyiz. Arkadaşlarla sizin yüzünüzden münakaşa ediyoruz. İçlerinden bir, ikisi sizin filimlerinizi beğenmiyorlar. Bizse çok beğeniyoruz, tekrar tekrar seyrediyoruz.»

CEVAP: «Hayatta her şey zevk meselesidir hanımefendi. Beni takdir edenler kadar etmeyenler de olabilir tabii. Sizlere çok teşekkürler ederim. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım.»

NURDAN SÜHEYLA (16) Öğrenci: «En çok hangi filimlerinizi beğeniyorsunuz?»

CEVAP: «Ben filimlerim arasında bir ayrım yapamıyorum. Siz hangilerini beğendiniz? Samanyolu mu? Ben de severim onu efendim.»

HALİDE SONER (21): «Alaturkadan mı, yoksa alafrangadan mı hoşlanırsınız? Hangi şarkıcıları beğenirsiniz??»

CEVAP: «Alafranga dinlemek daha çok hoşuma gider, ama alaturkadan da sevdiğim parçalar var tabii. Şarkıcı olarak Alain Borrier, Tom Jones ve Charles Aznavour’u beğenirim.»

ÇİĞDEM ALMAÇ (16) Öğrenci – MALKARA: «SES Mecmuasının yarışmasını kazandığınız zaman neler hissettiniz?»

CEVAP: «Çok büyük sevinç ve heyecan duydum. Bana verilen değere layık olmam gerektiğini hissettim.»

GÖNÜL BURÇ (19) Öğrenci: «Şu andaki kıyafetinizi söyler misiniz?»

CEVAP: «üzerimde beyaz bir takım elbise var hanımefendi.»

– «Yeni tip elbiselerden hoşlanmıyorsunuz anlaşılan.»

– «Evet efendim. Klasik giyim daha hoşuma gidiyor.»

– «Onun için mi uzun favori bırakmıyorsunuz.»

– «Evet, bence erkek sade olmalıdır.»

İNCİ ŞENAY (14) Öğrenci: «Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz, en çok hangi yemeği seversiniz?»

CEVAP: «Boş zamanlarımda seyahat ederim, kitap okurum, çiçeklerle uğraşırım. Lezzetli olan her yemeği severim.»

HAMİYET UĞURLU (18)

Öğrenci: «Bana bir peruk hediye eder misiniz?»

CEVAP: «Siz öğrenci değil misiniz? Öyleyse hocalarınız peruğa kızmaz mı? Anlamadım… Ama biraz önce öğrenciyim demiştiniz. Haa, ikmaliniz var. Peki, babanız kızmayacak mı?»

– «Kızmaz, kızmaz. Zaten onun yanında telefon ediyorum.»

– «Pekiii. O halde şöyle yapalım. Siz imtihanınızı verin, ben de o zaman size peruk alırım.

ŞADAN ERALP (17) Öğrenci – BURSA: «Ediz Bey, şu anda tam 1 saat 10 dakikadan beri ayaktasınızdır. Yorgun olduğunuzu bildiğim için ben tek bir şey soracağım. Doğum tarihinizi tam olarak rica edebilir miyim?»

CEVAP: «22 Kasım 1940.»

İMRAN ŞENAY-ISPARTA: «Ediz Bey, şu anda P. T. T.’nin 10 merkezi sizi dinliyor, bize bir şey söyler misiniz?»

CEVAP: «Hepinize selam, sevgi ve saygılar efendim.»

SEMİH KÜÇÜKÖMER (16) Öğrenci: «Filimlerde hangi kadın artistle oynamak istiyorsunuz?»

CEVAP: «Benim istememle olmuyor ki beyefendi. Ben sadece konu ve senaryo üzerinde söz sahibiyim. Prodüktör hangisini tensip ederse onunla oynuyoruz.»

Samimi Cevaplarla Ediz HunNURDAN ERALP (13) Öğrenci – BURSA: «Demin ablam telefon etti, şimdi de ben ediyorum. Geçen akşam «Altın Küpeler» adlı filminizi seyrettim. Filimde kulaklarınız delinirken niye o kadar bağırdınız?»

CEVAP: «İnsanın kulakları delinirken çok acır.»

FİLİZ ERCEMİL (20) Öğrenci: «Şu anda neler hissediyorsunuz, sesiniz çok güzel neye filimlerde kendiniz konuşmuyorsunuz? »

CEVAP: «Şu anda çok mutluyum. Bana gösterilen teveccühe minnettarım. Kendi sesimle konuşmak meselesine gelince biliyorsunuz, seslendirme apayrı bir iş, onu da başka arkadaşlarımız yapıyorlar.»

FERDA SÜRER (15) Öğrenci: «Hangi filmi ve hangi artisti seviyorsunuz?»

CEVAP: «Ayrım yapmam, ama bu yıl çıkacak olanları eskilere nazaran daha çok beğeneceğimi umuyorum. Artist arkadaşların hepsi değerlidir. Hepsinin sanatlarına, kişiliklerine saygı duyarım.»

SELMA YİĞİTER (15) Öğrenci: «Tahsilinize devam etmeyi düşünüyor musunuz? Hangi danslardan hoşlanırsınız? Annenizi mi, babanızı mı seversiniz?»

CEVAP: «Ben 28 yaşındayım küçük hanım. Askerliğimi yaptım, sevdiğim bir mesleğim var. Zannederim bundan sonra okumak kabil olmayacak. Ağır danslardan hoşlanırım. Annemle babamı aynı derecede severim,»

NEVİN BAHAR (16) Öğrenci: «Beni tanıdınız mı Ediz bey?»

CEVAP: «Maalesef efendim.»

– «Haklısınız, ama şimdi anlatınca hatırlayacaksınız. 2 yıl önce Tepebaşı yol kavşağında arabalarımız neredeyse çarpışacaktı…»

– «A, evet evet. Şimdi hatırladım.»

– «Çarpışsaydık ne derdiniz?»

– «Ne bileyim ben, her halde arabadan inip özür dilerdim.»

SEMA ERGÜN (22) Memure: «Sinema artistlerinin sahneye çıkışı hakkında ne diyorsunuz?»

CEVAP: «Bence herkes kendi mesleğinde yürümesidir. Ben sahneye çıkışı tasvip etmiyorum. Ama bazı sebepler bazı arkadaşlarımızı sahneye itmiştir. Onlara başarılar dilerim.»

AHSEN İNANOĞLU (17) Öğrenci: «Ediz Bey bir arkadaşım cimri olduğunuzu söyledi. Bu doğru mu?»

CEVAP: «Allah Allah, neler de çıkıyor! Yok fırtınalı gecelerde yorganı başıma çekermişim, yok cimriymişim. Nereden duydunuz Allah aşkına?…»

– «Yani cimri değil misiniz.»

– «Hayır efendim, alakası yok.»

– «Peki başka bir şey soracağım. Şu anda bıyıklı mısınız, bıyıksız mı?»

– «Bıyıksız.»

– ««Aman ne iyi, ne iyi! Bıyık size hiç yakışmıyor! Bir daha sakın bırakmayın.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-39-sayisi)

11.08.2019 00:33

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 27 Ağustos 2015 12:40

    Nuran Namlı

    hayatı boyunca yakısıklı kaldı resmen adam :)
  • Yayınlandı: 3 Eylül 2015 17:39

    NUR HAYAT YÜZEN

    Türkiye'nin gelmiş geçmiş en yakışıklı jönü bana kalırsa :)
  • Yayınlandı: 3 Eylül 2015 17:40

    SUZAN İLERi

    kendisiyle bir kez görüşmeyi o kadar isterdim ki o zamanlar hayranlıgım oldukca coktu kendısıne :D
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 12:03

    ŞERİFE KUL

    ne ego ne kendini beğenmişlik vardı o zamanlar yıldız olmalarının bir sebebide buydu belki ne güzel cevaplar vermiş