Menü

Sanatçı Olmasalardı Vay Halimize

“Her kişinin gönlünde bir aslan yatar” derler ama, çağdaş kadının el atmadığı tek bir mesleğin kalmadığı için de bulunduğumuz 20.yüzyılda ünlü kadın sanatçılarımızdan gönlünde ne aslanlar yatıyor, ne aslanlar…Ekonomik bağımsızlığını elde etmiş kadınlar grubunun üyeleri arasında bulunan bu sanatçılarımız, bugün eğer ünlü birer isim olmasalarmış yine de alın teri dökerek ve kendi kazançlarıyla yaşamlarını sürdürmek isterlermiş.Kısacası erkeğin ürettiğini tüketen bir “parazit” olmayı hiç ama hiç kabul etmiyorlar bu ünlü kadın sanatçılarımız.Ancak onlar birçok erkeğin bile üstesinden gelemeyeceği meslekleri ikinci bir “aslan” olarak gönüllerinde yaşattıklarından doğrusu o zaman birçok erkeği de yerlerinden ederlermiş,söylediklerine bakılırsa..İşte biz de bu iddialı sözler üzerine ” sanatçı olmasalardı vay halimize” dedik…



HER LİMANDA BİR SEVGİLİM OLURDU

Gemilerde talim var, bahriyeli yarim var diye başlayan,ve denizcilerin yaşamını dile getiren ünlü türkümüzün anıları arasında özel bir yeri olduğunu söyleyen Yüksel Uzel, eğer kendisine meslek olarak şarkıcılığı seçmeseymiş ne yapar eder muhakkak “kaptan” olurmuş.

Mavi denizlerde beyaz köpükler arasında hızla yol alan koca koca gemileri dümeni başında idare eden kaptanların, kendisini adeta düşler ülkesine götürdüğünü vurgulayan Uzel, her ne kadar ülkemizde bayanlar kaptan olamıyorsada, bugün ünlü bir sanatçı olmasaymiş kendisinin öncülüğünde kadınlarında bu erkek işine el atabileceğini söylüyor. Ancak bu arada sanatçımızla evlenecek kişinin de “vay gelsin’haline olurdu, çünkü kaptanların her limanda bir sevgilisi vardır derler ya.



YÜZÜNÜZDE SİNEK DOLAŞMAZDI

Evet zaman çok değişti doğrusu… Kim derdi ki kafes arkasından dünyayı bir umacı gibi gören kadınlarınız, gün gelecek de “erkek, berberi” olacak diye… Kim inanır, hangi kadın erkekleri tıraş etmeye cesaret edebilirdi…Ama işte bü olmaz denilen şey günümüzde oldu ve artık kadınlar da erkek, işlerini yapmaya başladı, işte buna en somut örnek de sahnelerin haşarı kızı Deniz Erkanat… Sakalsız erkeklerden hoşlandığını söyleyen Erkanat, işto bu zevkinin kendisinde erkek berberliğine karşı büyük bir istek doğurduğunu belirtiyor ve diyor ki: ‘‘Eh ben bugün sahnelerde değil de bir dükkanda erkek berberi olsaydım, acaba sakallı erkeği sokakta mı dolaştırırdım. Evelallah elimde usturayla erkeklerin yüzünü öyle bir tıraş ederdim ki, yüzlerinde sinek bile dolaşamazdı…”



BENİMLE YÜKSELMEKTEN KORKMAZDINIZ

Birçok genç kızın gönlünde özlemle yaşattığı mesleklerden biri de mavi göklerde bir kuş misali havalanan uçakta yolculara sevinçle hizmet eden zarif bir “hostes” olmaktır. Kimisi koşulları sonucu arzuladığı “göklerin meleği’ni büyük bir istemle gerçekleştirirken, kimisi de kör talihine göz yumarak bu amacından istemeye istemeye vazgeçer. İşte son yılların sansasyonel isimlerinden Seda Sayan da bu ikinci gruba girenlerden.Henüz gazino dünyasıyla hiçbir, ilişkisi yokken düşlerinde yaşattığı mesleğin hosteslik olduğunu söyleyen Sayan, ne yazık ki ailesinin içinde bulunduğu durum nedeniyle bu arzusuna kavuşamamış. Şimdi ise yılların içinde biriktirdiği hosteslik tutkusunu sık sık uçak yolculuğu yaparak dindirmeye çalışıyor. Güzel sanatçımız “benimle yükselmekten korkmazdınız” diyerek de uçak korkusu olanları rahatlatmaya çalışıyor…



GÜLÜMSEMENİZE GARANTİ VERİRDİM

Elinde kerpeteniyle koltukta oturan beti benzi atmış hastanın dişini insanlara şifa sunmanın verdiği soğukkanlılıkla bir hamlede çeken bir diş hekimi…Veya ünlü sanatçıların ve sosyeteye mensup hanımların tebessümlerini hünerli elleriyle daha bir güzelleştiren bu hekim Aykut Ertan… Ancak biz o gün Erten’in kliniğine uğradığımızda işler tersine döndü. ..Ve bu kez koltuğa diş hekimi Erten oturdu, başına da Nazan Şoray geçti, Birçoğumuz gibi diş çektirmekten, yaptırmaktan şon derece korkan Nazan Şoray , her ne kadar diş doktoru denince tir tir titriyorsa da küçükken en büyük özleminin bu meslek olduğunu vurgulamaktan kaçınmıyor.O gün bu fırsatı Erten’in kliniğinde ele geçiren Şoray “güIümsemenize garanti verirdim.”diyerek diş doktorundan korkanlara da güvence veriyordu…Diş çektirmek veya dişçinin kapısından içeriye adım atmak biraz cesaret işidir açıkçası…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1983-tarihli-11-sayisi/)

27.02.2021 21:15

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar