Menü

Selda Alkor’dan Skandal

Lafı eğip bükmeden dosdoğru konuşalım: 32 milyonluk koskoca bir millet olarak «orta elçiler seviyesinde» düzenlenen bir yarışmada kendimizi dışişleri bakamyle temsil ettirmiş gibi garip bir duruma düşüverdik! Evet, 16 ülkeden genç yıldız namzetleriyle, isimsiz figüranların «belki yıldız oluruz» ümidiyle katıldıkları «1968 Avrupa Sinema Güzeli» yarışmasında bizi Selda Alkor temsil etti ve 17 müsabık içinde Allahtan yedinci olabildi!



Şimdi «eğri oturup doğru konuşalım». Uluslararası yarışmalarda uyulması gereken bazı ana kurallar vardır. Ve hiç kimse şahsi çıkarları yüzünden bu kuralları hiçe saymak hakkını kendinde bûiamaz. Uluslararası sportif bir yarışma alanı olan olimpiyatlar için önceden belirli barajlar konur, bu barajı geçemeyen atletleri olimpiyatlarda yarıştırmazlar. Sonra dünyanın bağımsız hiç bir ülkesi kendine «orta elçi» gönderen bir devlete büyük elçi göndermez. Peki, katılan diğer 16 ülkeyi isimsizlerin temsil ettiği bir yarışmada Türk sinemasının yıldız oyuncularından Selda Alkor’un işi nedir? Belki Selda -sadece Selda Alkor olarak- bu yarışmadan şahsî bazı faydalar ummuş olabilir. Ama fiIimcilerin, gazetecilerin ve halkın ona verdikleri payeyi yokmuş gibi saymaya da hiç ama hiç hakkı yoktur.

Kanaatimizce SES Sinema Artisti Yarışması yoluyla sinemaya geçen Selda Alkor, durumuna yanlış teşhis koydu, kendini diğer milletlerin figüranlarıyle bir tuttu. Selda’nın 7’nciliği için «Allahtan» dedik. Ya Selda birinci olsaydı! O zaman yabancılar nazarında amatör bir müsabakada profesyonel oyuncu kullanmış durumuna düşmez miydik?

O yarışmada Malta’yı temsil eden bir eli yüzü düzgün, eh güzelliği kendine yeter bir kızcağız varmış. Kız uçaktan iner inmez etrafına öpücükler dağıtmış, poz poz resim çektirmiş ve «Artist olamazsam sekreter veya hostes olacağım,» demiş. Buyurun şimdi: Aynı yarışmada Malta’yı kim temsil etti, Türkiye’yi kim?



İş bu kadarla kalsa yine iyi. Yarışmadan sonra yedinci olduğu için kahırlanan Selda’yı teselli etmek için yanına yaklaşan İtalyan rejisörlerinden Dino Rissi ne dese beğenirsiniz? Rissi, Selda’ya bakmış bakmış ve, «Sophia Loren de yıllarca önce bir müsabakaya girmiş, fakat derece alamamıştı. Ama sonradan o meşhur oldu, birinci olanın ise isminden bile bahsedilmiyor. Üzülmeyin istikbal sizindir!»

Ne istikbalinden bahsediyorsunuz siz Sinyor Rissi… Selda zaten bugün Türk sinemasının en kalburüstü yıldızlarından. Sizin istikbal dediğiniz şey bugün onun için «hal» dir, yarın belki de «mazi» olacaktır.



Eğer bu yarışmada İtalya bir Sophia, bir Claudia, bir Monica, bir Virna Lisi ile, Fransa Brigitte, Mylene Demongeot ile, Almanya Elke Sommer’le yarışmanın yapıldığı Yugoslavya Sylva Koscina ile temsil edilseydi, Selda’yı (derecesi ne olursa olsun) bütün kalbimizle alkışlar, «Binbir dalaveranın döndüğü, asap bozucu hadiselerin dakika başına patlak verdiği uluslararası bir yarışmada bizi gerektiği şekilde temsil edebilmek için yoruldu, helak oldu kızcağız,» der, sonra da onu törenlerle karşılardık. Ama bugün, ileride şöhretli bir yıldız olmak isteyen genç kızların katıldığı bir yarışmada bizi bir «yıldız» la temsil ettirip uluslararası ilişkilerde gerekli bütün kuralları hiç saydığı için sadece esef ediyoruz ve sebepli veya sebepsiz olarak bu yarışmaya katılmayıp, «Türk sinemasının haysiyeti» ni koruyan Türkan Şoray’la Hülya Koçyiğit’e alenen teşekkür ediyoruz.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-40-sayisi)

06.09.2020 00:26

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:32

    Gizem Ersoy

    ses selda alkora nasıl yüklenmiş ya :D