Menü

Selma Güneri Yazarlığa Soyundu

«BUNDAN dört, beş yıl kadar, önce İstanbul gece kulüplerinde bir «Kabare Show» olayı vardı. Değişik daldan sanatçıları bir ekip çalışmasına itmişti bu gösteriler. Seyredenler de bir hayli ilgi duymuştu bu gösterilere. İşte bu ilgi, ileriyi düşünmek zorunda olan yapımcıları daha geniş boyutlu düşünmeye itti. ‘Müzikaller’ serisinin doğuşu bu dönemlere rastlar… Geçen kış salonları doldurdu müzikalseverler… Ancak bu yıl yeni bir soluk gerekil, aksi halde bu seyirciyi kaçırırız salonlardan» derken bir gerçeği gözler önüne seriyordu Selma Güneri…



Gayrettepe’de geniş ve rahat bir salonda müzikallerin geleceğini tartışmaya dalmıştık. Bir yandan ikram edilen çayları yudumlarken, diğer yandan, çok şeyler anlatmak isteyen sanatçıyı izliyorduk.

«Şimdiye dek seyredenlerin beğendiği müzikallere baktığımızda hemen hepsinin belli bir dönemin komik yanlarını yansıttığını görürüz. Yalnızca renk alemi olsun diye, dans, müzik ve tiyatroyu içice sokma dönemi kanımca geçti artık. Seyirci gülmekten de öte belli bir dönemin ilginç ya da eleştirilecek yanlarını da gülerek izlemeli.»

Ayağa kalktı, yandaki odadan bir tomar kağıt ve notlarla içeri girdi.



«Şimdiye kadar gerek sahne, gerekse sinema yaşamımda İlginç olayları not ederdim. Geçenlerde bu notları okuyan bir arkadaşım onları derleyip oyun haline getirmemi teklif edince hemen kabul ettim. Çünkü yukarda anlattıklarıma çok uygundu. O sinema dünyasında, kendini çok şey sanıp hiçbir şey olamayanlar, umutlarla gelen gencecik kızlar, erkekler ve onları için için gülerek izleyen yaşlılar… İşte hepsi bu notlarımın bir köşesi, ne sıkışmışlar… Bunları bir müzikalde toplamak… İşte hedefim…»

Gözleri parlıyordu Selma Güneri’nin… Konuşurken kimi kez kalkıyor ve yazdıklarını oynuyordu… iddialı, çok iddialıydı Selma Güneri…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-25-sayisi)

04.11.2020 04:44

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar