Menü

Şenay Bu Acıya Nasıl Dayanacak?

SENAY’i günlerce süren aramalarımızdan sonra nihayet bulabiliyoruz… Yorgun ve cılız bir sesle telefondan şöyle sesleniyor: «Yarın evimden ayrılıyorum… Uzun bir süre dönmeyeceğim:..»

«Dönmeyeceğim? sözünün ardında yatan gerçekleri öğrenmek için, ertesi gün Şenay’ı Gümüşsuyu’ndaki evinde ziyaret ediyoruz…



«Nereye gitmeyi düşünüyorsunuz?..»

«Aslında ekonomik durumum iyi olsaydı, Türkiye dışına çıkıp, uzun süre ülke ülke gezmek isterdim.. Ancak buna olanağım yok. Yakınlarım uzun süredir ısrar ediyorlardı Gidip onların yanında kalacağım.. Önce Kızıltoprak, ardından Marmaris, sonra Bodrum ve Silivri… Değişik yerlerde, değişik kişiler arasında, belki eski günlerime döne bileceğim bir yol bulabilirim.»

«Yakınlarınızın yanında ne kadar kalacaksınız?»

«Belki bir ay, belki iki ay…» «Peki, müzik çalışmalarınız konusunda karar verdiniz mi? Müziğe dönecek misiniz?»



«Müziğe dönmek istemiyorum… Hem eskiden de pek sahne çalışması yapmazdım zaten. Plak piyasasının İçinde bulunduğu durum da ortada. Keşke başka bir mesleğim olsaydı. O zaman bir uğraşım olurdu ve zamanla düzelirdim…»

«Hiç plak teklifi aldınız mı?»

«Aldım… Yeşil Giresunlu geldi… ‘Anılarım’ adıyla bir LP’de eski parçalarımı toplamamı teklif etti. Ancak dedim ya, değil şarkı söylemek, müzik dinlemek bile beni üzüyor… Sinirlerim çok bozuk. Moralimin düzelmesi gerekiyor.»



«Hollanda’da satışa çıkan ‘Honki Ponki’den haber var mı?»

«Son olarak, ‘Honkey Ponkey’ adıyla ve İngilizce sözlerle yaptığım bu plağın, Fransa, Belçika ve Japonya’da piyasaya çıkartılacağını öğrendim. Ama bana ne!.. Bu plak şimdi milyon satsa, umurumda bile değil ki» diyordu Senay üzgün üzgün…

«Yakınlarınıza yapacağınız bu ziyaretlerden sonra ne olacak?»

«Bilemiyorum…»



Şenay saatine bakıyor ve, «Benim hazırlanmam gerek» diyor. Küçük bir valiz içine birkaç parça giysi koyuyor. Sonra tekrar çöküyor koltuğa:

«O benim için birkaç kişiydi.. Çocuğum, kocam, menajerlmdi.. Her an birlikteydik onunla. Her şeyi ona bırakmıştım ve ona dayanmıştım. Bu hataydı… Elektrik faturasını bile o yatırırdı. Ben hala ekmeğin fiyatını öğrenemedim.

«Onun yokluğu gittikçe büyüyor içimde… Ben tek başıma bir hiçim. Yaşamla mücadele edebilmem için toparlanmam gerekiyor. Bu da altı ayda mı olur, bir yılda mı olur, bilemiyorum!.. Önceleri, olayın ilk şokuyla olacak, kısa zamanda toparlanacağımı sanıyordum. Bu nedenle de şunu yapacağım, bunu yapacağım, diyordum. Oysa zamanla hiçbir şey yapamayacağımı anladım..»



Yaşamının en mutlu günlerini geçirdiği odada, Senay hep aynı cümleyi tekrarlıyordu:

«Artık hiçbir şeyden zevk almıyorum…»

Yıllarca yaşadığı evden ayrılırken, ne zaman geri döneceğini Şenay da bilmiyordu. Karşımızda çökmüş, yaşlanmış bir Senay ve küçük bir valiz duruyordu…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-24-sayisi)

28.11.2020 03:11

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar