Menü

Ses’i Yalnız Bırakmadılar

YIL 1963… Ses Dergisi yeni bir artist yarışması daha düzenlemektedir. Binlerce başvuru olur. Kızlı – erkekli bu yarışmacılar arasında ön eleme yapılır ve daha sonra da canlı elemeye geçilir. Kumral bir kız jürinin hemen dikkatini çeker. Ve tüm oylar o genç kızda yoğunlaşır. Adı Hülya Koçyiğit’tir bu genç yıldız adayının… İlk filmini çevirir… «Susuz Yaz» ve ardından diğerleri gelir. Artık Hülya Koçyiğit oyunculuk gücüyle gerçek bir star, tavırlarıyla ve özel yaşamıyla da hanımefendi bir isimdir. Şimdi dilerseniz Ses Dergisi’nin 23. yıldönümü kutlamalarında aramızda bulunan Hülya Koçyiğit’le kısa bir söyleşimizi aktaralım sizlere:

– Yarışmaya katıldığınız zaman başka kuruluşların açtığı yarışmalar da var mıyar?

«O zamanlar Ses Dergisi en ciddi dergiydi… Ben diğer yarışmalara katılmayıp Ses Dergisi’nin açmış olduğu yarışmaya katılmayı uygun buldum…»

– Artist yarışmalarında seçim yapılırken sadece fiziki görünüm mü önemlidir?

«Yarışmacıların rol yeteneği fotoğrafla belli olmaz. Onlara deneme filmleri çevirtmek ve bu aşamadan sonra da karar vermek gerek.»

Hülya Koçyiğit’le birlikte yaşgünümüzde bulunan diğer bir yıldız da Tarık Akan’dı… 1970 yılı birincisi olan Tarık Akan ilk filmi «Salon Bir Yaprak Gibi»yi çevirdikten sonra büyük bir patlama yaptı ve zirvedeki yerini aldı… Uzun yıllar Türk sinemasına hizmet veren ve çeşitli ödüller alan Tarık Akan ise yaptığımız söyleşide bize duygularını şöyle aktardı:

– Bu tip yarışmalarda sizce ölçüt ne olmalı?

«Katılma büyük sayıda olmalı… Ne kadar fazla kişi katılırsa, o kadar tutarlı bir seçim yapılabilir.»

– Fizikten başka yarışmacılarda ne gibi özellikler ararsınız?

«Genel kültür ve yetenek gibi ögeler de yarışmacılarda aranmalıdır.»

Evet… Türk sinemasının iki ünlü ismi, 23. yıldönümümüzü en içten kutlayan sanatçılardı…

SesSES 23 YAŞINDA

EVET… 22 yılı daha geride bıraktık. Yayın hayatına ilk kez 24 Kasım 1961 tarihinde başlamış olan sizin derginiz Ses, geçtiğimiz günlerde 23. yıldönümünü kutladı… Uzun uğraşlar ve yoğun çalışmalar sonucu ortaya çıkan ve bugünlere ulaşan Ses Dergisi, yayın ilkelerinden ve geleneksel habercilik anlayışından ödün vermeden okurlarımıza hizmetini sürdürmeyi görev biliyor…

Ve her dönemde sorumlu olduğu okur kitlesinin istekleri doğrultusunda bir politika izleyerek, kişilerin özel yaşamlarına saygılı olmaya özen göstererek yoluna devam ediyor Ses Dergisi… O günlerden bugünlere dek ayakta kalan tek dergi olduğumuz için mutlu, kıvançlı ve onurluyuz…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-48-sayisi)

30.07.2019 13:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar