Menü

Sevmek, Sevişmek İstemiyorum

İyi bir sanatçı, iyi bir anne ve iyi bir dost. Onun dıştan görünümü gerçekten özenmeye ve her şeye sahip bir kadın dedirtmeye uygun. Oysa Hümeyra’nın içine girenler kalabalığın içinde bile nasıl yapayalnız kaldığını görünce şaşırıyorlar. Çünkü sanatçı sevdiği şeyleri paylaşmayan insanları sevmekten ve sevişmekten kesinlikle kaçıp, eskitemediği hisleriyle içinde fırtınalar koparıyor, insanlardan nefret ediyor…



“Nasıl isterim böyle sevgiyi, böyle sevişmeyi” diye sinirle başlıyor sözlerine Hümeyra. “Düşünün güneş tüm kızıllığıyla yeri göğü boyarken, denizin üzerindeki pırıltıları ile duygularım coşuyor, heyecanımı yanımdakiyle paylaşmak istiyorum, o gayet sakin ”şekerim” diyor güneş her sabah doğar ve her akşam aynı şekilde batar!.. Olur mu hiç? İnsanın her günü hatta her saati ki güneşin görünüşü bir olsun? Ben bu adamı sevsem n’olur, sevişsem n’olur? Ayrı tellerden çaldıktan sonra…”



Evet, bugün Hümeyra’nın her şeyi var artık. Ama yalnızlığını paylaşacak tek bir insan yok yanında. Belki paylaşmak isteyen çok insan var, ama o hepsi yanındayken kalabalık bir ortamın içinde bile olsa kendisini yapayalnız hissediyor. Çünkü insanların gittikçe büyüyen beyinlerinden dolayı kalplerinin küçülmesine göz yummalarını ve duygusuz olmalarını hazmedemiyor, duygularını onlarla aynı derecede paylaşamadığı için de yapayalnız kalıyor…

Sonra onbeş yaşındaki bir genç kızın bile erkek arkadaşını görünce kalbinin çarpmadığına, mantıklı bir dostluğu çılgınca bir aşka tercih ettiğine şahit olup küsüyor herkese. En yakın arkadaşı gitarı ve sevdiği şiirlerin gölgesine girip insanlardan uzaklaşıyor. Yepyeni şarkılarla anlatmak isteyip anlatamadıklarını, söyleyip de duyuramadıklarını dile getiriyor. “Tutsana ellerimi, görmüyor musun?” diye sevgilisine kızarken, “Bir ben kaldım tek yakın bana” diye de sevdiği şeyleri paylaşamadığı insanlara değiniyor.



Oysa Hümeyra kendisi de biliyor, duygularının sarhoşluğunu yaşarken bir çok kişinin günden güne değişen hayat şartlarına ayak uydurabilmek için ne kadar ayık kaldığını. Ama yine de solduramadığı hisleriyle sevdiği her şeyi paylaşabilecek, duygusallığını öldüreceği yerde pekiştirecek bir erkek arıyor. Gülüp, eğlenmenin dışında kendisine bir şey veremeyenlere Hümeyra’da özveride bulunmayıp “sevmek ve sevişmek istemiyorum, sevdiklerimi paylaşmak istiyorum” diyerek kestirip atarken, ümitlerini de kesinlikle yitirmiyor…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-42-sayisi/)

27.08.2020 23:29

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar