Menü

Sinir Krizinin Ardındaki Gerçek

Şişli Can Hastanesi’nin 404 numaralı odası. Renk renk çiçekler arasındaki solgun bir yüz, sürekli ağlamaklı…

Doktor ve hemşirelerin biri gidiyor, biri geliyor. Ve Sevda Karaca hastaneye kaldırıldıktan ancak 24 saat sonra kendine gelebiliyor. Geçtiğimiz Cumartesi.sabahı kendisinin ve annesinin deyişiyle çok çalışmaktan sinir krizi geçiren, doktorların ise ”Pili bitti” dedikleri Sevda Karaca, ”Son olaylar ve çok çalışmak beni hastane odasına düşürdü” diyorsa da, fısıltı gazetelerini iddialarına göre işin aslı sanatçının söylediği gibi değil…



SEVDA ÇOCUK MU DÜŞÜRDÜ

”Koca bir sezon hiç durmaksızın çalıştım. Dinlenmeye fırsat dahi bulamadım. Bu arada geçirdiğim trafik kazası, işin tuzu biberi oldu. Ayrıca beş senelik nişanlım Abdi ile aramızdaki bazı gereksiz tartışmalar da sinirlerimin yıpranmasında önemli rol oynadı. Düşünün bir kere. Beş senedir nişanlıyız ve evlenmemize dört ay kala hala tartışıyoruz. Cumartesi sabahı kendimi iyi hissetmedim. Herşeyi kırdım, döktüm. Kendimi kaybetmişim. Yakınlarımda bu hastaneye getirmişler. Doktorların koyduğu teşhis sürmenaj. Uzun süre çalışmam ve gece hayatı, içki yasak..”



Hastalığı hakkında Sevda Karaca’nın dudaklarından dökülen sözcükler buydu. Oysa Sevda Karaca ile ilgili sahne çevrelerinden kaynaklanan, daha doğrusu iddia edilen haberler, sanatçının sözleriyle tam bir çelişki içinde…. Buna göre, nişanlısı Antalyalı iş adamı Abdi Ülgen’le olacak evliliğe büyük ümit bağlayan Sevda Karaca, Antalya’da ”Hayat kadını”nı canlandırdığı bir film çevirmişti. Buna kızan ”Deli fişek” nişanlı, sanatçıyla büyük bir münakaşaya tutuştu. Sevda’ya “Bu iş bitti” diyerek beş senelik nişanı bozdu. Söylentilere göre ümitlerinin birdenbire son bulması üzerine büyük bir sinir krizi geçiren sanatçı, bu arada üç aylık çocuğunu da düşürmüş. Çevrenin iddiası işte böyle…



Buna karşın Sevda Karaca ”Yalan” diyor ve şöyle devam ediyor: ”Ben zaten Abdi ile evlendikten sonra sahneyi bırakacaktım. Evimin kadını olunca tabii ki çocuklarım da olacak. Söylenenler kesinlikle uydurma.”

Evet, söylenenler böyle… Belki de gerçekten uydurma. Ama elin ağzı torba değil ki büzesin… Konuşuyorlar işte…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1981-tarihli-42-sayisi/)

16.01.2021 21:38

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar