Menü

Şirin Devrim Amerika’da

Aşağıdaki yazıda, Rockefeller Enstitüsünden aldığı bir bursla 4 ay Amerika’da ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde incelemeler yapan İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Şirin Devrimle, Amerika Muhabirlerinden Sara Korle’nin New York’ta yaptığı bir konuşmayı bulacaksınız.

şirin devrim

ROCKEFELLER Enstitüsünün vermiş olduğu bir bursla 4 aylık bir inceleme gezisine çıkmış olan Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Şirin Devrim’i Amerikadan İngiltereye hareketinden önce New York’ta gördüm. Şirin Devrim, bu seyahatinde en az 10 ülkenin tiyatro merkezlerine giderek tiyatro ve sanat, yönünden incelemeler yapmak fırsatını bulmuştu.

Yale Üniversitesi tiyatro bölümünün mezunlarından olan ve Amerikayı iyi bilen Şirin Devrim’e Amerikan tiyatrosu hakkında ne düşündüğünü ve geçen yıllar içersinde bir değişiklik görüp görmediğini sordum:

-«Amerikan tiyatrosunda en önemli gelişme, Broadway’deki ticari amaçlarla işliyen tiyatroların yanında, eskiden hiç görülmeyen repertuar tiyatrolarının ver almış olmasıdır» dedi. «Beni ilgilendiren bir nokta da yeni yapılan tiyatro binalarındaki sahnelerin arena tarzında, yani eski Yunan’ın üç çeyrek tiyatrosunun modern şeklinde olmasıdır. Her yerde olduğu gibi Shakespeare festivaline burada da çok önem verilmektedir. Bunların içinde bence en ilgi çekici olanı Joseph Rapp adında genç bir yöneticinin New York’taki büyük parkta kurduğu açık hava tiyatrosu ve kamyonlarla New York’ta mahalle mahalle dolaştırdığı gezici Shakespeare tiyatrosudur.»

Şirinle bir gün bu tiyatroya gittik.

Bir kamyon kervanı halinde mahalle mahalle dolaşan bu tiyatro topluluğu şehrin muhtelif semtlerinde veya çocuk bahçelerinde halka oynuyordu. Dekorlar, ışık tertibatı, aksesuar, artistlerin giyinme odaları sahne velhasıl bir piyesin oynanması için lüzumlu olan bütün malzeme kamyonlarla taşınıyordu. Bunların içinde en büyük kamyonun kapakları açıldığı zaman tam teçhizatlı bir sahne meydana çıkmakta, diğer bir kamyon ışık ve ses ihtiyacını tamamlamakta, hidrolik generatörler elektriği temin etmekte, bölümlere ayrılmış iki kamyon aynaları, lavaboları, tuvaletleri ile mükemmel birer makiyaj ve giyim odası vazifesini görmektedir. Bir otobüs ve iki büyük otomobil artistleri taşımaktadır. Bu tiyatro herhangi bir parka girdiği andan itibaren iki saat içersinde hazırlanıp tamamlanmakta ve 1600 kişilik bir seyirci topluluğunu rahatça oturtabilecek mükemmel bir açık hava tiyatrosu haline gelmektedir. Yetmiş kişilik bir kadrosu olan bu tiyatronun on binleri aşan masraflarının bir kısmını New York belediyesi, diğer kısmını ise teberruları ile sanatsever ve hayırsever kimseler temin etmektedir. Halka bedava olarak gösterilen bu gezgin tiyatronun amacı orta halli ve ortadan aşağı halli kimselere sanatı iletmektir.

Şirin Devrim için bu seyahatinde en ilgi çekici durum değişik memleketlerde aynı piyesleri değişik yöneticilerle görmüş olmasıdır.

-«Mesela bu seyahatimde üç Hamlet gördüm» diyor Devrim. «Birincisi İtalyan yöneticisi Zafirelli’nin Pariste sahneye koyduğu Hamlet’di. Bu prodüksiyonda en ilgi çekici durum göz zevkini tatmin eden ışık ve efektlerdi (sisler, dumanlar, gölgeler gibi). İkincisi John Gilgoud’nun New York’ta sahneye koyduğu ve baş rolünü Richard Burton’un oynadığı Hamlet’di. Burton’un Hamlet yorumu çok ilgi çekici idi ve bütün piyes kostümsüz, dekorsuz ve prova kostümleri, dekorları ile sahneye konmuştu. Üçüncü Hamlet’i Connecticut Stratford’da gördüm, bu ise bildiğimiz klasik Shakespeare piyesi idi. Oyuncuları genel olarak zayıftı… Bu arada Fransa’da «Le Vicaire» Amerika’da «The Debuty» ismi altında oynanan ve Papa XII. Pius’u Nazilere karşı yumuşak davranmakla suçlayan ve büyük hadise yaratmış olan bu piyes, bana bir kere daha yöneticinin önemini gösterdi. Pariste Peter Brook’un mizanseni ile sahneye konan ise tanınmıyacak kadar değişik şekilde idi. Birincisi heyecan veren, muntazam bir tiyatro hadisesi yarattı, New York’taki ise basma kalıp bir meseleyi gözlerimizin önüne alelade bir şekilde seren basit manasız bir piyes olmaktan öteye gidemedi.»

Şirin Devrime son sualim şu oldu:

-«Dünyanın belli başlı tiyatro merkezlerinde sayısını belki kendinizin de unuttuğunuz pek çok piyes gördünüz, bir hayli de göreceksiniz. Memleketimiz tiyatroları ile dünya tiyatroları arasında bir mukayese yapabilir misiniz?»

Heyecanlı ve hareketli sanatçı bu soru karşısında büsbütün heyecanlanarak:

-«Beni çok mesut eden bir nokta, aktör ve aktris bakımından sanatkarlarımızın, her hangi bir Avrupalı veya Amerikalı sanatkarla boy ölçüşebilecek durum ve kabiliyette olmaları hatta daha da iyi oyun çıkarabilmeleridir. Seyahatimde bunu iftiharla gördüm. Ama maalesef ışık bilhassa kostüm ve dekor bakımından ne kadar geri olduğumuzu da bu arada anladım. Mamafih bizdeki Rumelihisarı ve Aspendos gibi tarihi yerler tiyatro, sahne, manzara ve güzellik bakımından dünyanın hiçbir yerinde yok.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-41-sayisi)

31.08.2015 18:03

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar