Menü

Soyadından Nefret Ediyor

Bir genç kadın düşünün… İnsanların yüzüne bakamayan… Başı sürekli önüne eğik dolaşan ve gezmek için sürekli gece karanlığını bekleyen. Bu kadın ne bir filmin yıldızı ne de bir utanç romanının kadın kahramanı. Bu kadın son gazino çalışmalarında sürekli işi yarıda bırakıp kaçan ve bu yüzden organizatörler, gazinocular, tarafından kara listeye alınan Deniz Uğur’dan başkası değil…Dört yıl önce sahneye ilk çıktığı zaman masum güzelliğiyle adından çok söz ettiren ve daha sonra gazinocular kralı Fahrettin Aslan’ın devamlı kadrosuna girerek kendine sağlam bir sanat politikası kazandıran Deniz Uğuriun Maksim müesseselerinden kopuşundan beri başarı grafiğinde sürekli düşüş kaydetmesi özel yaşamındaki fırtınalara bağlanıyor…Hele hele genç kızlığından beri flört ettiği Savaş Eşici ile ciddi ciddi evlenmeye kalkıp da, önüne filmcinin evlilik engeli çıkınca Deniz Uğur daha bir dağınık yaşama girdi.



Gazetecilerden korkan, sürekli kaçan birkaç yakın dostu dışında kimselerle görüşmeyen Deniz Uğur sonunda film yapımcısı Savaş Eşici’nin karısından boşanmasını sağladı ama hürriyetin tadını arzuladığı şekilde bir türlü çıkartamadı. Çünkü felaketler sürekli birbirini takip etti. Başrolünü oynadığı filmlerden sevgilisinin zarar etmesi, Yeşilçam ketlerine verdiği çeklerin karşılıksız çıkması şarkıcının gazino sahnelerine yaptığı zorunlu dönüşte tatsız olaylarla işi yarım bırakması hep Deniz Uğur hakkında çıkan son haberleri oluşturuyordu. Son olarak Ankara çalışmasında da aynı hüsranlı sonucu yaşayan ve çareyi şehirden ayrılmakta bulan Deniz Uğur’un şimdi şimdi yakın arkadaşlarına “Ben uğursuzun ta kendisiyim” diyerek dert yandığı söyleniyor.



Soyadının “Uğur” olmasına rağmen kendisini “Uğursuz” olarak tanımlayan genç şarkıcıyı yakınları teselli etmeye çalışırken iş çevreleri de sürekli mutsuz olmasını şöyle yorumluyor;“Deniz bile bile kendini uçuruma sürükledi. Yuva yıkanın yuvası olmaz demiş büyükler. Boşuna söylenmemiş bu laf. Yıllardır beraber yaşadığı film yapımcısının sonunda yuvasını dağıttı ama bu sefer öylesine intizar aldı ki şimdi kendisi mutlu olamıyor. Yüzü gülse bile içi kan ağlıyor. Çünkü artık ailesi de terketmlş onu…”Yeni yıla, mutsuz ve de huzürsuz giren Deniz Uğur’un en büyük arzusu 1984’te geçmişte kalan mutluluğu tekrar yakalamak.

(Alıntıdır.Bkz :https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-17-sayisi/

27.02.2021 19:31

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar