Menü

Suphi Tekniker

«Adım Suphi Tekniker. Tiyatro ve sinema oyuncusuyum. 10 ocak 1940’ta Mersin’de dünyaya geldim. Beş kardeşim var. İlkokulu Mersin’de, Gazi Paşa İlkokulunda okudum. Sonra Mersin lisesine girdim. Ortada bir, lisede de bir yıl kaybederek, 6 yıllık orta tedrisatı 8 yılda tamamladım. Bugün arada bir düşünüyorum da bu bana çok büyük başarı gibi geliyor.



«Hem ortaokula gidiyor, hem tiyatro ve resimle ilgileniyordum. Mersin’in tek sanat ve düşünce dergisi olan ‘Elek’te çalışıyordum. Ayrıca Mersin Tiyatro Sevenler Derneği’nin de kurucularındandım. Okullar arası resim ve kulüpler arası yüzme yarışmalarına katılıyordum. Bu yüzden de ders çalışmaya pek vakit bulamıyordum. Lise yıllarında ilk defa sahneye çıktım. Mersin’in «raylı» Halkevi sahnesinde önce Cyrano de Bergerac’ı sonra Eugene O’Neill’in piyeslerini oynadım.

İki yıl gecikmeyle liseyi bitirince soluğu Ankara’da aldım. Siyasal Bilgiler Fakültesinin imtihanlarına girdim ve kazandım. Arkadaşlarım kayıtlarını yaptırırlarken ben aile dostumuz Saim Alpagoy’yla konuşuyor, ondan bir tavsiye mektubu alarak İstanbul’un yolunu tutuyordum.



Muhsin Ertuğrul’un Saim Beye itimadı vardı. Beni ‘Mektep Arkadaşları’ piyesinde denedi. Sonra da İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun ‘aday kadrosu’na 10 lira yevmiye ile aldırdı. Bir ay her Allah’ın gecesi sahneye çıkıyor, fakat hiç konuşmuyordum. Bir gece başrolü oynayan Toron Karacaoğlu hastalandı. Dublör de yok… Perdenin da açılması lazım… Hemen ileri fırladım. Ürkek ürkek: ‘isterseniz, o rolü ben oynayayım,’ dedim. ‘Peki’ dediler.

Ertesi gün esas kadroya alındım ve piyesler birbirini takip etti.



Bir gece perde arasında arkadaşların konuşmalarından rejisör Atıf Yılmaz‘ın seyirciler arasında olduğunu öğreniyoruz. Piyesin sonunda Atıf Bey kulise geliyor, tanışıyoruz. Bana filimlerde de oynamamı teklif ediyor. Önce anlaşır gibi oluyoruz, ama sonunda ilk filmimi ona değil de başka bir rejisöre. Dr. Alyanak’a yapıyorum. Erman Filmin Fikret Hakan-Leyla Sayar ikilisiyle yaptığı Zehir Hafiye’yle beyazperdeye geçiyorum. Bir gazete – foto muhabirini canlandırdığım o rolü hala unutamam… Sonra filimler, filimler, filimler…



«Ben koyu bir Fenerbahçeliyim. Dürenmatt’ı ve bütün Kemal’leri (Namık Kemal, Yahya Kemal, Behçet Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir) beğenerek, severek okurum. Bu arada Sait Faik’le Fazıl Hüsnü’yü de unutmayalım.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-9-sayisi)

24.11.2020 02:10

Kategoriler:   Kim Bunlar

Yorumlar