Menü

Takım Oyununun Püf Noktaları

FUTBOL oyununun «takım oyunu» olduğunu, futbolcusu, yöneticisi, antrenörü bilir, ama bunun tam uygulaması yurdumuzda yapılamaz. Futbolun ana kuralı olan takım oyununun niçin uygulanmadığının veya uygulansa da neden devamlı olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu yönden giderek önce ne gibi çalışmalar üzerinde durulması gerektiğinin incelemesi yapılmalıdır.

Bugün en büyük olanakları olan külüplerimiz en iyi elemanları kadrosunda bulundurduğu halde bile bir türlü istenilen takım oyununu uygulayamamaktadırlar… Bunun en belirli örnekleri üç büyük kulübümüzden verilebilir. Fenerbahçe’yi ele alalım… Gidip Trabzonspor’u dış sahada yenmiş, bir hafta sonra kendi sahası ve seyircisi önünde Samsunspor’dan şans eseri kurtulmuştur. Aynı Fenerbahçe’nin Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Lüksemburg şampiyonunu yenmesi de futbolumuzdaki düzensizliğin örneğidir. Bu düzensizlik «beraber oynama» alışkanlığının takım içinde yerleşmemesinden doğmaktadır…

Takım oyunu, basit görülen şeyleri iyi uygulamakla sağlanır. İyi futbol, basit fakat hızla uygulanan bir oyundur. Örnek vereyim:



İyi pas verebilme: Türkiye’de ne yazık ki iyi pas veren oyuncu çok azdır. Bunların en iyilerinden Büyük Mehmet, Osman ve Miliç gelmektedir. Dünyada ise hiç kuşkusuz Beckenbauer başta gelir.

Topu iyi ve çabuk kontrol etme: Oyunu güzelleştiren ve takım oyununu sağlayan önemli bir özelliktir. Cemil ve B. Mehmet’te bu özellikler vardır. Dünya futbolunda ise bu işin ustası Cruyff’tur.

Topa zamanında ve gerektiği gibi müdahale edebilme: Öncelikle defans elemanlarında aranan bir özelliktir. Almanların Vogst’u bunu en iyi biçimde uygular. Türkiye’den bir örnek göstermek gerekirse bu da Yılmaz olacaktır.

Yardımlaşma: İşte kollektif futbolun, yani takım oyununun ana prensibi budur. Oyun içinde bir futbolcu, arkadaşının sıkıştığı anı çok önceden kestirerek yanına yaklaşmalıdır. Bu, takıma büyük rahatlık ve etkinlik kazandırır. Kondisyon yönünde ilerlemiş ülkeler ve takımlarını bu biçimde hazırlayanlar, yardımlaşmayı futbolculara şöyle tanımlarlar: «Rakip takım futbolcusunun bir kişi olduğu yerde sen iki, onun iki kişi olduğu yerde sen üç kişi ol.» Bunu yurdumuzda en iyi Fenerbahçeli Selahattin yapmaktadır.



Bunlara eklenecek ve en az bunlar kadar önemli konular da vardır. Takım oyunu oynamak için buna da eğilmek, bunları da uygulamak gerekir. «Fedakarlık» bunların içinde önemli yer tutar. Galatasaray’ın kaptanı Muzaffer fedakarlığı en iyi simgeleyen futbolcudur. Topsuz oyun; Bir futbolcu modern futbol oynuyorsa, topsuz oyunu iyi oynadığındandır. Türk Futbolunda topsuz oyunu en iyi oynayan futbolcu, Galatasaray’ın eski yıldızlarından Ayhan’dı. Şimdilerde ise Selahattin böyle oynuyor. Bu futbolcu tıpkı Hollandalıların Neeskens’i gibi topsuz oyunu, topsuz koşabilmeyi çok iyi uygulamaktadır. Selahattin, fizik ve kondisyonunu geliştirirse, verimliliğini çok önemli ölçüde geliştirecektir.

Son maçlarında Tezcan da topsuz oynamayı iyi başarıyor.



Akıl yolunun işlemesine en büyük örnek «Topun futbolcudan daha hızlı koştuğunu» bilmektir. Osman, bunu iyi bilen ve inanan futbolcuların başında geliyor. Bir de takım oyununu bozmadan özel yeteneklerini ortaya koyan futbolcular, kollektif futbolu pekiştirirler. Cemil ve Osman bazen bunu iyi uyguluyorlar… Ama dedik ya burada ana ilke verilen ödevleri asla unutmamaktır.

İşte bu basit ve bilinmesi gereken hareketler kısa zamanda öğrenilip uygulanırsa takım oyunu, kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Oysa futbolcularımız bunların dışında kalmaya, öğrenmekten fazla gayret ediyorlar ve böylece takım oyununu oynayamıyorlar.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-30-sayisi)

11.09.2020 15:38

Kategoriler:   Spor

Yorumlar