Menü

Tamer Yiğit – Sevda Ferdağ’dan Müjdeli Haber

Günlerden 15 ağustos perşembe. Şişli’de Sevda Ferdağ’ın evindeyiz. Sevda Ferdağ, 26 yıl önce bugün doğduğu için doğum gününü kutlayacağız. Yanımızda Tamer Yiğit de var. Zaten bu doğum gününün tek davetlisi de o. Bize gelince. Gazeteciyiz. Nerede bir olay, biz oradayız!

Tamer Yiğit - Sevda Ferdağ'dan Müjdeli HaberSevda Ferdağ, bugün çok güzel. Yüzünde bu güne kadar görmediğimiz bir heyecan, hareketlerinde canlılık var. Görücülerin, «Allah’ın emri, peygamberin kavli ile,» istemeye geldikleri cici bir ev kızı gibi. Ortada mükellef bir masa hazırlanmış. Üstünde yemekler, içkiler ve bir de kocaman pasta. Sevda Ferdağ da geçen aralık ayında 37 yaşına basan Zeki Müren gibi pastasının üstüne sembolik olarak bir tek mum koymuş. Her halde, «26 mumu nereye yerleştireyim?» diye düşünmüş olacak!

Hafızalarımız elimizde olmadan beş, altı yıl geriye doğru kayıyor. Sevda Ferdağ ile Tamer Yiğit’in ilişkilerinin ilk başladığı yıllara… İkisi arasındaki münasebetler o kadar karışık, o kadar çetrefil ki… Birbirleri hakkındaki karşılıklı beyanatlar, tekzipler, ayrılmalar, barışmalar… İşin içinden çıkılacak gibi değil. Uzun uzun düşündüğümüz halde olayları şöyle bir araya toplayamıyoruz. Tam bir yılan hikayesi…

20 ağustos 1966 tarihli SES mecmuasında şöyle bir başlık vardı:

«Sevda Ferdağ, SES muhabirine artık itiraf ediyorum dedi: Hayatımda yalnız Tamer’i sevdim.» Yazı ise şöyleydi:

«… Şimdi hayatımda ilk defa açıklıyorum, Tamer Yiğit’e çılgın gibi aşığım. Bu aşkı inkâr ede ede şahsiyetimi kaybettim. Artık bağırmak istiyorum. Tamer’i sevdiğimi herkesin bilmesini istiyorum…»

10 eylül 1966 tarihli SES mecmuasında ise Tamer Yiğit, «Sevda’yı asla sevmedim» başlıklı yazıda şöyle diyordu:

Tamer Yiğit - Sevda Ferdağ'dan Müjdeli Haber«Sevda beni sevmiş ama, ben onu hiç bir zaman sevemedim. Sevda’yı üç yıl önce bir lokantada tanıdım. Kısa bir müddet sonra beraberliğimiz sakız gibi kara ağızlılar tarafından çiğnenmeye başlanınca, Sevda’yı bir kenara çektim, ‘artık ayrılmamız lazım’ dedim. Ağlamaya başladı. ‘Beni bırakma Tamer, sensiz yaşayamam,’ diye yalvarmaya başladı. Acıdım, gene eskisi gibi kaçamak bir şekilde buluşmaya devam ettik. Ancak bu defa Sevda hakkında gene garip söylentiler alıp yürüyünce, aramıza tekrar karakedi girdi… Son sözüm şu: «Sevda’yı ben değil, hiç bir erkek sevemez.»

15 ekim 1966 tarihli SES mecmuasında ise basın savcılığı kanalı ile gönderilen bir tekzip yer almıştı. Tamer Yiğit, SES’te kendisi hakkında çıkan yazıyı tekzip ediyordu.

«… Şahıslarımızda hırpalanılmak istenen Türk sinemasının böyle bir seviyeye düşürülmesine müsaade edilmeyeceği hususunu tekrarlamak isterim…» Cümlesiyle başlayan tekzipte Tamer Yiğit, kendisine atfedilen sözleri söylemediğini SES okuyucularına duyuruyordu. Bu tekzip neşredildikten sonra, iki sevgilinin arası düzelmiş, yine birlikte dolaşır, birlikte gezer olmuşlardı.

Tamer Yiğit - Sevda Ferdağ'dan Müjdeli Haberİşte bütün bunlar; Sevda Ferdağ ile Tamer Yiğit arasındaki darılma – barışma zincirinden mecmuamıza akseden bir – iki olay. Daha doğrusu olaycık…

Biz, derin düşüncelere dalmış, yıllar öncesi cereyan eden olayları düşünürken, Sevda Ferdağ’ın tatlı sesi ile kendimize geldik, «Hadi çocuklar ouyrun sofraya,» diyordu.

«Daha mutlu yıllara,» dileğiyle kadeherin kalkmasından sonra, sohbet daha da koyulaştı.

Alkol, insanların dilini çözüyordu. Sevda, Tamer’e göz kırptıktan sonra konuşmaya başladı:

– «İlk defa SES’e açıklıyorum, 7 – 8 ay sonra düğün var. Bazı özel işlerimizi hallettikten sonra ilk işimiz nikah memurunun karşısına çıkmak olacak.»

Tamer de, Sevda’yı tasdik ediyordu: «Doğru söylüyor. Yakında düğün var.»

Sevda’nın evinden gece geç saatte ayrılırken, hala 7 – 8 ay sonraki düğünü düşünüyorduk. Acaba söyledikleri gibi evlenecekler miydi? Yoksa bu sözler havada kalmaya mahkum muydu?

Fakat onlar ne derlerse desinler. Sevda ile Tamer nikah memurunun önünde imza atmadıktan sonra, kesin karar vermek doğru değil. Zira, önceki olaylar ortada, hafızalarda ve dillerde…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-36-sayisi)

10.08.2019 23:40

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:22

    Burcu Semiha

    agzında sigara dergiye cıkıyor ya :D ne garip geliyor şuanda
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:22

    Tayfun Korkut

    sigara o zamanlar zararsızmış...
  • Yayınlandı: 9 Eylül 2015 11:39

    NUR HAYAT YÜZEN

    ne çok yakışırlardı birbirlerine :)