Menü

Tanju Okan Çaldı Nuray Akın Oynadı

TANJU OKAN bizim bildiğimiz kadarıyle eğlenceye, içkiye düşkün, neşeli, hayatı çok seven bir insandır. Nerede olursa olsun hemen etrafında neşeli bir grup kurar… Ondan sonra malum. Vur patlasın çal oynasın!..



O gece de Tanju Okan Başkent’te çalıştığı gazinonun kulisine hafiften çakırkeyif geldi. Önüne gelenle şakalaşıyor, esprilerin binini bir paraya satıyordu. Sırası gelince sahneye çıktı, yarım saat şarkı okuduktan sonra kan – ter içinde aşağıya indi. Dışarda hayranları sahneye tekrar çıkması için tempo tutuyorlardı, ama o, odasında etrafına Nebahat Çehre ile Sevinç Pekin’i, Erkan Yolaç’ı toplamış, «Çocuklar, yarın için harika bir planım var,» diyordu. «Malum, biz İstanbulluların yarın Başkent’teki son günleri. İster misiniz bu son günümüzü Baraj’da geçirelim, gönlümüzce felekten bir gün çalalım?.»



ANKARALI VE İSTANBULLU YILDIZLAR BARAJ’DA

«Kara haber tez yayılır» derler ama, bu ak haber daha çabuk yayıldı Başkent gazinolarının kulislerine Ankara Radyosu’nun sütudyolarına. Ertesi gün kimler yoktu ki Baraj’da. Günün organizatörü Tanju Okan başta olmak üzere Nebahat Çehre, Nuray Akm, Sevinç Pekin, Esin Gülsoy, Erkan Yolaç, Leyla Başar, Gülden Göktürk, Necmi Akın, Hikmet Kutlu ellerine nevalelerini almışlar, otomobillerine atladıkları gibi barajın yolunu tutmuşlardı. Nebahat Çehre iyi bir ahçı olduğunu ispat etmek için otelin mutfağına inmiş gece yarısına kadar zeytinyağlı dolmalar hazırlamıştı. Nuray Akm köfte yapmıştı. Esin Gülsoy hazır mezelerin envai çeşidini getirmişti. Kısacası, o gün Baraj’da kurulan açık hava sofrasında bir kuş sütü eksikti. Akşamın geç saatlerine kadar yenildi içildi, hep birlikte şarkılar söylendi. Yakası açılmadık espriler, dedikodular yapıldı. Aman Allah, ne dedikodulardı onlar!.. Meğer Yeşilçam neymiş, gazinoların içyüzü ne kadar karanlıkmış? Of, of, of!..



TANJU OKAN’IN BAŞINA GELENLER

Ankara üzerine hafiften bir karanlık çökerken dönüş başladı. Yolda şarkılar, türküler gırla gidiyor, her kafadan bir ses çıkıyordu. Fakat gazinoya gelindiğinde bütün bu neşe, bir saniye içinde kedere dönüverdi. Polisler Tanju Okan’ı arıyorlardı! İddiaya göre, Ankara’nın en güzel kızlarından «Dorothy Fatoş»u kaçırmıştı! Nebahat Çehre ile Erkan Yolaç itiraz ettiler hemen. «Nasıl olur? Bugün sabahtan akşama kadar bizimle beraberdi.» Ama direnme boşunaydı. Tanju Okan da çarnaçar polislere teslim oldu, karakolun yolunu tuttu.

«Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın» derler. Tanju Okan da o gece polise «Bu kızı tanımıyorum. Bir defa otele gelip benden imzalı fotoğraf istedi, ben de verdim. Bundan sonra bir daha da kızı görmedim,» diye saatlerce ifade verdiği halde kimseyi inandıramadı. Kızın babası da, polisler de «Çıkar kızı meydana. En son seninle görünmüş!» diye diretiyorlardı.



Bereket, «Dorothy Fatoş» başı beladan bir türlü kurtulmayan şarkıcının imdadına tam zamanında yetişti.

Birkaç günlüğüne gizlice gittiği Antalya’dan gene gizlice Ankara’ya dönüverdi. Böylece Tanju Okan da başına büyük işler açacak ufak bir macerayı, ufak kayıplarla atlatmış oldu.

Tanju Okan, bu olaydan sonra sinir dolu saatler, günler geçirirken, «Dorothy Fatoş» kendisini «Allahın emri peygamberin kavliyle» istemeye gelen eski sevgilisi Viyanalı mühendis Gerhard Kaofer ile Ankara kulüplerinde neşeli saatler geçiriyor, düğün hazırlıklarıyla meşgul oluyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1970-tarihli-37-sayisi)

24.11.2020 14:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar