Menü

Tarık Akan Krizi

ANTALYA Film Festivali’nin kapanış gecesinde sonuçlar açıklanırken ödüle aday sanatçılar heyecanın doruğuna çıktılar… Antalya Festivalinin en önemli etkinliği olan film yarışmasında Yönetmen Lütfü Akad başkanlığındaki 10 kişiden oluşan jürinin aldığı sonuçlar, bir noter huzurunda Belediye Basın Müşaviri Abdülkadir Kalender ve üç kişilik polis timine noter huzurunda teslim edildi ve heyecan başladı…



Kalender ve görevli tim, 10 saat sürekli olarak neticelerin olduğu bu kara kutuyu beklediler… İşte ne olduysa o sıralarda oldu. Sinema Yazan Vecdi Sayar’ın program dışı mikrofona gelerek Müjde Ar ile Şener Şen’i «En İyi Oyuncu», «Bir Yudum Sevgi» filmini de «En İyi Film» seçtiklerini açıklaması üzerine Türk Filmciler Derneği Başkanı Türker İnanoğlu, Vecdi Sayar’ın üzerine yürüdü… Daha sonra Tarık Akan elindeki çayı Sayar’ın yüzüne döktü… Sinirlerine hakim olamayıp ağlamaya başlayan Tarık Akan, «Bu nasıl seçim, ödül benim hakkım. Bunlar kimi temsil ediyorlar?» dedi.

Tarık Akan daha sonra filmciler ve polisler tarafından oturulduğu yere götürüldü… İnanoğlu’ndan davacı olduğunu ve İnanoğlu’nun kendisine yumruk vurduğunu söyleyen Vecdi Sayar, Belediye Başkanı Ulusoy’un araya girmesiyle davasından vazgeçti… Olayların yatışmasından yarım saat sonra da jüri gerçek ödülleri açıklamaya başladı… «En İyi Erkek Oyuncu» ödülü alan Tarık Akanı «Kazanacağımı biliyordum… ‘Pehlivan’ da iyi filmdi, ben de iyiydim» şeklinde konuşurken, «En İyi Kadın Oyuncu» ödülünü alan Hale Soygazi sevinçten bir ara konuşamadı… Daha sonra; «’Bir Yudum Sevgi’, Yeşilçam kalıpları dışında yapılan bir filmdi. Hem film, hem ben ödül aldığımız için sevinçliyim, gururluyum» dedi.



Bu arada jüri 35 yıl Yeşilçam’da kameramanlık yapan ve bu uğurda bir gözünü kaybeden Mike Rafaelyan ile 10 yıl önce sinemayı bırakan Sezer Sezin’e de «Onur ödülü» verdi… Ödül kazananlar mutluluktan uçarlarken, kaybedenler de kazananların mutluluğuna ortak olmaya çalışıyorlardı…

YIL 1978… Antalya Film Festivali her zamanki hareketliliği ile başlıyordu. O yıl ilk kez, amatör müzik topluluklarının katıldığı festivalde halk konserleri de düzenleniyordu ve özellikle yöre halkı bu durumdan mutlu görünüyordu… Tiyatro gösterileri ve sergiler, Antalya’ya ayrı bir renk katıyordu.

Birçok yabancı sinema yazarının da katıldığı festivalde herkes «Altın Portakal» ödülünü hangi oyuncuların ve hangi filmin kazanacağını merak ediyordu… Festivale katılan filmler arasında «Hababam Sınıfı Tatilde», «Nehir», «Selvi Boylum Al Yazmalım», «Fırat’ın Cinleri», «Güneşli Bataklık» ve «Maden» ödüle yakın filmler olarak görülüyor ve herkes bu filmler üzerinde konuşuyordu.

Jüri sonunda «Altın Portakal»ı kazananları açıkladı… «Maden» filminde başrolü paylaşan Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Hale Soygazi, Meral Orhonsay ve Nurhan Nur’un arasında «En İyi Erkek Oyuncu» seçilerek Tarık Akan, «En İyi Kadın Oyuncu» seçilerek de Hale Soygazi «Altın Portakal» kazanıyorlardı…



Yıl 1984… O günden bugüne altı yıl geçti… 21, Antalya Film Festivali’nin bu yılki «Altın Portakal»lı sanatçıları büyük bir merakta bekleniyordu… Ve jüri bir hafta boyunca izlediği 14 filmle ilgili kararını noter huzurunda bir «kara kutusya kilitledi. Bu kutu günün konusu olmuştu. Herkes sonuçların bu «kara kutu»nun içinde olduğunu biliyordu.

Heyecanın giderek yoğunluk kazandığı bir zamanda sonuçlar açıklandı… Salonda bulunan sanatçılar arasından önce Hale Soygazi, ardından Tarık Akan ayağa kalkarak Sahneye doğru yürüdüler… Evet, 1984 yılının «Altın Portakal»lı sanatçıları Hale Soygazi ile Tarık Akan’dı…

Tarık Akan, yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı ve bir yağlı pehlivanın hayatını konu alan «Pehlivan» filmindeki rolü ile «Yılın En İyi Erkek Oyuncusu» seçilmiş ve «Altın Portakal» ödülüne layık görülmüştü…

Hale Soygazi ise «Bir Yudum Sevgi» filminde çizdiği gecekondu mahallesinde yaşayan dört çocuklu mutsuz bir kadın rolüyle «Yılın En İyi Kadın Oyuncusu» seçiliyor ve «Altın Portakal» onun ellerinde havaya kalkıyordu…



Altı yıl önce, «Maden» filminde birlikte kamera karşısına geçen Tarık Akan ile Hale Soygazi o filmdeki rolleriyle «Altın Portakal» ödülü almışlardı… Bu kez yine aynı sanatçılar «Altın Portakal»ı alıyorlar ve o mutluluğu ve sevinci omuz omuza yaşıyorlardı… Tarık Akan’ı ilk tebrik eden kişi Hale Soygazi oluyordu. Sahnede elinde ödülü ile hemen Akan’ın yanında duran ve mutlulukla gülümseyen Hale Soygazi, «Tebrik ederim… Altı yıl önceki başarımızı tekrarladık…» dedikten sonra Akan’ın yanağından öpüyordu. İki sanatçı altı yıl arayla «Adın Portakal» sevincini ikinci kez yaşarken salonda bulunanlar da bu mutluluğa alkışlarla katılıyorlardı.

Bu iki sinema sanatçısının ödül aldıktan hemen sonraki izlenimlerini öğrenmek için önce Tarık Akan’ın yanına yanaştık. Akan mutlulukla şöyle konuştu:

«Vallahi bu benim için büyük bir sürpriz olmadı dersem, beni yanlış anlamazsınız herhalde… ‘Pehlivan’ filmini çekerken çok uğraştık. O emeklerin karşılığı mutlaka bir ‘Altın Portakal’la alınmalıydı…»

Tarık Akan’ın yanında duran, sevinçten ve heyecandan titreyen Hale Soygazi ise önce yutkunuyor ve ardından bakın neler anlatıyor:

«Bu ödül benim için çok önemli… Yıllarca sinema yapmadım… Ve yıllar sonra ‘Bir Yudum Sevgi’de kamera karşısına geçtim. Çok mutluyum.»



Ödül töreni devam ederken ve diğer ödüller açıklanırken gözlerimiz hep Tarık Akan ile Hale Soygazi’deydi… Onlar sorulan sorulara cevaplar veriyorlardı, gülümsüyorlardı… Ama belki de bütün bunların tam anlamıyla bilincinde değillerdi. Öyle mutluydular ki, adeta rüyada gibiydiler… Hale Soygazi gözlerinde biriken sevinç yaşlarını gizlemeye çalışırken, Tarık Akan onun kulağına şöyle fısıldıyordu:

«Bırak Hale, bırak aksın… Bu gözyaşlarını gizleme… Altı yıllık aradan sonra böylesi bir mutluluğu elinde ödül, gözünde sevinç yaşlarıyla karşıla…»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-41-sayisi)

01.09.2020 22:08

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar