Menü

Tarık Akan Zirveye Yerleşti

DİZİNİN son bölümündeyiz… Uzun bir bekleme döneminden sonra Tarık Akan ilk filmini çevirir… Ancak bir kaza sonucu Tarık Akan, filmin çekiminden bir gün önce burnunu kırar… Ve bir süre filmin çekimi ertelenir… Melek Film Şirketi adına yapılan ve Fatma Girik’in de rol aldığı «Solan Bir Yaprak Gibi» filmiyle sanatçı büyük üne kavuşur… Artık tüm genç kızların odaları onun posterleri ve resimleriyle doludur… Ardı ardına filmler çevirmeğe başlar… Her filmi gişe rekorları kırar… Türk sinemasında bir Tarık Akan dönemi başlamış ve onun giysileri, tavırları gençlik arasında moda haline gelmiştir… Özellikle kız hayranları sanatçıyı görebilmek için evinin kapısında bekler olmuşlardır..



Önceleri salon türü filmlerde rol alırken, daha sonraki yıllarda sosyal konulu senaryolarda oynayan. Tarık Akan, çeşitli ulusal film şenliklerinde birçok ödülün sahibidir… Sinemaya geçmeden önceki adı Tahsin Tarık Üregil olan ve daha sonra Tarık Akan adını alan sanatçı özellikle «Canım Kardeşim» ve «Maden» filmlerinden aldığı Altın Portakal ödülüyle büyük onur duyuyor…

Yüksek Gazetecilik mezunu olan ünlü sanatçı, sinemaya ilişkin görüşlerini şöyle dile getiriyor:



«Ben bir sanatçının gerçek bir yaşamı, yapıtları ile sürdürdüğü kanısındayım… Bu nedenle senaryolarıma ve arkadaşlarıma büyük özen gösteririm… Ben de meslektaşlarım gibi aldığım ödüllerle büyük kıvanç duyuyorum… Bu arada pek çok gazete ve derginin en iyi erkek oyuncu ödülünü yıllar boyu aldım…»

Sinemada başarı kazanmak isteyen gençlere de bir öğütü olan sanatçı şunları söylüyor:



«Sanatçı olabilmek için önce insanın ruhen kendisini sanata adamasının, daha sonra maddi güçlükleri sabırla yenebilmesinin şart olduğunu söylemek istiyorum… Sanatçıların devamlı olarak araştırma yapmaları ve kendi halkını, dünya ülkelerini tanıması gerektiğine inanıyorum…»

Türk sinemasının çeşitli sorunları olduğunu vurgulayan Tarık Akan, her şeye karşın Yeşilçam’ın geleceğinden kuşku duymadığını özellikle belirtiyor… Son yıllar içinde sinemanın bir kabuk değişimi içinde olduğunu söyleyen Tarık Akan, yeni yetişen yönetmenlerin beyazperdeye çok büyük katkıda bulunduklarını dile getiriyor…



«Bunca teknik güçlükler ve ekonomik sorunlara rağmen yine de Türk sineması bir gelişme içinde… Uluslararası alanlarda bunu kanıtladığımız gibi dış basında bizden övgüyle söz etmeleri bu gelişmenin bir göstergesidir… Bu nitelikli filmleri daha çoğaltmamız ve kendimizi dışarıya daha iyi tanıtmamız gerekir… Eğer dış pazarda ne kadar büyük ilgi görürsek sinema alanında da o kadar çabuk kalkınırız… Set işçisinden yapımcısına kadar hepimizin bu mesleğe dört elle sarılması gerekir… Özgün senaryolar yazarak, bunları en gerçekçi biçimde perdeye yansıtmamızın gerektiğine inanıyorum… Mümkün olduğunca taklitçilikten uzaklaşmamız lazım…»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-20-sayisi)

27.11.2020 15:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar