Menü

Terzi Osman Usta

ÇAY devşirmek hassas iştir, nazik iştir. Tepesindeki üç yaprağı usulca koparıp alırken yaprakları incitmemek gerekir. Osman Usta şimdi ince tenli hanımlara prova yaparken, iğne batırıp, teyel sökerken aynı hassasiyetle geziniyor parmakları. Rize’nin Pazar ilçesinden 9 yaşında ayrılmıştır ama, köyle bağlantısını hiç kesmemiştir, çayla alışverişi de sürüp gitmiştir.

Osman Usta

9 yaşında köyünü, toprağını, ana- baba ocağını terkedip İstanbul’a gelen laz uşağının hali yamandır, başı dumandır… Hısım akraba yanında kalmak koyar adama, hele hırçın bir iklimin çocuğu ise, hele değil dayak söz bile kaldıramayan bir hava içinde büyümüşse… Gel gör ki İstanbul’un da kuralları vardır kendine göre, terzi çıraklığına başladın mı, ezilmeyi de horlanmayı da hesaba yazmak gerekir… Ama Hacısalihoğullarından Osman, didişip durmuştur bu adam-yiyen ezici çarkla… İşten atılmıştır, ustaları ile kavga etmiştir, gerektiğinde aç kalm.ştır ve hiç elden bırakmamıştır Karadenizli olmanın hırçınlığını…



Sonunda bu çarkın bir köşesinden kendine soluk alabilecek bir yer bulmuş ve bir dükkan açmıştır Teşvikiye’de… İşini iyi yapanın müşterisi kendinden gelir derler… İstanbul’un kalburüstü isimleri artık dizilmeye başlamışlardır Osman Usta’ya bir elbise diktirmek için… Kimler yoktur ki, bu isimler arasında, Betül Işıllar, Nurhan Damcıoğlular, Sibel Hotinler, Cenk Koraylar…



Ve artık doktor gibi çalışır Osman Usta, müşterileri randevu vererek gelirler, randevu ile prova yapar hepsine hiç aksatmadan, bayanlar çoğunluktadır müşterileri arasında… Geçimi iyidir de yanına istediği gibi yardımcı bulamamaktadır. Genç Iaz uşakları gelirler bazen dükkanına çırak dururlar, ama hepsi de Osman Usta’nın gençliği gibi dikbaşlı ve fırtınalıdırlar ve çok durmaz giderler, başka başka Osman Usta’ların öyküsüne doğru…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-20-sayisi)

28.09.2020 20:40

Kategoriler:   Kim Bunlar

Yorumlar