Menü

Timur Selçuk Sahnelere Döndü

SALON çok kalabalıktı. Perde açıldı. Işıklar önce karardı sonra piyononun üzerine lokal ışık düştü. Timur Selçuk baştan ayağa beyaz giysileriyle sema perdesinin arkasından salona süzüldüğünde bir alkış tufanıdır koptu. Uzun bir süreden bu yana sanatçıyla dinleyicileri arasındaki ilk buluşmaydı bu. Araya hasret girmişti, işte bu yüzden karşılaşma coşkulu oldu. Ve Timur Selçuk mikrofonu eline aldığında ilk söylediği şu oldu:



«Dostlarım, bıraktığımız yerden yeniden başlıyoruz…»

Gerçekten Timur Selçuk bıraktığı yerden başlıyor biz de uzun süredir müzikle aramıza giren hasreti gideriyorduk, iki saate yakın süren resital boyunca Timur Selçuk bize müzik ziyafeti çekti. Gerçekten dinlemek gerekti, yaşamak gerekti o duyarlı dakikaları. Önce eski şarkılarıyla başladı. «Beyaz Güvercin», «Sen Nerdesin»i bir kere daha aynı tadı duyarak dinledik. Babası Münir Nurettin Selçuk’un iki şarkısını kendi yorumuyla söylediğinde salon alkıştan yıkılıyordu. Arada bazı dinleyiciler yüksek sesle düşünerek yaşadıkları duyguyu şöyle tanımlıyorlardı:



«Nefesim kesildi. Şaşırdım kaldım…»

Gerçekten de Timur Selçuk gerçek bir sanatçı vakuruyla oynuyordu piyanosuyla. Başlıyor ve hiç kesmeden, araya yabancı unsurlar sokmadaki sonuna kadar götürüyordu. Ciddi, ağırbaşlı. Dikkatimizi çeken en önemli başarılardan biri de Cahit Sıtkı’dan Atilla İlhan’a birçok ünlü şairin şiirlerini bestelerken şiirlerini ruhunu anlamak ve bu ruhu yansıtmak, yorumlamak için gösterdiği olağanüstü gayretti. Duyarlı, lirik, pastoral, alaycı, sert, yumuşak vs… seçtiği şiirlerde ne kadar duygu dalgalanması varsa Timur Selçuk’un da sesinde, piyanosunda ve bestesinde bütün o duygular hazır ve nazırdı. Doğrusu büyük bir keyifti. Timur Selçuk şarkıcılığını daha da ilerletmiş zirveye aoğru tırmanışa geçmişti. Ancak, bestelerinde daha fazla klasik motifler seçmeye özen gösterdiği de gözden kaçmıyordu.



Timur Selçuk’la birlikte güzel müzikli dakikalar yaşadık. Sanatçı bir konserde verebileceği her şeyin hakkını verdi. İki saat boyunca şarkıdan şarkıya geçti, emek sarfetti, ter attı ama başarıya ulaşmanın ilk, şartı da bu değil mi? Seyirciye olan saygısı yüzünden ciddiye aldığı mesleğini bu konserinde de başarıyla noktaladı. Bu konser bir örnek olmalı. Böyle iyi hazırlanmış konserlerin başarıya mutlaka ulaşacağı gerçeği akılardan çıkmamalı. inanın bu ülkenin sanata susamış insanlarının buna çok ihtiyacı var. Ve inanin sanatseverler hiç de nankör değildir…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-23-sayisi)

06.10.2020 23:24

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar