Menü

Timur Selçuk’un Yeni Hali

İstanbul’da müzik adına güzel olaylar oluyor yine. Ve aynı güzellikleri Kasım ayının ikinci haftasından itibaren Ankaralı müzikseverler de yaşayacak. Darısı diğer illerimizin başına diyerek İstanbullu müzikseverlere ilk olayı Şan Müzikholü’nde yaşatan Timur Selçuk’tan söz etmek istiyorum.



12 Eylül öncesinde bazı siyasi grupların ideolojileriyle özdeşleştirdiği Timur Selçuk’u 12 Eylül’den sonra yine aynı sahnede defalarca izledim. Ve gördüm ki bazı gruplar hala Timur Selçuk’un bazı çağdaş ozanlarımızdan bestelediği dizeleri fazlaca alkışlayarak saflarında görmeye çalışıyorlar. Ve o konserlerde de Timur Selçuk’un başı tatlı tatlı ağrıdı. Bu taşkın sevgiden maraz doğmaması için son bir yıldır Selçuk’un konserlerinde tiyatral yorumun daha ağırlıklı olduğunu gözlemlerken bu gün artık Timur Selçuk eski Timur Selçuk değil diyebiliyorum.



Türküler okuduğu “Dinleti”lerini, kabare şarkılarını anımsatan yeni besteleriyle “Resital”lere dönüştüren Timur Selçuk, piyanosunun başından rahatça kalkabilmek için artık sekiz kişilik bir orkestra eşliğini tercih ediyor. Atilla İlhan’dan, Ümit Yaşar Oğuzcan’dan, Oktay Arayıcı’dan, Ahmet Muhip Dranas’tan, Çiğdem Talu’dan ve babası Münir Nurettin Selçuk’tan seçtiği yapıtları seslendiren Timur Selçuk artık sadece söylemiyor nefis bir tiyatral yorum yapıyor resitallerinde… Her devrin sanatçısı olduğunu bir kez daha aldığı alkışlarla gösteren Selçuk’un artık kendi kızları gibi filizlenen gençliğe daha sağlıklı bakış açıları kazandırmak görevini fazlasıyla başardığına inanıyorum.



Şarkılarındaki kara mizahlar, tiyatral yorumlarındaki taşlamalar kulağını iyice verenlere çok şeyler düşündürür sanıyorum. En azından öz müziğimizin çağdaş yorumlanması için uzun yıllardır emek harcayan Timur hocanın yeni yapıtlarını Fransız – Amerikan kabare müziklerinin tarzında bestelemesi bile bazı sabit görüşlerin değişmesi gerektiğini gösteriyor. Bu yüzden diyorum ki konuşan Türkiye susan Türkiye tartışmasını yapan aydınlarımıza anlamlı bir örnek oldu Timur Selçuk. Fikirleriyle, sanatçılığıyla en azından konuşan Türkiye’de ne zaman susulacağını bilen müzik adamı olduğunu göstererek ayakta alkışlanıyor, alkışlanacak da…



TİMUR SELÇUK NELER SÖYLÜYOR

Önceki yıllardaki “Dinleti”lerini son iki yıldır “Resital”lere dönüştüren Timur Selçuk piyanusunu artık bir sahne süsü olarak kullanıyor. Ve yaklaşık doksan dakikalık müzik gösterisine Yılmaz Onay’ın “Nereye Koysam Ellerimi” adlı dizelerine yaptığı beste ile başlıyor. Kulağıma hiç yabancı gelmeyen bestesinde Timur Selçuk resitalinin tiyatral ağırlığı olduğunu başında vurguluyor. Klavyeli sazlarda Turhan Yükseler, flüt, tenor, sax, alto saxta Levent Altındağ, keman ve soprano sax’ta Mustafa Süder, bas gitar, kontrbas’ta Yaz Baltacıgil davulda Selim Selçuk ve Timur Selçuk’un “Mutfak aletleri” olarak esprili tanıttığı perküsyonda Orhan Topçuoğlu, elektro gitarda Erdem Sökmen eşliğinde eski – yeni yapıtlarını şöyle sıralıyor sanatçı.



“Beni Kör Kuyularda”, “Zahmet Etmeyin”, “Dönek Türküsü”, “İhtiyarlar Baladı”, “Bağımsızlık Gülü”, “Rüya Bu Ya” (Atilla İlhan’dan bestelediği bu yapıtı öğrencisi Ayşegül Erdoğan seslendirdi) “Dulun Öyküsü”, “Fahriye Abla”, “Aşk Havadan Sorulmaz”, “Kızıma”, “Sağlıklı Yaşam”, “Karantinalı Despina”, “Aytenin Sonu”, “Yaşıyoruz” (Orhan Veli Kanık’ın dizelerini besteleyen Yaz Baltacıgil’in yapıtını öğrencileri Ayşegül Erdoğan- Rüya Ersavcı seslendirdi). “Piyano” (Sözleri Çiğdem Talu’nun müziği Melih Kibar’ın olan yapıtı Rüya Ersavcı tek başına seslendirdi). “Halit Rezakiyenin Şarkısı”, “Size Kötü Kadın Derler”, “Ekonomi Bilmecesi”, “Otomobil Uçar Gider”, “İspanyol Meyhanesi”…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-6-sayisi/)

12.02.2021 22:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar