Menü

Tolga Aşkıner’den “Muhteşem Serseri”

Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları, mevsimin ikinci oyunu olarak 16 Nisan’da, Alfonso Paso’ınır Ağustos Böceği ismi ile yazdığı, sevimli bir güldürü olan Muhteşem Serseri başlıyorlar. Oyunu Tolga Aşkıner sahneye koyuyor.

Muhteşem Serseri ile ilgili olarak önce Hadi Çaman’ın görüşlerini aldık:



Oyun, Ağustos Böceği adı ile 1972-73 sezonunda. Gülriz Sururi – Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenmiş, Turgut Boralı, Suna Keskin. Hadi Çaman, Bengü Caman ve Orhan Aydmbaş’lı kadrosu ile büyük beğeni kazanmıştı. Eski kadrodan bugün yalnız ben varım. Tabii artık delikanlıyı değil Turgut Baha’nın (Turgut Boralı) rolünü oynuyorum. Çok severek oynadığım oyunlardan biri olan “Muhteşem Serseri” insani boyutları olan bir oyun Bizim zaten Yeditepe Oyuncuları olarak bir ilkemiz var, kaba hatlı güldürüler oynamıyoruz. Alfonso Paso öyle bir yazar ki, sanki bizim ülkemizin insanı. Aile ilişkilerinde de çok benzerlik var. Oyundaki isimler. Bibi, Aris, Pepe değil de, Ayşe, Fatma, Mehmet olabilirdi… Pasoyu, “Hayat Hoştur Gerisi Boştur” ve “Evet Evet Evet” gibi oyunlarından da tanıyoruz.



Aris, yani benim oynadığım adam ağustos böceği gibi, hiçbir şeyi fazla denetmiyor. Oyundaki şu cümle onu çok güzel özetliyor “Karıncalar da ölür. Ağustos böceği ölünce bir şey kaybetmez ki. karıncalarsa, akılları topladıkları mallarda kalır, ölürler. Ağustos böceği kendi keyfi için şarkı söyleyerek yaşar. İslığı ile ne kimsenin malını elde etmek ister, ne de sahtekarlık yapar. Yarınının ne olacağını bile bilmez. İşte yaşamak bence budur”.

-Kısaca oyunun konusundan da söz eder misiniz?

-Dünya görüşleri çok ayrı olan karı-koca evlendikten ondokuz ay sonra boşanıyor. Kız, babasının yanında, oğlan da annesinde kalıyor. Kadının, eski kocasını ve kızını aramak, oğlu çok zengin bir kısmet bulduğu zaman akima geliyor ve yıllar sonra mecburen tekrar bir araya geliyorlar… Gerisini anlatmasam daha iyi olacak herhalde.



-Oynadığınız bu “Çaldı Saz Bütün Yaz” karakterini biraz daha açar mısınız?

-Adamın hiçbir işi yok. Belli bir dünya görüşü var, bunun doğruluğu tartışılabilir. Ama adamın yapısı bu. Hiçbir baskıya tahammülü yok. fazla bir beklentisi de yok. Onun için önemli olan bugününü mutlu geçirmesi. Her şeyi olumlu, güzel tarafından alıyor.

Hadi Çaman ile Nisa Serezli – Tolga Aşkıner Tiyatrosunda sahnelenen “Paşaların Paşası” oyununda birlikte çalışan Tolga Aşkıner, yönetmen olarak oyuna şöyle yaklaşıyor



Muhteşem Sereri buram buram sevgi, buram buram insanlık kokan sıcacık bir oyun. Ben daha önce sahnelendiği için üzerinde durmamıştım, ama teksti okuyunca Nisaya “Çok önemli bir oyun kaçırmışız” dedim. Müthiş komedisi var. insan duygusunu ön plana çıkaran, insana sevecen bakan bir oyun. Ben de sahneye koyarken bunu yakalamaya çalışıyorum. Oyunda iki tane Cinderalla var. Biri Aris, diğeri de kızı Bibi. Adam, yıllar sonra mutluluğu kızının anasıyla yakalıyor.Kız da hiç ummadığı bir anda birden beyaz atlı prensini buluyor.

-İlk kez biraraya geldiğiniz genç bir kadronuz var.



-Evet, Hadi dışındaki oyuncularla ilk kez çalışıyorum. Bibiyi, Pelin Körmükçü oynuyor. Genç bir oyuncu için kolay kolay yakala- namayacak bir olanak. Anneyi, Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü mezunu, dört yıl bu bölümde, iki yıl Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışan Ayşe Selen oynuyor. Delikanlıda, yıllar önce Hadi’nin oynadığı rolde şimdi Şehsuvar Aktaş var. O da Ayşe ile aynı üniversiteden mezun. İki yıl Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmış. Bir diğer oyuncumuz da, oyunumuzun dekorunu da hazırlayan Oğuz Oktay.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/tiyatro-dergisinin-1992-tarihli-15-sayisi/)

15.10.2020 12:13

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar