Menü

Transseksüellerin Dünyası

Aramızda yaşayan kimi ünlü kimi ünsüz dolaşan eşcinseller ve transseksüellerin çevresinde büyük sevgi ve saygı gören Ali Han’ı bulduk konuştuk. Elinin altında yüzü aşkın erkekten dönme kadın olduğunu söyleyen Ali Han’ın en büyük üzüntüsü şöhret olmadan önce evinden dışarı çıkmadığını söylediği Bülent Ersoy’un bugün hiç arayıp sormaması…



Gece hayatına düşkün erkeklerin yakından tanıdığı bir taverna şarkıcısı Ali Han’ın bir başka özelliği de piyasadaki ünlü ünsüz transseksüeller ile eşcinsellerin “baba”sı olarak tanınması. 37 yaşında olan ama uzun dalgalı saçları ile ve sakalı olmasına rağmen genç kızları kıskandıracak kadar parlak teniyle çok genç görünümü olan Ali Han’ı uzun bir araştırmadan sonra evinde bulduk. Çünkü aramızda yaşayan sapıkların dramını tüm acı gerçekleriyle sizlere yansıtırken Ali Han’ın adını sık sık duyuyorduk. Hukuk Fakültesi ikinci sınıftan ayrılarak bir konfeksiyon mağazasında tezgahtar olarak çalışıp geceleri de şarkıcılık yaptığını öğrendiğimiz Ali Han İstanbul’un telekızlarıyla, transseksüelleriyle ünlü semti Cihangir’in meşhur sokağı Pürtelaş’ta yaşıyordu. Uzun süre röportaj isteğimizi kabul etmeyen Ali Han’ı sonunda konuşmaya razı ettik. Evinde ürkek bakışlarla karşılayan Ali Han bir yandan çayını yudumlarken ilk sözleri de Türkiye’nin en ünlü transseksüeli Bülent Ersoy’la ilgili oldu.



– “Bülent çok eski arkadaşımdı. O zamanlar meşhur değildi. Ama şarkıcı olmak için çok istekliydi. Ben butikte çalışıp geceleri şarkıcılık yapıyordum. Benim patronumun arkadaşıyla geziyordu. Bu arada Mehtap adında bir kızla nişanlıydı. Hatta nişanlısını kayınvalidesini alıp benim çalıştığım pavyona gelmişti bir kez. Ama hep hareketleri kadın gibiydi. Çoğu zaman benim evimde kalırdı ve erkek arkadaşlarını getirirdi. Evine dönmek için de taksiye dolmuşa binmez otostop yapardı. Çok güzel bir arkadaşlığımız vardı. Maksim’de çıktıktan sonra da sürdü ama bugün hiç aramıyor artık. Çok vefasız çıktı. Oysa Bülent Ersoy’un şöhret olmasında benim de payım var. Bülent Erkoç olarak dolaştığı günlerde benim peşimden ayrılmazdı. Çalıştığım Laleler adlı tavernaya gelip şarkı söylerdi. Sesi de güzeldi. Ben de ”Aramızda sesi çok güzel bir arkadaşım var. Kendisi ileride çok büyük bir yıldız olacak” diye sahneye davet ederdim. Hiç reddetmeden sahneye çıkar bol bol şarkı söylerdi. O sıralarda Kadıköy Musiki Cemiyeti’ne de gidiyordu zaten. Yanımda sepet gibi taşırdım Bülent’i bugün bir kere aramıyor bile…”

– Peki Bülent Ersoy’un ameliyat olarak kadınlaşacağını biliyor muydun?

– “Hayır. Aklımın ucundan geçmezdi. Ben Talha ile ikisinin ağdalarını yapıyordum. Talha son derece sakin ve ciddi bir çocuktu. Ama Bülent yüzünden o da çığırından çıkarak kadınlaştı. Bülent gibi ameliyat olmasa da son derece kadın gibi yaşıyor. Zaten transseksüellerin çoğalması Bülent Ersoy’un şöhretiyle birlikte olmuştur. 10 yıl öncesinde bu kadar erkekten dönme yoktu. Elle sayardım. Benim bildiğim bir Necla vardı. Asıl adı Neco idi, oryantal yapardı. Kimse dönme olduğunu bilmezdi. Tijen Erman, Derya Somer vardı. Şimdiki gibi dejenere, aleni değildi bunlar, bunları dans dersi verirken şarkı söyletmeyi öğretirken tanıdım hep…”

– Senin ameliyat olmasına ön ayak olduğun eşcinsel arkadaşların oldu mu?



– “Madden olmadı ama manen destek oldum. Çünkü kafalarına koymuşlardı ameliyat olmayı. Ben ne kadar karşı çıkarsam o kadar daha çok istiyorlardı. Bazı arkadaşlarımı tanıdığım psikologlara götürerek ruh sağlığı için test yaptırdım. Çünkü bunların “Kendimi yakın arkadaşları dahil. Bülent’i tasvip etmeyen arkadaşları başta Talha Özmen olmak üzere şöhret olunca milyonlar kazanınca ne hikmetse aniden kendini kadın gibi kadın hissediyorum” laflarına inanmıyorum. Hiç bir erkek kendini tepeden tırnağa kadın hissedemez. Örneğin adı Saygın olan bir arkadaşım oldu. Şimdi adı Ebru oldu. Ameliyat oldu ama bin pişman. Çünkü ne kadın gibi orgazm olabiliyor ne de cinsel zevk alıyor. Bütün bünyesi alt üst oldu bunalımlara girdi. Şimdi geriye dönüş olmadığı için teskin etmeye çalışıyorum. Teselli ediyorum. Hormon iğnesi yaptırıp göğsünü büyültmekle kadın oldum sanıyorlar. Bu ameliyat apandisit veya mide ameliyatı değil. Sırf daha çok para kazanmak için ve de şöhret olabilir miyim düşüncesi ile ameliyat oluyorlar. Çünkü kadınlık ameliyatı çift cinsiyetili olmadığı sürece düpedüz manyaklıktır. Geriye dönüşü olmayan bir şey bu… Bir kere gazetelerden okumuştum güneyde Antalya’nın bir kazasında çocuklar çift cinsiyetili doğuyorlarmış. Daha sonra buluğ çağında hangi cinsiyeti gelişiyorsa ameliyat ediliyormuş. Ben ona derim transseksüel diye. Kadınlığı hissetmek ayrı şey kadınca davranmak ayrı şey. Piyasadaki transseksüeller manyakların ta kendisidir. Çoğu dikkat ederseniz ya genelevdedir ya telekız olarak çalışıyordur ya da şarkıcılık yapıyordur. Ben kendimi kedim olarak hissediyorum deyip ameliyat olarak evinde oturanı yoktur. Evlilik yapıp da namuslu bir hayat süreni yoktur. Çoğu para kazanmak şöhret olabilmek için ameliyat oluyor. Erkek olarak da eşcinsel olarak da şöhreti, parayı kazanabilir. Zaten Bülent Ersoy’un bu yolla büyük şöhret olması ve milyonlar kazanması transseksüellerin çoğalmasına sebep oldu. En hissetmeye başladılar.”



– Bu kadar ters karşıladığın manyak gibi gözüken transseksüeller niçin sana tapıyorlar? Neden onların babası ünvanını kazandın?

– “Çok yardımlarım dokundu onlara. Ameliyat olmamaları için büyük çaba harcadım. Ama onlar kendi bildiğini okuyup yine Mındıkoğlu’na kestirdiler kestirenlerin çoğu sapına kadar erkekti. Ama ben onları ameliyat sonrası görmemezlik etmedim. Bunalıma girip yardım isteyenlere koştum. Ellerinden tuttum, yardım ettim. Dans dersleri vererek iş bulmalarını sağladım. Ve çoğundan tek kuruş para almadım. En son Necla Fide’ye oryantal dans öğrettim beş kuruş para almadım. Sonra bana minnettar kalıyorlar. Bunun için piyasada çok sevilirim.”

– Transseksüellerin pazarlığını yapıyor musun?

– “Hayır, ama çevremdeki erkek arkadaşlarım çalıştığım yere geldiği zaman benim yanımdan ayrılmayan kız arkadaşlarımla tanışıp arkadaş oluyorlar. Hiç bir zaman transseksüellerin sırtından para kazanmadım. Ama arkadaş olarak tanıştırdım. Çünkü transseksüel meraklısı erkek o kadar çok ki. Gece aleminde yaşayıp da bu işlerin içine girmemek çok zor…”

– Sen hiç kadın olmayı düşündün mü?

– “Ben erkekliğimden memnunum…”

– Yanında yaşayan transseksüellerle ilgili unutamadığın olaylar var mı?



– “Hayır yok. Ama genelde gülünecek, çok acıyarak gülünecek çok olay yaşadım. Genelde hepsi ailesi tarafından reddedildiler. Toplum tarafından hakir görüldüler. Zaten geri dönüş de yok. Büyük bunalıma girdiler. İşte kendini çok fazla kadın hissederek ameliyat olanlar bunalıma girdikleri zaman öyle gülünç duruma düştüler ki insan hem acıyor hem de gülüyor. Çünkü “Ben kendimi tepeden tırnağa kadın hissediyorum” diyenler erkek gibi bağırıp çağırıyor, bunalıma girdiği zaman yanındaki erkekleri dövmeye kalkıyorlar. Bu da çok komik bir durum. Hem insan acıyor, üzülüyor hem de gülmekten kendini alamıyor.”

– Peki şimdi çoğalma devam ediyor mu?

– “Hayır Bülent Ersoy’la birlikte hepsi toz oldu ortalıktan. Kimi geneleve düştü kimi caddelerde oto fuhuşu yapmak üzere dolaşıyor. Zaten ameliyat olmanın çok kötü bir şey olduğunu görenler erkek gibi yaşamayı tercih ediyor. Sahnelerde o kadar çok ki gizli homolar…”



– Bülent Ersoy’la çok yakın arkadaş olduğunu söyledin şimdi niye konuşmuyorsun?

– “Çok nankör ve de vefasız. Benim ona yaptıklarımı çabuk unuttu. Evimden dışarı çıkmıyordu. Ama şimdi bir kere aramıyor bile. Ben onu niye arayayım. Ayrıca onu kötülemiyorum gerçekleri anlatıyorum…”

Müşterilerimin çoğu sosyete çocuğu”

Gece aleminde bir başka telekız transseksüel pazarlamacısı da Kuzey Nil adında bir eşcinsel şarkıcı. Son anda ameliyat olarak kadınlığa geçiş yapmaktan vazgeçen Kuzey Nil son yıllarda transseksüellere karşı büyük bir merak olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor.



– “Müşterilerimin çoğu zengin sosyete çocuğu ve işadamı. Şu anda adını açıklayamayacağım kadar çok ünlü isimler var. Ve de hepsi ya eşcinsel, ya da erkekten dönme kız istiyorlar. Dejenerasyondan başka bir şey değil. Yeni zevkler arıyorlar. Ama birkaç tane olaydan sonra sosyete çocuklarına iş yapmıyorum. Çünkü bizim kızları sarhoş edip işkence ediyorlarmış. Birkaç tanesi günlerce sinir krizleri geçirdi. Video filmde gördüğü işkenceli seksin aynısını salonda yapmak istemiş. Bizimki de karşı gelince ağzı burnu kanayıncaya kadar dövmüş. Sonra bayılınca da ölmesinden korkup sokağa atmış. Bu yüzden zengin çocuklarıyla iş yapmıyorum. Aslında çok büyük paralar veriyorlar ama sonunda da verdiğinden fazlasını alıyorlar. Zaten bütün sapıklıklar tatminsizlikten doğuyor. Gencecik yaşta kadından artık zevk almadığını itiraf eden o kadar çok erkek tanıdım ki içler acısı bir durum..”



Halen şöhretini tavernalarda pavyonlarda şarkı söyleyerek kazanan Kuzey Nil’e niye ameliyat olmadığını sorduğumuz zaman gülerek yanıt veriyor.

– “Aptal mıyım ben? En şöhretlisi bile büyük bunalımda, istediğim parayı bu halimle de kazanıyorum. Varsın şöhretim eksik olsun. Kestirdikten sonra sonuç kötü olursa yeniden takılabiliyor mu? Hayır. Ben aklımı peynir ekmek ile yemedim. Böyle mutluyum. Ameliyatla kadın olduğunu sananlar kendini aldatırlar. Bu olay esrar, eroin gibi sahte mutluluk yaşatan bir olay. Kimseye tavsiye etmem. Çünkü ameliyattan birkaç yıl sonra bunalıma girip intihar eden çok arkadaşım oldu…”



Kocamla olan geçimsizliğimiz çocuğumuzu transseksüel yaptı

Bugün bile düşünürken kahroluyorum. Yavruma kızım mı, oğlum mu diyeceğimi bilemiyorum. El içine çıkamıyorum, Ölünün adı ağzına alınmaz derler ama anlatmadan yapamayacağım. Her şey ölen kocamın yüzünden oldu. Çok geçimsiz bir adamdı. Severek evlenmiş olmamıza karşın sonradan aksi, sert biri olup çıktı. Beni kapıdan dışarı çıkartmazdı, içkisi,kumarı, dayağı vardı. Onun çilesini yıllarca çektim. Bir tamirhanesi vardı. Epeyce para kazanıyordu ama kıskanç ve kompleksli idi. Sonraları iyice azıttı, arkadaşlarıyla sık sık kafa çekmeye gidiyordu ve eve de gelmiyordu. Gelmediği gibi para da vermiyordu. Yavrum o zamanlar onbeş yaşında idi. Ben çalışamayacak durumda olduğumdan onu bir kuaförün yanına çırak olarak verdim Eve iyi para getiriyordu. Hiç şüphelenmemiştim doğrusu. Sonra aynı sokakta oturduğumuz bir erkek arkadaşı ile kavga etmişler ve o çocuk da kızgınlıkla gelip her şeyi anlattı bana. Erkeklerle para karşılığında olduğunu söyledi. Sonradan ne denli doğru olduğunu kuaför dükkanına ugramayışı eve daha artan bol para getirişi, tanık olduğum olaylar ve kendisinin bana gerçeği itiraf etmesiyle anladım, şok oldum. Dönüşü olmayan bir yola giren çocuğum daha sonra da kadınlık ameliyatı oldu. Yavrumu bugünkü durumuna babası ile olan geçimsizliğimiz getirdi…”



Adını şu sıralarda bir başkası ile evli olduğu için açıklamayan 50 yaşındaki A.E. oğlunun tranaseksüelliğe kadar gitmesini aile geçimsizliğine bağlayarak karşımıza yeni bir neden daha çıkartıyordu…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-2-sayisi/)

15.10.2020 20:04

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar