Menü

TRT Tezgâhı Yatak Odasına Kurdu

Bir TRT’ki çalışanların önünde sonsuz ufuklar (!) açıyor… Devlet memurluğu görevini son haddine kadar kötüye kullanan, TRT kanununda yaralan “Aile namusu korunacak” maddesine yaptıkları programlarda uymadıkları gibi, özel yaşamlarında da uymayan, sorumluluk bilinci bulunmayan yapımcılar mı istersiniz yoksa bir zamanlar “Yeşilçam” için geçerli olan ”rejisörün yatağından geçmeyen artist olamaz” kuralını, şimdi ”Televizyon yapımcısının aşk dakikalarını paylaşmayan ekrana çıkamaz” biçimine dönüştüren yapımcılar mı?…

Ne isterseniz var gittikçe yozlaşan bu yapımcıların aşk kitabında… Hem de çeşit çeşit, cins cins… En alası…



Her biri devlet memuru olmalarına karşın halkı unutup sadece ve sadece kendi yatak ilişkilerini, zevk dakikalarını düşünen bazı televizyon yapımcılarımız, ”Yeşilçam” sokağının yapımcılarını öyle bir sayı farkıyla solladılar ki, öyküleri sanki yerli film gibi dillere destan oldu…

Ekranın büyüsünden midir, bilinmez ama bilinen bir gerçek var ki o da TRT ekranlarının, yatak ilişkilerine komplo gittiğidir ve bunların tek suçlusu da bazı televizyon yapımcılarıdır…

Tüm bu söylediklerimiz bugüne kadar çok yazıldı, çizildi. Genel Müdür Sayın Macit Akman bile duydu fakat hiç bir önlem alınmadı bugüne kadar…



Yapımcıların TRT adına açtıktan bu yara da gün geçtikçe daha çok kanıyor… Tekrar ediyoruz. yapımcıya “evet” diyen bir sanatçı kim olursa olsun ekrana çeşitli şekilde “buyur” ediliyor… Biraz laf biraz yemek biraz aşk ve ötesi… Ötesi ise televizyon ekranı… Geçmişteki olaylar herkes tarafından biliniyor… Biz ise belki bir önlem alınır düşüncesiyle son olaylardan örnekler veriyoruz…

Televizyonda ismi büyük bir yapımcı var…. Ünal Küpeli… Mutlaka aşk teklifini kabul eden hatunun yıldızını parlatıyor.. Eskisi Serpil Çakmaklı idi ve “Alçaktan Uçan Güvercin”le üne ulaştığı zaman dizinin yapımcısı Ünal Küpeli’nin sevgilisiydi… Yeniler ise Alev Sayın, Deniz Akbulut ve Funda Fırat.. Bu isimler Ünal Küpeli’nin gözdeleri Alev Sayın Ünal Küpeli ile birlikte olduğu için ”Yalancı Dünya”nın başrolünde oynadı. Ve Yine Alev Sayın isminden biraz bahsettirdiyse, dizide başrol oynadıysa bunu Ünal Küpeli ile geçirdiği aşk dolu güçlere, aynı evi bir süre paylaşmalarına borçlu… Ve öyle ki kendisi de hiç çekinmeden ”dizi ile birlikte aşkımız da bitti” diyebiliyor…



Funda Fırat adlı çıplak bir türkücü, ikinci, üçüncü sınıf tavernalardan dışarıya çıkmadığı, alabildiğine soyunduğu halde sırf Ünal Küpeli’nin sıcaklığını hissettiği için yine ”Yalancı Dünya”da örtülerek ekrana getirildi.

Şimdi ise Deniz Akbulut, Ünal Küpeli’nin tezgahında… Onları çok geceler eğlence yerlerinde görenler Deniz Akbulut’un yakında bir dizi de oynayacağını bal gibi’biliyorlar. Ve Deniz Akbulut “Her dediklerini yaptım, dizide mutlaka rol alacağım” şeklindeki sözleriyle kendisine verilen ekran vaadinin , gerçekleşeceği günleri bekliyor. Akbulut’u ekrana çıkaracak kişi ise yine yönetmeli Ünal Küpeli. Ve yine bu yönetmen ve yapımcının Deniz Akbulut’un annesi ile sarmaş dolaş bir gece kulübünde yakalanması işin bir başka renkli yani tabii…



Bir de yapımcının aşk tekliflerine “hayır” diyen ve televizyon yolu kapanan ekranzedeler var… İşte Azra Balkan… “Üç İstanbul” dizisinin yapımcısı ve yönetmeni Oskay Alptürk’ün teklifini reddettiği için yerini ve başrolü Nilgün Akça’ya kaptırdı… “Aşk tekliflerine hayır dedim, saf dışı edildim” derken bir gerçeği ortaya seriyordu Azra Balkan Oskay Alptürk’e karşı çıkmakla saf dışı kalmış, ona ”evet” diyen ise başrole çıkarılmıştı…

Sinemanın yenilerinden Neşe Akşoy da, Ankaralı yapımcı Tanju Turunç’un teklifine hayır dediği için son gösterilen dizide Müşfik Kenter’in karşısında oynayamadı… Ayrıca yine ismini açıklamak istemediği bir başka yapımcının dizisinde de ekran yüzü göremedi… Ve Neşe Aksoy da şimdi ”yatağa girmediğim için ekran yüzü göremedim” diyor…



Bunlar daha bir kaçı… Hepsini yazmaya kalksak sayfalara sığmaz destan olur… Daha işin içine eğlence yayınlarını katmıyor ve bu şubedeki yapımcıların aşklarını saymıyoruz… Onların da sırası gelecek elbet… Aklımıza gelmişken bir şeyi daha söyleyelim… Şu anda ”Kartallar Yüksekten Uçar” adlı dizi filmin çekimi bitmek üzere… Orada oynayan birisi var… Hem de önemli bir rolde… Meral Gökçe adlı yerinde sayan bir şarkıcı… Dizinin yapımcısı ve yönetmeni Hüseyin Karakaş’la olan gönül macerası dillerde sakız… Tabii bu dizi yayına girdiği zaman sizler Meral Gökçe’yi izleyeceksiniz.. Dahası, aynı dizinin setinde Hamit Yıldırım’ın, Özlem Onursal’a yaptığı saldın sırasında saçlarını keserken kimse müdahale etmedi… Bunun nedeni de Özlem Onursal’a göre yönetmenin ve TRT’cilerin açıklarını Hamit Yıldırım’ın bilmesiymiş… Küçük bir söz ama çok şeyler ifade eden bir söz…



Dedik ya sayfalara sığmaz diye… Ama artık bu yapımcıların devlet kurumunu, yatak ve aşk ilişkilerine afet etmelerinin önlenmesinin zamanı; geldi de geçiyor… Eminiz ki, TRT’yi lekeleyen bu yapımcılara ipdirilecek kuvvetli şamar onları kendine getirecektir.

HALKA NASİHAT ETMEK ÜVERTÜR LEYLA’YA MI KALDI..?

17. Kasım günü TRT Kuruçeşme stüdyolarında yapımcı Yüksel Atamer ile Tanju Kurtarel’in hazırladığı “Sigara İçenlerin Alışkanlığından Kaynaklanan Sigara İçmeyenlerin Sorunu” adını taşıyan ve çok sayıda konuğun katıldığı bir program çekildi. Bu çok sayıdaki konuğun arasında masanın başına oturmuş birisi vardı ki, onu görünce gözlerimize inanamadık. Ve üvertür şarkıcı Leyla Önder’e dönüp bir kez daha baktık. Baktık ki TRT çiftliğini cümle aleme duyuralım dedik.



Evet, sanatın sadece açılıp saçılmak olduğunu sanan ve doğrusu dürüst yorumlayamadığı şarkılarıyla ”sanatçıyım” diye geçinen Leyla Önder, hangi sihirli elin hikmetidir bilinmez, bir açık oturuma sigara konusunda evet evet hem de görüş (!) bildirmek üzere davet edilmişti.

Peki bu açık oturumda acaba hiç mi başka sanatçı bulunamamıştı? Lütfen açıklar mısınız?

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1983-tarihli-11-sayisi/)

27.02.2021 21:59

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar