Menü

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti Yakaladı

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti YakaladıBundan yıllarca önceydi. Kadıköy’deki Yeldeğirmeni ortaokulunda bitirme imtihanlarına giriyorduk. İmtihanda Tugay’la aynı sırada oturduk. Hepimizi bir imtihan heyecanı sarmıştı, ama o sanki imtihana talebe olarak değil de, bir «mümeyyiz» olarak girmiş gibi rahattı. İmtihan heyecanı bu… Asabımız iyice bozulmuştu. Sertçe bu neşesinin sebebini sordum.

– «Niye heyecanlanacakmışım,» diye cevap verdi. «Üç bana daima uğurlu gelir… Matematik imtihanına ca üçüncü defa giriyorum. Nasıl olsa geleceğim.»

Aradan yıllar geçti. Günlerden bir gün imtihan odasının o rahat, neşeli Tugay’ı ile yine karşı karşıya geldik. Onunla önce genel olarak sinema hakkında konuştuk, oradan yerli sinemaya geçtik, sonunda dönüp dolaşıp artist Tugay Toksöz üstünde konuşmamızı düğümledik. Bu defa yanılıp neşesinin sebebini sormadım. Sorsaydım yine, «Hala öğrenemedin mi, bana ‘üç’ çok uğurlu gelir,» derdi!…

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti YakaladıŞaka bir yana Tugay’a üç sayısı çok uğurlu geliyor. Bundan tam üç yıl önce yapılan SES sinema artisti yarışmasında Tunç Okan’ın ardından ikinci olmuştu. Yarışmada derece aldıktan sonra ilk olarak Arzu Film’in «Senede Bir Gün» adlı kurdelesinde oynadı. Aslında filim Selda Alkor’la, Kartal Tibet’in filmi olmuştu. Tugay da filmin sadece ilk yarısında şöyle bîr görünmüştü. Sonra onu «Allahaısmarladık Yavrum» un başrolünde oynattılar, ama karşısında bu sefer de başka iki dev vardı: Fatma Girik, Belgin Doruk… Tugay, ikinci filminde de önemsiz bir roldeydi, üçüncü filim (belki tesadüf ama) ona ilk önemli rolünü sağladı. Bu filimde Sadri Alışık’Ia, Fatma Girik’in yanısıra oynuyordu. Dördüncü ve beşinci filimlerde de kural bozulmadı. «Seni Seviyorum» da, Hülya Koçyiğit’le Ekrem Bora, «Denizciler Geliyor» da da Hülya, Ekrem, Süleyman Turan üçlüsü filmin aslan payını aldılar. Dokuzuncu filmi «Bir Millet Uyanıyor’ du. (Bilindiği gibi dokuz, 3’ün katıdır). Çeşitli olaylara sebep olan bu filimde Tugay Toksöz adı sinemaseverlerin hafızasına daha kuvvetle yerleşti. O tarihlerde Tugay, «Azru Film’in aylıklı artistiydi. Filme başladığı sıralarda bu «anlaşma bozuldu. Başka bir deyimle Tugay «hürriyeti seçti.»

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti Yakaladıİlk gerçek başrolünü «Aliyi Gördüm Aliyi» de oynadı. Bu defa karşısında bir, iki sinema devi yoktu, filmin birkaç yerinde Zühre Varışlı gözüküp birkaç şarkı söylüyordu. Tesadüfe bakın siz, «Aliyi Gördüm Aliyi» Tugay’ın tam onbeşinci (yani 3’ün beş katı) filmiydi. Sonra filimler birbirini takip etti. Tugay her filmiyle kendini sinemaya biraz daha kabul ettiriyordu. Filim sayısı arttıkça kamera karşısında pişiyor, oyunculuğu gitgide ilerliyordu. Bunun en güzel örneğini «Devlerin İntikamı» nda verdi. Geçen yıl sinemalarımızda da oynayan «Profesyonel» lerin adaptesi olan bu filîmde Tugay, Jack Palance’ın rolünü oynuyordu. «Devlerin İntikamı» nda, Profesyonellerin ünlü ihtilal lideri, deri değiştirmiş ve ezik bir köy delikanlısı oluvermişti. Karşısında yine iki dev oyuncu vardı. Tugay ne Fikret’e ezildi, ne de Erol Taş’a… «Devlerin İntikamı» ndan sonra (yıllarca önce karşısında piyon oyuncu olarak oynadığı) Belgin Doruk’Ia eşit bir başrol paylaştı. «İstanbul’u Hiç Sevmiyorum» adlı filim, İstanbul sinemalarından oynarken, Tugay da Afyon yolunu tutmuştu. Gitti, 21’inci (3’ün 7 katı) filmi olan «Çatallı Köy» de başrolü oynadı ve İstanbul’a döndü.

Tugay Toksöz, bugünlerde dedikodusu ayuka çıkan «Ezo Gelin» filminde de başrolü oynuyor.

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti YakaladıBu filimden sonra Tugay, meslek hayatının en önemli filminde, en önemli rolünü oynayacak. Memduh Un’ün 1958 yılında yaptığı ve — ister doğru, ister yanlış olsun — birçok kişi tarafından «Bugüne kadar yapılan en iyi filimler- den biri» olarak nitelenen «Üç Arkadaş» (filmin adında da 3 var) yine Memduh Ün tarafından renkli olarak filme alınıyor ve Fikret Hakan’ın rolünü bu defa Tugay Toksöz oynuyor.

İşte Tugay Toksöz’ün üç yıllık sinema hayatı… SES’in yarışması, iki adım ileri, bir adım geri gidilen, kahır, sabır ve azim dolu günler, aylar ve yıllar… Sonunda «Üç Arkadaş» ın başrolüne kadar uzanan bir başarı grafiği… Hadi, şimdi siz siz olun da «Tugay Toksöz’e 3 rakamı uğurlu geliyor» demeyin bakalım.

«Valla, en güzel şey ana olmak! Hele Ahmet gibi bir oğlunuz olursa. Ne tonton şey, ne sevimli, daha görmediniz. O resmi çekildiği zaman çirkindi, şimdi güzelleşti. Evet, ne diyordum. Analık güzel şey. Zaten ben Yücel’le, rejisör diye evlenmedim. Bir gayem yoktu bir sinema adamıyle evlenirken. Sadece evlenmek istiyordum. Ama kendi çevremden bir insan seçmem faydalı oldu. Sinema artistliğine bu sayede devam edebiliyorum. Eğer sinema dışından bir erkekle evlenseydim, sinemayı bırakırdım. Daha doğrusu bırakmak zorunda kalırdım.»

Biraz nefes aldı, önündeki şerbeti içti.

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti Yakaladı– «Off, hava da ne kadar sıcak? Eskişehir’de çok yorulduk, «Yaşamak İçin» filmini çekerken. Kocamın bir filim firması var: Adı «Amaç Film». Amacımız zengin olmak değil. Jömprömiyelerin aldığının yarısı kalmıyor bir filimde. Ama, iyi eser vermek istiyorum. Güzel filim oldu mu, bu bizi tatmin ediyor. Çocuğumuz olana kadar başkaları için çalıştık. Artık kendi hesabımıza çalışıyoruz. Önce «Büyük Örfi» yi yaptık, Yılmaz Güney’le… Sonra «Yaşamak İçin» i çevirdik, Fikret Hakan’la. Her ikisinde de benim rolüm var. Kocamın yanında çalışmak, — Kapris yapamadığım için — daha zor oluyor. Buna kapris değil, başka bir kelime bulmak lazım. Başka rejisöre karşı söylediğim sözleri kocama pek söyleyemiyorum. Sonra adama, «Kocasıyle kavga ediyor,» derler. Ama, kocam Yücel Uçanoğlu ile çalışmanın büyük faydaları var. Onunla çalışmak daha güzel oluyor. Bir kere Yücel hem senarist, hem rejisör, hem de prodüktör. Senaryoları evde yazdığı için rolümün şuuruna daha iyi varıyorum. Sonra daha iyi oyun veriyorum. Evde de iyiyizdir.

– «Ya açık sahneler, aşk sahneleri?»

– «Ben evlenmeden de böyle sahneler çevirmezdim. Öpüşme, sevişme yok benim kitabımda!… Hint filimleri böyle değil mi? Bizim halkımız öpüşüp sevişen kadın oyuncuya pek iyi gözle bakmıyor.»

– Bir kadın artistin eşi rejisör olunca iyi mi olur? Hiç kötü tarafı yok mu?»

Tugay Toksöz Sonunda Şöhreti Yakaladı– «Bilmem ama, hep faydalı tarafları var gibi geliyor. Mesela, birlikte filim çevirdiğimiz zaman telefonla arama derdi yok. Eve ayrı ayrı gitme derdi yok. işten eve, birlikte dönmek ne tatlı. Bunu ancak kadın olanlar bilebilir.»

Elini saçlarına götürdü, «Ah saçlarımı Yücel’e sormadan kestirdim. O uzun olmasını ister. Şimdi evde beni böyle görünce valla döver!»

Güldü, kahkahalar attı, «Sesim de güzelmiş, ben de sahneye çıkıyorum. Benim de sesim var, ben de kadınım! Oğlum Ahmet’e ninni söylüyorum. O dinleyip hoşlandığına göre mesele yok demektir.»

Arkasından bir kahkaha daha attı, «Biraz şişmanladım. Ne yapayım, iştahım var. Ne diyordum, evet 43’üncü filmimi bitirdim. Hamile olunca 8 ay çalışamamıştım. İki yıllık artist iken Yücel’le evlenmiştim. Bir buçuk yıldan az bir zamanda 23 filim çevirmişim. Demek ki evli artist kadına daha çok rol veriyorlar Yeşilçam’da. Piyasada kriz var, rol yok, para yok. Böyle diyorlar, ama bol bol rol buluyorum. Onunla «İhtiras Kurbanlarında tanıştık. «Bizanslı Zorba» da asistanlık yapıyordu. Ondan sonra evlendik. Geçen gün 21 yaşıma girdim. Otobüsle Eskişehir’den İstanbul’a dönüyorduk. Kutlayamadık. Amaaan, ne yapacağım kutlayıp da. Ahmet’in yaş günlerini kutlarız, 30 aralık 1968’de iki yaşına girecek. Haydi bana müsaade. Gidip bir duş yapayım. Sonra yatıp uyuyayım. Son filmin yorgunluğunu üzerimden atayım. Allaha ısmarladık. Benden bütün okurlarınıza da selamlar… Malum ya ben de SES’in çocuğuyum. 1963 SES Mecmuası Sinema Artisti Yarışmanızda ikinci olmuştum.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-33-sayisi)

01.09.2015 09:35

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:09

    Şennur Özbek

    he ygidi tugay hey
  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 12:10

    Şerif Seçmen

    Dostum benim seni çok özledim...