Menü

Tülin Elgin Yaza Hazırlanıyor

AMERİKAN Hastanesinin karşısında Çınar Apartmanındayız. Zemin kat penceresinden sokağa bakıyorum. Kaldırımdan geçenlerin hep bacakları görünüyor. Geniş, biraz aşınmış koltuklar, kanepeler var salonda… Bekliyorum. Tülin Elgin, randevu verdiği halde henüz berberden dönmemiş. Annesi «Buyrun, içeride bekleyin, şimdi gelir» dedi.

On beş dakika, yarım saat, nihayet 59’uncu dakikada zil çalındı. Kapıyı annesi açtı. Hemen içeri daldı Tülin Elgin : «Affedersiniz, çok özür dilerim, berberlerden kaçıp kurtulmak imkansız… Bir defa girdiniz mi makinanın altına, bırakmıyorlar…»

tülin elginHemen mantosunu çıkardı. «Bir dakika, şimdi geliyorum» diyerek odadan çıktı. Gene yalnız kaldım. Düşünmeye başladım. Onu üç yıl önce tanımıştım. SES Mecmuası Kapak Yıldızı Yarışması’ na girmişti. Birinciliği kazanamadı, ama finalistler arasında en fazla «istikbal vadeden» yüze ve vücuda sahip olduğunu gösterdi. Fakat sadece «şekil» bakımından güzel olmak Türk sinemasında yer yapmaya yetmiyor. Her artistin bir «sinema politikası» olması gerekiyor. Tülin Elgin ilk yıllarda işini ciddiye almadı. «Olsa da olur, olmasa da…» diyordu. Bu tutumu yüzünden şöhrete üç yıllık bir gecikme ile ulaşıyor. Filmcilerin ona önem vermesi, uyurken sabah gelip yatağından kaldırıp sete götürmesi, diğer artistlerin onu hazır beklemesi Tülin’in zihniyetini değiştirdi. Yerli film endüstrisi önemliydi. İçinde çalışanlara bazan çok şeyler, hatta, umduğundan, hayal ettiğinden fazlasını veriyordu. Fakat onun hayatı sinemadan çok sosyete dedikodularına karışıyordu. Bir diplomatla, İzmirli bir zenginin oğluyla, bir sinema artisti ile, bir takdimci, bir baterist, bir şantörle «adı birlikte anılıyor» du. Ancak bütün bunlar sinema artisti olmak isteyen kadına bir şey temin etmezdi. Nitekim etmedi. Çalışıp bol bol film çevirip milyonlarca seyircinin gözüne ve gönlüne girmek gerekirdi. Sinema hayatının ikinci devresine Tülin Elgin büyük bir başarma gücü ile girdi. «Şahrazat» filmi ilk basamak oldu. Ondan sonra filmler birbirini kovaladı: «Ve Allah Gençleri Yarattı» da verdiği oyunla Leyla Sayar’ı gölgede bıraktı. «Ankara’ya Üç Bilet», «Kadın Okşanmak İster», «Sahtekar» ve «Karanlıkta Uyananlar»daki büyük rolleri onu birinci sınıf genç kadın oyuncu sınıfına yükseltti.

Birden kapı açıldı. İçeri hızla girdi:

tülin elgin«Yaz mevsimine hazırlanıyorum. Yerli filmlerde bir çıplaklık akımı başladı. Güzel vücutlu olmayan artistlere artık yer kalmıyor. Ben de mayolarımı hazırladım, yeni mayolar aldım. Bir yandan da vücudumu inceltmek, ideal formuna sokmak için bol bol jimnastik yapıyor, yayan yürüyor, geziyorum» dedi.

Fotoğrafları çekilirken «Çocukken bale dersi almıştım. Biraz biliyorum» dedi. Gerçekten bir balerin gibi poz veriyordu. Üç yıl önceki fazla kiloları gitmiş, incelmiş, adeta daha uzamıştı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-17-sayisi)

12.09.2019 12:05

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:51

    Selim Kutu

    yaza hazır gibi gözüküyor bence :)
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 12:49

    HALİT KUMRU

    yaza hazırmışta gerçekten ama kendisini pek hatırlayamadım ben:)
    • Yayınlandı: 25 Temmuz 2016 00:33

      Metto Von

      1975 yılında intihar etti, garibim.