Menü

Türkan Şoray Bu Hafta 24 Yaşına Bastı

Türkan Şoray Bu Hafta 24 Yaşına BastıHAZİRAN ayının sıcak günlerinden biri. Ve takvim yaprakları 28 Haziran 1968’i gösteriyor. Topağacındaki bir evde ise bayram var sanki… Herkes sevinçli, neşeli. İki şey kutlanıyordu aslında… Biri, Türk sinemasının en güzel kadını Türkan Şoray’ın sevgilisi Rüçhan Adlı’ya darılıp annesi Meliha Şoray’ın yanına gelmesi diğeri ise, bu güzel yıldızın doğum günü… Eski ahbaplarından gelenler de vardı bu evde.. Bunlardan biri, çerçevelenmiş bir resim getirmişti.. Bir çocuk resmiydi bu. Türkan Şoray daha “Kim bu?” demeye kalmadan anne Şoray bir çığlık atarak, “Türkancığım !. Bu senin resmin, ayol… Birbuçuk yaşındayken çektirmiştik.” dedi. Kendilerinde olmayan bir resimdi bu.. Bu güzel jest O’nu öylesine mutlu etmişti ki.. Hep merak eder dururdu, “Benim, çocukluğum nasıldı?.” diye.. Şimdi görmüştü çocukluğunu.. Gözlerini ayıramıyordu resimden. Seneler tersine dönmüş hatırlamaya çalışıyordu.. Fatih Kız Lisesinde ortaokulu bitirişini daha iyi hatırlamıştı. Hele ilkaşkı.. Sadi’ydi ismi ve şimdi bir fabrikatördü. Güzel anıları vardı evleneceklerdi.. Ama, sevgilisinin ailesi şiddetle muhalefet etmişti.. İkisinin de yüreği burkulmuştu… Acı çeke çeke ayrılmak zorunda kalmışlardı. Artık kendi kaderine terkedilmişti. Sıkıntılı, bitmeyen günlerin birinde bir komşu kız arkadaşı geldi yanına. Onu teselli etmek için ve değişiklik olsun diye Beyoğluna, bir filim yazıhanesine götürmüştü.. Emel Yıldız’dı bu kızın adı. Ve o zamanlar m tanınmış bir artistiydi. Bir filim anlaşması yapacaktı. Fakat her şey tersine dönmüştü. O kızın oynayacağı rol kendisine teklif edilmişti. Daha ne olduğunu anlamadan, düşünmeye fırdat kalmadan olup bitivermişti herşey. “Köyde bir kız sevdim..” adlı bu filmini Türker İnanoğlu yönetiminde Baki Tamer’le çevirdi ve bin lira aldı… “Utanmaz Adam”ın arkasından “Aşk Rüzgarı”nı, o tarihlerin ünlü jönü Göksel Arsoy’la çevirince her şey birden daha berraklaşı vermişti. Ayhan Işık’la oynadığı “Otobüs Yolcuları” ndan sonra artık heryerde Türkan Şoray adından söz ediliyordu. Bu arada bir takım flörtler, aşk maceraları da olmuştu. 1963 senesinde “Zorlu Damat” filmini çevirirken bir beyle tanışmıştı. Sonra, isminin Rüçhan Adlı olduğunu öğrendi. Ama bu kimsenin birgün hayatında mühim rol oynayacağına ise hiç ihtimal vermemişti.

Türkan Şoray Bu Hafta 24 Yaşına BastıBir aşk başlamıştı bir süre sonra.. Bir de işin dedikodu yönü vardı. Zira Rüçhan Adlı evliydi. Fakat karısından ayrılacaktı. Evleneceklerdi. Uzadı bu aşk.. Tıpkı, Sophia Loren ve Carlo Ponti aşkına benziyordu. Fakat Türkan Şoray isminin, sanat grafiği yükseldikçe yükseliyordu. O’na erişen kimse yoktu artık… Senelerdir şöhretin doruğundaydı, rakipsizdi. O’nun durumunu kıskananlar kardeşi Nazan Şoray’ı çıkarttılar. Yanlış hesapların kötü bir tecellisiydi… Halbuki kardeşi için güzel tasavvurları vardı. Bugünkünden çok daha iyi bir durum sağlayacaktı. Fakat bu fikrinden vazgeçmiş değildi. Zamanı gelince yapacaktı. Çünkü kardeşiydi o.. Öteki de, kendini doğuran anasıydı…

Dokuz ay karnında taşıdıktan sonra 28 Haziran 1945’de dünyaya getiren anası…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/7-gun-dergisinin-1969-tarihli-30-sayisi)

31.08.2015 18:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 09:50

    DAMLA GÜZEL

    sultan hayatımıza resmen bir tesadüf eseri giriş yapmış filmleri ne güzeldi ama hala izlemekten kendimi alamam :)
  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 09:51

    ANIL KUŞÇU

    aşkları o döneme damga vurmuştu keşke fabrikatör sevgilisinin ailesinden izin çıksaymış yakmış ikisinide :D