Menü

Türkan Şoray Çıtır Delikanlı

Türkan Şoray Çıtır Delikanlı«Devir değişti» lafını sık sık duyarız. Tahini boyalı eski zaman konağının sofasında gecelik entarisiyle oturan büyükbabaya göre devir değişmiştir. Genç, mini-etekli gelininin, «Amaaan anne, bununla müzeden çıkmışa benziyorsun» deyip kendisine başörtü örttürmediğinden, etekleri dizinin iki karış aşağısında entari giydirmediğinden şikayet eden kayınvalideye göre devir değişmiştir. Ben her gün adım başında rastladığım bu «devir değişti» lafının manasını geçen gün daha iyi anladım. Gerçekten devir değişti, hem de pek çok değişti. «Değişti» ne demek, tam manas lyle tersyüz oldu!

Çok eskiden kadınların sahneye çıkmaları yasaktı. Onun için ortaoyunla- rında erkekler kadın rollerine de çıkarlardı. Biz o devre yetişemedik, ama görenlerden dinledik, kitaplardan okuduk. «Zenne» rolüne çıkacak erkek önce güzel bir sinekkaydı traş olurmuş, sonra sürmesini çeker, rastığını sürer, şalvarını – çarşafını giyip sahneye fırlarmış. Oysa şimdi «devir değişti», kadınlar önce sahneye çıkıp erkekleri «rol icabı» bile olsa bir süre «kadın» olmaktan kurtardılar. Sonra, sonra bu da yetmedi, erkekleri bir tarafa itip «erkek» rollerine bile sahip çıktılar.

Türkan Şoray Çıtır DelikanlıMisal mi istiyorsunuz? Buyrun öyleyse… Hiç o sapsan saçlı, güleryüzlü Filiz Akın’ı «erkek» olarak düşünebilir miydiniz? Ama rüyada görülse hayra yorulmayacak bu iş gerçekleşti ve Filiz Akın, «Babasına Bak, Oğlunu Al» filminde kaytan bıyığına varıncaya kadar tam bir erkek olup sinema kamerası karşısında arz-ı endam etti! Ama «erkeklik» pek hoşuna gitmemiş olmalı ki, filmin bu kısmını çok kısa tuttular. Filiz 1,5 saatlik filmin sadece 3-5 dakikalık bir kısmında erkek kıyafetinde gözüktü.

Fatma Girik için Yeşilçam’da herkes «erkek kız» der. Ben yaşlıların, «Bîr şeyi 40 defa dersen olur,» sözünün kerametini Fatma’da denedim, tuttu! Herkes ona «erkek gibi» derken, Fatma iki filimde «gibi» yi atıp resmen «erkek» oldu! Önce bir gizli polis rolünü oynadığı «Karakolda Ayna Var» adlı filimde konu icabı makyajla erkekleşti. Hatta gerçeklerin meydana çıkması, suçluların yakalanması uğrunda kadınlarla flört bile etti! Fatma’nın bu filimdeki başarısı «Belalı Torun» da ki antrenmanından ileri geliyordu. Yaa, evet. Yeşilçam namıyla maruf «mahal» de «Erkek Fatma» nam-ı müstearıyle tanınan yemyeşil gözlü Fato «Belalı Torun» da da kıvrık yakalı, kaytan bıyıklı, alnı perçemli bir delikanlı rolüne çıkmıştı.

Türkan Şoray Çıtır DelikanlıPeki ya «yerli sinemanın hanımefendisi» dediğimiz Belgin Doruk’a ne dersiniz? Belgin de erkek oldu, hem de tam bir Osmanlı kabadayısı… Üstelik «Kabadayılık» raconuna uygun düşsün diye «Kanlı Nigar» filminde bir yangın çıkartıp Belgin’i de tulumbacı yaptılar. E, bilirsiniz, «Osmanlı kabadayısı» dediniz mi önce narası yeri göğü tutacak, bileğine sağlam olacak, tuttuğu yerden ses getirecek, sonra ille de tulumbacı olacak.

Hülya’nın da bu konuda bir şeyler yapacağı soyadından belliydi zaten(!). E, insanın soyadmda hem «koç» hem «yiğit» olur da, hiç olmazsa bilmem şu kadar filmin içinde bir, iki planlık erkeklik olmaz mı yani? Hülya da sahneye çıkamadıkları için «meydan» ı bütün bütüne erkeklere bırakan eski hemcinslerinin ruhlarını şad etti ve «Deli Fişek» filminde erkek oluverdi.

Peki ya Nebahat Çehre. O da «Güzellik Kraliçesi» titrîni bir tarafa itip «At, Avrat, Silah» adlı filmin bir bölümünde eline silahı aldı, makyajını yaptı ve kamera karşısına «erkek» olarak geçiverdi. Tabii o bölümlerde adı «At, Avrat, Silah» olan filimde «Avrat» kayboldu!…

«Parayla değil sırayla» derler ya, sonunda olan oldu ve Türkan «Sultan» da «Gün bugün, vakit bu vakit» deyip davrandı. Davrandı ama, Türkan’ın sultanlığı «öyle» ordulu, cengaverli cinsinden olmadığı için gücü yete yete bir kendine yetti ve o da «Yeter artık filimlerde erkeklerden çektiğim» deyip meseleyi kökünden hallediverdi!.

Laf aramızda, kadın artistlerin «erkek» liğe bu kadar itibar etmesi beni bütün erkekler gibi gizli gizli sevindirmedi değil hani. Ama Gözüm Türkan’ın erkek olduğu «Ağla Gözlerim» filminin setinde faltaşı gibi açıldı! Büyük bir tehlike var dostlar! Ama öyle bildiğiniz gibi değil, gerçekten büyük, çoook çook büyük bir tehlike! İsterseniz önce Türkan Şoray‘ın «erkeklik macerası» nı anlatalım, sonra da hep birlikte bu büyük tehlikenin üzerine eğilelim.

Türkan Şoray Çıtır DelikanlıBiz sete gittiğimiz zaman Türkan Şoray da giyinmesini bitirmiş, kameranın yanına geliyormuş. Biz sağa sola «merhaba» demeden kapısı açıldı ve ayağına bir makosen giyen, siyah pantolonlu, lacivert kazaklı, montgomerili, başı kasketli Türkan da dışarı çıktı. Ağzında da yanmayan bir sigara. Biz hemen, «Aman tüh tüh, kırk bir kere maşallah» demek için hazırlandık, ama ne mümkün? Türkan, her ne kadar üzerinde erkek kıyafeti taşıyorsa, içinde de bir «kadın kalbi» taşıyor. Daha bizim bi’şeycikler dememize meydan vermeden doğru aynanın önüne gitti ve başladı üstünü başını düzeltmeye. «Dağ sana gelmezse, sen dağa git,» derler. Biz de öyle yaptık ve yanına yaklaştık. Aklımız sıra, «Türkan hanım, erkeklik nasıl, zor mu?» diye soracağız. Biz ona soramadan o bize sordu ve, «Nasıl erkeklik bana yakıştı mı?» dedi. Siz yerli filim setlerinde aklıevvel mi arasınız? İçlerinden biri buna tuttu, şöyle cevap verdi.

– «Yakışmaz mı, meşhur meseldir: Yağlı etten ne olmaz, güzele ne yakışmaz!»

Türkan Şoray Çıtır DelikanlıÇok kimse, setlerde filim çevrildiğini sanır. Yanlış, setlerde çokça acı çekilir, dert çekilir! Türkan, sorusuna bu cevabı alır almaz içimden, «Tamam,» dedim. Eh, övünmek gibi olmasın ama serde biraz erkeklik olduğu İçin erkeklerin kendilerine «güzel» denmesinden pek hoşlanmadıklarını biliriz. Şimdii ister misiniz Türkan şöööyle bir naralansın da, «Sen kime güzel diyorsun lan,» diye biçarenin gözüne yumruğunu yapıştırsın. Neyse, laf karıştı da iş gürültüye geldi, biz de dertten kurtulduk.

Biraz sonra rejisör Mehmet Dinler geldi ve Türkan Şoray’ın başrolünü (yine) Murat Soydan’la paylaştığı «Ağla Gözlerim» adlı filimde hem anayı, hem de kızını oynadığını söyledi. Bir de «erkek Türkan» var, etti mi size üç. Bir de «en pahalı yıldız» derler onun için…

Neresi pahalı Türkan Şoray’ın? Aldığı parayı (60 000 lira) bölün 3’e o zaman bize hak verirsiniz.

Yalnııız… Evet bu yalnızdan sonra, yukarıda bahsettiğim o tehlike geliyor. Şimdi ister misiniz cümle kadın yıldızlar bir araya gelip de jönprömiyeleri sinemadan kovmak için karar alsınlar. «Erkek rollerine de biz çıkarız, onlara lüzum yok,» derler mi derler. E, karakter kadın yıldızlarının elleri armut toplamıyor ya! Onlar da aynı şeyi erkek karakter oyuncuları için deyiverirlerse… Daha şimdiden bir kadın rejisör var. «Rejisör» olma yolundaki 3-4 kadın reji asistanı da «peştemal kuşanıp» çıraklıktan çıkarlarsa erkek rejisörlere de yol göründü demektir, işte siz o zaman seyreyleyin gümbürtüyü.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-41-sayisi)

11.08.2019 00:54

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 17:15

    Soner Çiftalan

    hahaha yakısmısssss sultanımıza